Bizimle iletişime geçin

EMİN VAROL

KÜLLİYEDE, “GÖLGE KABİNE”

Yayınlanan

açık

külliye KÜLLİYEDE, “GÖLGE KABİNE” kulliyede golge kabine emin varol
  • külliye KÜLLİYEDE, “GÖLGE KABİNE” mehmet tosun banner 2
  • külliye KÜLLİYEDE, “GÖLGE KABİNE” Hakan Durna SM Con 05

2019 yılı bütçe görüşmeleri ile birlikte, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda çalışan başdanışman ve danışman sayısı, maaşları ve yaptıkları işlerle ilgili tartışmalar da gündeme oturdu.

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Saray’da çalışan başdanışman sayısını 36 olarak açıkladı. Bunların çoğunun hukuk, ekonomi ve kamu yönetimi mezunu, yani mektepli olduklarını da ekledi.

Saray’daki başdanışman sayısı, Başbakan dahil 27 bakandan oluşan bakanlar kurulu sayısından fazla!

Genel Sekreter Kasırga, danışman sayısını ise açıklamadı. Sadece “Danışman düzeyinde bürolarda hizmet eden çok sayıda arkadaş var” demekle yetindi.

Genel Sekreter Fahri Kasırga’nın Başdanışman-Danışman açıklamalarına eleştiriler ise, bir eski danışmadan geldi.

Abdullah Gül’ün “Başdanışmanı” olarak çalışan bir isim, Erdoğan’ın başdanışmanlarına “ne danıştığını” merak ettiğini belirterek danışman sayısını da eleştirdi. Kendi dönemlerinde, Cumhurbaşkanı Gül’ün daha az danışmanla çalıştığına dikkat çekti. Danışmanların maaşlarını, makam araçlarını, şoförlerini, sekreterlerini sorgulayarak, kaldıkları beş yıldızlı otelleri yemelerini içmelerini gündeme taşıdı.

Danışmanlaara özel TRT programları..

Ancak, Cumhurbaşkanlığında danışman kadrolarına kapağı atanların, TRT’de bir program ayarlayarak kendilerine “ek iş” yaratmaları geleneği de Abdullah Gül döneminde başladı. Şimdi de benim bildiğim üç Cumhurbaşkanlığı Danışmanı TRT’de program yapmaktadır. Daha önce bu isimlerin varlığından haberdar olmayan TRT yönetimi,  bu kişiler Cumhurbaşkanlığı’nda çalışmaya başlayınca hemen bir program yapmalarına onay verir. Bu “ek iş”lerden, Cumhurbaşkanlığındaki danışmanlık ücretlerininin dışında “ek iş” olarak ne kadar para aldıkları da bilinmez.

Danışmanlardan Gölge Kabine mi?

Başdanışmanların Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda ne iş yaptıkları konusuna dönersek bir süre önce yaşadığım bir olayı aktararmak istiyorum.

Halen Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda çalışan bir başdanışmanın yalancısıyım. Adını ise açıklamayacağım.

Günlerden Salı.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin grubunda konuşma yapacak olan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bekliyorum.

Her Salı olduğu gibi, Meclis oldukça hareketli. Güvenlik en üst düzeyde. Turkuaz renkli halılar serildiç Aynı tenkli güvenlik kordonlarının dışında duruyorum.

Benim gibi Erdoğan’ı bekleyen, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanının yanına yaklaştım. Selamlaştıktan sonra sohbet etmeye başladık.

Önümüzden geçen ve benim tanımadığım kişileri göstererek, “adeta Külliye’deki bütün çalışanların Meclis’te olduğunu, işgal ettiklerini” söyledi.

Benim tanımadığım, onlardan bir kaçına da seslenerek espriler yaptı.

AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ı beklerken sohbet koyulaştı.

Saray’daki başdanışman ve danışmanların ne iş yaptıklarını, işlerin yoğun olup olmadığını, özelde ise kendisninin neler yaptığını  sordum.

Başdanışman dostumuz, görevlerinden sadece birini anlatırken, yıllarını Gazeteciliğe veren birisi olarak oldukça şaşırdım.

Cumhurbaşkanı Başkanlığında Külliye’de yapılan Bakanlar Kurulu toplantılarında her bir başdanışman, bir bakanın arkasına oturur, Bakanın açıklamalarını dikkatle dinler, yanlış veya eksik bir şey söylenirse, hemen Cumhurbaşkanı’na bilgi notu gönderir…”

İnananmamıştım.

” Toplantılarda çekilen görüntülerde bakanların arkasında siz yoksunuz” dedim, saf saf..

“Biz kameralar çıktıktan sonra oturuyoruz” diye karşılık verdi

Danışman arkadaşımın yüzüne öyle bir şaşkın ifade ile bakmışım ki, o da “evet, evet” diyerek sözlerini bir kez daha onayladı.

İlginç değil mi?

Sarayda başdanışmanlardan oluşan bir “gölge kabine” varmış…

Yani, Külliye’de, her bir bakandan ve bakanlıktan sorumlu bir başdanışman var. Bakanlar Kurulu toplantılarında, görevli oldukları bakanların arkasında oturarak Cumhurbaşkanı’na not gönderiyorlar..”

Sayıları ise 36…

Bakanların sayısı ise Başbakan hariç 26.

Başbakan Binali Yıldırım’ın arkasında da bir “gölge başbakan” var mı bilmiyorum.

Başdanışmanın anllatığı bütün bunlar gerçek mi, onu da bilmiyorum…

külliye KÜLLİYEDE, “GÖLGE KABİNE” mehmet tosun banner 1
Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BODRUM HABERLERİ

TBMM’DEN İLGİNÇ MANZARALAR…

Yayınlanan

açık

emin varol TBMM’DEN İLGİNÇ MANZARALAR… Emin Varol k    e yazisi yeni
  • emin varol TBMM’DEN İLGİNÇ MANZARALAR… mehmet tosun banner 2
  • emin varol TBMM’DEN İLGİNÇ MANZARALAR… Hakan Durna SM Con 05

Yeni sistemle birlikte Milletvekili sayısı 600’e yükseltildi. Genel Kurul’a 50 koltuk daha ilave edildi.

Ancak, yeni  ilk milletvesisteminkilleri, koltuklarına ısınamadan dün, 24 Şubat 2019 tarihinde, Mustafa Şentop’u yeni Meclis Başkanı seçtikten sonra 27 Mart’a kadar, 33 günlük yerel seçim tatiline başladı.

Daha önce de, 26 Temmuz- 1 Ekim 2018 arasında yaz tatili, 25 Aralık 2018- 7 Ocak 2019 arasında Yılbaşı tatili , 18 Ocak-5 Şubat 2019 arasında da Yarı yıl Tatili yapmışlardı.

Görev ve yetkilerinin azalıp azalmadığı tartışılan yeni sistemin ilk meclisinde görev yapan yeni sistemin ilk milletvekilleri, sekiz ayın yarısını, yani 4 ay 10 gününü tatille geçirmiş olacak.

Milletvekillerinin haftada sadece üç gün, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri çalıştıklarını düşünürseniz, yeni Meclis’in durumuna siz karar verin.

Meclis’te yaşananlar..

Yeni sistemin ilk milletvekilleri, parlamentoya ayak bastıkları ilk günlerde, sekiz ay önce Türkiye Cumhuriyeti’nin “Son Başbakan” Binali Yıldırım’ı Meclis başkanı seçmişlerdi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Binali Yıldırım, kamu oyunun baskısıyla TBMM Başkanlığı‘ndan istifa edince dün bir kez daha sandık başına gittiler.

Binali Yıldırım’ın istifasına karşı çıkan, “hem adaylık, hem başkanlık görevini bir arada yürütmesinde sakınca yoktur” diyerek, hukuki görüşler öne süren Tekirdağ Milletvekili Mustafa Şentop’a oy verdiler. MHP’nin de desteği ile Yıldırım’dan boşalan başkanlık koltuğuna Şentop’u oturttular.

Erdoğan, Meclis’te yoktu..

Türkiye Cumhuriyeti protokolünde üst sıralarda yer almasına rağmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı seçimlerinde coşku yoktu. Bazı vekillerin ifadeleriyle “sade bir törenle” TBMM Başkanı seçilmişti.

Yeni Başkanı seçmek için toplanan Meclis Genel Kurulu’na ilk olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve HDP eş başkanları geldi.

Meral Akşener milletvekili olmadığı için, milletvekilleriyle kavasların dışında kimsenin giremediği Genel Kurul salonunda yoktu.

İktidar Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da kendisine ayrılan locada yoktu. Meclis Başkanı seçimlerinde “başsız kalan” AK Parti’nin, milletvekili olmayan bakanları da Meclis’e gelmemişlerdi.

Localarda Şentop’un yakınları oturdu.

Genel Kurul salonuna tepeden bakan Kordiplomatik locası boş kaldı. Hiçbir yabancı diplomat, başkanlık seçimlerini izlemek için Meclis’e gelmedi.

Sadece yabancılar değil, TSK mensupları,Yüksek yargı organları başkanları, eski meclis başkanları eski milletvekilleri, bürokratlar, sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları temsilcileri de kendilerine ayrılan localarada oturmuyorlardı.

Meclis Başkanlığı seçimlerine vatandaşlar da ilgi göstermedi. Bu nedenle dinleyiciler locası da boş kalmıştı.

Localar boş kalınca, protokol düzeni ve teamüller yok sayıldı. Tüm gün arkasında dolaştıkları Yeni Meclis Başkanı‘na şirin” görünmek isteyen Meclis bürokratları, tüm kuralları ortadan kaldırdı.

Dinleyicilere ayrılan sıralar boş olmasına rağmen, yeni başkan Mustafa Şentıop’un Tekirdağ‘dan gelen yakınları localara yerleştirildi.

Uyarı üzerine Cumhurbaşkanlığı locasını boş bırakan Şentop’un yakınlarının, töreni kendilerine “ayrılan” bakan ve diğer yüksek yargı organları başkanları ile Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet komutanlarının localarından izlemelerine, alkışlamalarına ve slogan atmalarına izin verildi

Şentop’tan zarif hareketler..

Localarda bunlar yaşanırken, AK Parti Başkan Adayı, Anayasa Profesörü Mustafa Şentop Genel Kurul salonuna girererek, başkanlık yarışını güzel bir hareketle başlattı.

Mustafa Şentop, salona girer girmez grup başkanı Naci Bostancı ile önce kendisini destekleyen Cumhur İttifakı‘nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanına giderek tokalaştı. Ardından CHP sıralarına giderek Kemel Kılıçdaroğlu ile selamlaştı. Daha sonra grup başkan vekillerinin ellerini sıkan Şentop, rakibi Naci Bostancı‘nın yanına oturdu.

Ak Parti adayının bu “nazik” hareketini gören, CHP Meclis Başkan adayı Engin Altay da yanına grup başkan vekili Engin Özkoç‘u alarak Bahçeli ve grup başkan vekillerin bulunduğu sıralara nezaket ziyareti yaptı!

Biraç dakika sonra Kılıçdaroğlu’nun elini sıkmadığını hatırlayan AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı yerinden kalkarak CHP sırlarına geldi ve Kemal beyle tokalaştı.

Erkeklerin eli havada kaldı..

Yasama dönemi boyunca görmeyi dilediğimiz bu çok güzel hareketlere rağmen genel kurul salonundaki bir yaşanmışlığı da “yaşanmışlığı” da yazmadan geçemeyeceğim.

CHPli Engin Altay ve Engin Özkoç, tokalaşmak için AK Parti sıralarına gelmişlerdi. Naci Bostancı ve diğer erkek grup başkan vekilleriyle tokalaşan Engin Altay elini kadın grup başkavekili, Özlem Zengin’e uzattı. Ancak Engin Altay’ın eli havada kaldı. Çünkü Özlem Zengin Altay’a elini uzatmayarak geri çekilmişti.

AK Parti Grup Başkenvekili Özlem Zengin, bir süre sonra diğer grup başkanvekillerininin elini sıkan Mustafa Şentop’a da tokalaşmak için elini uzatmadı.

Meclis’in itibarı konusunda yorum sizin..

emin varol TBMM’DEN İLGİNÇ MANZARALAR… mehmet tosun banner 1
Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

KOCADON, CHP’DEN İSTİFA ETTİ…

Yayınlanan

açık

mehmet kocadon KOCADON, CHP’DEN İSTİFA ETTİ… Emin Varol k    e yazisi yeni
  • mehmet kocadon KOCADON, CHP’DEN İSTİFA ETTİ… mehmet tosun banner 2
  • mehmet kocadon KOCADON, CHP’DEN İSTİFA ETTİ… Hakan Durna SM Con 05

5 yıllık aradan sonra yeniden Demokrat Parti’ye üye olan Mehmet Kocadon, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday oldu.

Aday tanıtımı 19 Şubat’ta Muğla’da…

Mehmet Kocadon, uzun süre CHP’nin karar vermesini bekledi. CHP Parti Meclisi’nde Bodrum adaylığının reddedilmesi üzerine eşyalarını toplamaya başladı.

CHP Yerel yönetimler Başkanı Seyit Torun, Bodrum Belediye Başkanı olarak Mustafa Saruhan’ı açıkladığı dakikalarda, tecrübeli belediye başkanı Mehmet Kocadon ile telefonla konuşmuştum.

4 gün önce yaptığımız konuşmada, “bir planı olduğunu, bir şeyler yapacağını” söylemişti. “Bir başka partiden aday olacak mısınız” şeklindeki soruma ise “şu anda düşünmüyorum” cevabını vermişti.

Aradan geçen süreçte ailesine de danışarak yeniden, merkez sağ bir partiye, eski partisine, yuvaya yani, Demokrat Parti’ye üye olmaya karar verdi.

Demokrat Parti Muğla İl Başkanı İsmet Köse, eski il başkanı Zekai Alper ile ve ilçe başkanı Abdullah Eskihisarlı, Mehmet Kocadon’u makamında ziyaret etti. Bazı bürokratik işlemleri birlikte yaptılar, imzalar atıldı.

Demokrat Partiye üye kaydı yapıldı…

Kocadon, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na Demokrat Parti’den adaylık başvurusunu yazdı ve imzaladı.

Muğla-Ankara arasında elektronik posta üzerinden kurulan köprü ile Mehmet Kocadon’un başvurusu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal tarafından onaylanarak bugün Muğla’ya geldi.

Mehmet Kocadon için 19 Şubat 2019 Salı günü Genel Başkan Gültekin Uysal’ın da katılımıyla Muğla’da görkemli bir aday tanıtım toplantısı yapılacak.

Demokrat Parti, Bodrum’dan aday göstermeyecek.

Çünkü, eski partisi CHP’ye söz veren Kocadon, Demokrat Parti’den Bodrum’dan aday gösterilmemesini rica etti.

Demokrat Parti’den 10 belediye meclis üyesi yazılması kararlaştırıldı.

Edindiğim bilgilere göre, Mehmet Kocadon Muğla Büyükşehir adaylığından hiç vazgeçmedi. Tüm hazırlıklarını çok önceden yaptı.

Sadece partisi belli değildi.

Çok da iddialı hazırlanmıştı.

CHP, tercihini Mustafa Saruhan’dan yana yapınca o da eski partisinden aday olmaya karar verdi.

Muğla’nın tüm ilçelerinde seçim bürolarını tuttu, çalışanları işe aldı.

Hatta seçim kampanyasında kullanmak üzere bir de TIR kiraladı. TIR’ın yanında bir otobüs ve 8 adet ses tesisatlı seçim minibüsü de kiraladı.

Muğla’da dengeler değişti…

Mehmet Kocadon’un da sahaya inmesiyle Muğla Büyükşehir Bdelediye Başkanlığı seçimlerinde dengeler değişti.

31 Mart yerel seçimlerinde CHP’den Osman Gürün (Millet İttifakı’nın yani İyi Parti’nin de adayı), Demokrat Parti’den Mehmet Kocadon, Ak Parti’den Mehmet Nil Hıdır ve  Behçet Saatçi bağımsız aday olarak yarışa katılıyor.

Ancak ittifaka rağmen İYİ Parti’nin özellikle de İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Musavvat Dervişoğlu’nun, CHP’li Osman Gürün yerine,  Behçet Saatçi’yi desteklediği Muğla’da konuşuluyor.

Mehmet Kocadon, 2009 yerel seçimlerinde Demokat Parti’den (DP) aday olmuş ve seçimi kazanmıştı. Seçimlerden sonra annesinin isteği üzerine 30 Ağustos 2013 tarihinde DP’den istifa ederek CHP’ye katılmıştı.

Muğla siyasetinde kartlar yeniden karılıyor…

mehmet kocadon KOCADON, CHP’DEN İSTİFA ETTİ… mehmet tosun banner 1
Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

BİR, BODRUM ADAYLIK HİKAYESİ…

Yayınlanan

açık

emin varol BİR, BODRUM ADAYLIK HİKAYESİ… Emin Varol k    e yazisi yeni
  • emin varol BİR, BODRUM ADAYLIK HİKAYESİ… mehmet tosun banner 2
  • emin varol BİR, BODRUM ADAYLIK HİKAYESİ… Hakan Durna SM Con 05

CHP’nin “son” adayları belirleyeceği, “son” Parti Meclisi toplantısı  yarın yapılacak. Bodrum da çeşitli nedenlerle aday belirleme sürecinin sonuna kaldı..

Bodrum, neden sona kaldı? Yaşananları, bir kez daha hatırlayalım..

Aslında, aday belirleme sürecinin en başında, CHP Genel Merkezi’nde Mehmet Kocadon ismi üzerinde uzlaşı sağlanmıştı.

Muğla raporunu Ankara’ya getiren Kocadon’a, Kemal bey ve İyi Parti ile ittifak görüşmelerini yürüten iki numaralı isim Oğuz Kaan Salıcı,  kendisini “Bodrum adayı olarak”  ilan edebileceklerini söyledi.

Ancak, Kocadon’un şartları vardı.

Geçtiğimiz beş yılı Muğla büyükşehirle boğuşarak geçirmiş ve işçilerin parasını bile ödemekte zorlanmıştı.

Yeni dönemde de aynı sıkıntıları yaşamak istemiyordu. Bu nedenle genel merkezine, Büyükşehir’den Bodrum’a ayrı bir bütçe ayrılması ve Büyükşehir tarafından işletilen Bodrum Limanı’nın kendilerine devredilmesi gibi istekler sıraladı.

CHP Genel Merkezi’nde bunlar yaşanırken, ittifak ortağı İyi Parti de boş durmuyor, Bodrum için planlar yapıyordu.

MHP’den İyi Parti’ye geçen eski Konacık Belediye Başkanı Mehmet Tosun da bölgede Bodrum Belediye Başkan adaylığı için araştırmalar yaptırıyordu.

Yerel yönetimler başkanı Musavvat Dervişoğlu’nun yardımcısı ve iddialı bir isim olan Mehmet Tosun, aday olduğu taktirde Bodrum seçimlerini kazanabileceğine  partisini inandırdı.

Ve Tosun ismi CHP ile ittifak görüşmelerinin gündemine girdi.

İYİ Parti, Bodrum’da Mehmet Tosun’un aday olması için elinden gelen her şeyi yaptı. Hatta son olarak, Mehmet Tosun’u, “CHP listesinden Bodrum’a çatı aday”gösterilmesini bile önerdi.

Bu basına da sızdı!

Genel Sekreter Cihan Paçacı da Mehmet Tosun’un “çatı adaylığı” konusunda CHP ile anlaşma sağlandığını da açıkladı.

Ancak, MHP kökenli, İyi Parti’li Mehmet Tosun’un CHP listesinden aday olması baskısının CHP Genel Merkezi’nde karşılığı yoktu.

Çünkü CHP, son seçimde yüzde 51 oy almış, Mehmet Tosun’la yarışan Mehmet Kocadon, Bodrum’u kazanmış, üstelik Bodrum için sekiz kişi de CHP’den aday adayı olmuştu.

Bunun mümkün olmadığını başından beri yazdım. CHP’nin böyle “bir siyasi cinayet” işleyeceğine ihtimal dahi vermedim.

Nitekim, Kılıçdaroğlu-Akşener görüşmesinden de Bodrum için ne “çatı aday” ne de “ittifak” çıkmadı.

İyi Parti Mehmet Tosun’la yoluna devam ederken, CHP Parti Meclisi’ne diğer yedi aday dışında, tek isim, Mehmet Kocadon’u getirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kafasında Bodrum için tek bir aday olduğunda ısrar ettim. Kılıçdaroğlu Mehmet Kocadon ismine çok önceden karar vermişti.

Nitekim, iki hafta önce Merkez Yürütme Kurulu’ndan sorunsuz bir şekilde geçen Mehmet Kocadon, Parti Meclisi’ne takıldı. Kılıçdaroğlu dahil, 60 üyeli Parti Meclisi, yapılan oylamada  “Kocadon’a hayır” dedi. Parti Meclisi’ndeki bazı isimler, İyi Parti’nin ve bazı köşe yazarlarının  “Kocadon, Mehmet Tosun karşısında seçimi kaybeder” propagandasına inanmışlardı.

Ancak, Kemal bey kararlıydı.

Geçen sürede, hayırcı parti meclisi üyeleri ile gerekli görüşmeleri yaptı ve yardımcılarına yaptırttı.

Kemal bey, Yarın yapılacak toplantıya bir kez daha Mehmet Kocadon ismini getirecek ve oylatacak. İkinci kez oylamaya yasal bir engel de yok.

Mehmet Kocadon, bir önceki Merkez Yürütme Kurulu’nda görüşülüp onaylandığı için yarın, doğrudan Parti Meclisi’ne gelecek ve oylanacak.

Bu defa Parti Meclisi’nin Mehmet Kocadon’u onaylaması bekleniyor.

Onaylanmaz ise?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi’nden bir de “aday belirleme” yetkisi alacak.

Buna göre Kemal Kılıçdaroğlu, YSK’ya resmi başvuru yapılıncaya kadar (18 Şubat), onaylanmayan veya çeşitli nedenlerle aday değişiklikleri konusunda tam yetkili olacak.

Ancak, o yetkiye gerek kalmayacak ve Bodrum düğümü yarın çözülecek…

emin varol BİR, BODRUM ADAYLIK HİKAYESİ… mehmet tosun banner 1
Okumaya devam et
Sponsorlu

Son Haberler