Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR?

Yayınlanan

açık

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? mehmet cilsal bodrum kalesi 4 1

Ülkemizdeki bazı yerleşim birimlerinin antik çağdaki adının Türkçe’ye uyarlanarak hala devam ettiği bilinen bir gerçektir ve iyi ki de öyledir.

Ephesus, Efes; Didyma, Didim; Mylasa, Milas; Pergamon, Bergama; Hereklia, Ereğli; Angora, Ankara gibi…

 

(Resim 1: Mausoleum illustrasyon)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? mausoleum von halikarnassos zeichnung 1Antik çağ kentlerimizin neden hepsinin değil de bazılarının adının günümüze kadar geldiği araştırmaya muhtaç bir konudur. İlçemiz Bodrum, antik dönemdeki adı günümüze kadar gelmeyen talihsiz kentlerden biridir. Burnumuzun dibindeki Mylasa, Milas olmuştur da; Halicarnassus, Halikarnas olamamıştır.

Peki neden?   (Resim 2: Günlük hayat illustrasyon)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? hal life 1Anadolu’daki antikçağ kent adlarının Bizans döneminde aynen korunduğunu, Osmanlı döneminde ise genellikle biri Türk-Müslüman olmak üzere çift ad taşıdıklarını; asırlar boyunca, örneğin Bodrumlu bir Rum’un “Smyrna’ya gidiyorum”; Türk’ün, “İzmir’den geliyorum” dediğini biliyoruz.

Biraz geri gidelim…

Halicarnassos’da Miken, Leleg, Karya, Lydia, Dor, İyon, Pers, Mısır, Roma-Bizans kavim, kültür ve devletleri yaşamıştı. Şehir, 1100-1200 lü yıllarda meydana gelen depremler sonucu tamamen harabeye dönmüş, yaklaşık 200 sene(Bizans dönemi) adeta sessizliğe bürünmüştü.  Kentin din ve dilini; yemek, eğlence, üretim, toprak, deniz  kültürünü; ölüm, şavaş, düğün ritüellerini vb. taşıyacak nüfus yokolmuştu. Bu 200-250 senelik boşluk, geçmiş kültürlerin kesintiye uğramasına, daha da önemlisi ileriye aktarılamamasına sebep olmuştu.  Yıkıntılardan yeni bir yerleşim yerinin doğması, yeniden normal bir hayatın başlaması çok uzun sürmüştü; ta  ki 13’ncü yüzyılda kısmen Türkler, 15’nci yüzyılın başında da Saint John-Rodos-Hospitaller Şövalyeleri sahneye çıkana kadar…

Hospitaller Şövalyeleri’nin 15’nci yüzyıl başlarında kale inşa etmeye başladığı yıllarda, harabe Yarımada’nın nüfusu   çok azdı ve Ortodoks Rum ile Müslüman Türklerden oluşuyordu. Yukarılarda da değinildiği gibi işlek limanı nedeniyle sadece Aspat’ta hareketli hayat vardı. Şövalyeler ile  Yarımada ahalisi arasında bir ilişki varsa, dostane miydi bilinmez. Kos, İstanköy gibi Rum nüfusun yaşadığı adalar zaten onların kontrolü altındaydı.

(Resim 3: Hans Vredeman de Vries-İllustrasyon gravür, 1527-1607, yıkıntı Halikarnassos)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? halikarnas2 1Karşı adaların Rumları ile Müsgebi, Sandıma gibi yerlerde yaşayan Rumların konuştuğu dil ve kültürleri  muhtemelen Leleg, Karya dillerini içerdiği için Yunan anakarasında konuşulan Grekçe’den çok farklıydı. Akdeniz bir ticaret deniziydi ve kıyı kentlerinin belki de tamamı bu ticari dili biliyordu. Yani, Latince’nin yoğun olduğu bir Akdeniz dili vardı bu dünyada. Dolayısıyla, kim olursa olsun  bu dili konuşamayan zenginleşemez, belki de soyunu dahi devam ettiremezdi. Türklerin denizle buluşması, gemiciliği, Latinceyi öğrenmeleri, donanma- filo kurmaları tam da bu yüzyıllarda gerçekleşmişti. Bilhassa Aydın-İzmir taraflarındaki Türkler, Ege’nin kabusu olmaya, Akdeniz’deki dengeleri bozmaya bile başlamıştı.

(Resim 4: İstanbul Askeri Müzesi)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? t  rkler 1Yarımada üzerindeki  hükümranlık  Menteşeoğulları ile Osmanoğulları arasında gidip gelse de savaş ve istilalar dünyasında güvenlik ihtiyacı nedeniyle az sayıdaki Türk-Müslüman’la Rum’un dayanışma içinde yaşaması bir nevi zorunluktu…

 

(Resim 5: Rodos Şövalyeleri gravür)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? hosp 1Ayrı ayrı köylerde, kazalarda oturmalarına rağmen Türkler ve Bizanslı Rumlar birbirine daha da yakınlaşmış, karşılıklı dillerini öğrenmeye, hatta kimi yerlerde kız alıp vermeye başlamışlardı. Kültürel açıdan birbirine yakınlaşan iki halk arasında dinî konularda herhangi bir çatışma da yaşanmıyordu… Bizans yazarları Nikêforos Grêgoras ve Georgios Pakhymeres’in eserlerinde Batı Anadolu bölgesinde Türkler ve Bizanslı ahali arasındaki bu uzlaşma ve huzur içindeki ortak birliktelik hakkında önemli kayıtlar mevcuttur…

http://acikerisim.ege.edu.tr:8081/jspui/bitstream/11454/2466/1/yusufayonu2007.pdf

Yarımada’nın başına, Kale’nin inşa edildiği yüzyılın son çeyreğinde başka bir felaket daha geldi. Savaşçıları Katalan paralı asker olan Rodos-Hospitaller şövalyeleri, geçmişte Menteşeoğulları ile kısmen iyi geçinmişse de Osmanlı Türkleri ile hegemonya rekabeti içindeydi. 1472’de büyük bir donanma ile Yarımada’yı kuşatıp işgal ettiler. Talandan başka, 400 haneyi yakıp yıkarak sağ kalan ahaliyi de Türk Rum demeden esir aldılar. Üstelik bu haydutluğa büyük bir ihtimalle Rodos yedeği olan St. Peter Kalesi rahip ve savaşçıları bizzat aracılık etmişti. Yine muhtemelen Kale dışına taşarak Osmanlı toprağı olan Yarımada’da hakimiyet kurdular.

(Resim 6: Değirmen-gravür)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? de  irmen 1Böylece, 50 sene sürecek yeni bir sessizlik daha başlamıştı. Osmanlı donanması zaman zaman 12 adaları kuşatmaya gelse de bu sessizlik Rodos’un fethedildiği 1522’ye kadar sürdü.

Prof Ahmet Yiğit’in “14-16’ncı yüzyıllarda Menteşe Değirmenleri” çalışmasında yeralan, 1517-1583 arası Yarımada’daki(Isravolos) değirmen sayısındaki artıştan yola çıkarak, dönemin nüfus artış hızını tahmin etmemiz mümkün. 1517 tahririnde kaza statüsü verilen Isravalos’ta 30 bablık tam 7 adet at, su ve yel değirmeni mevcuttur. Bunların 4’ü kaza statüsünü kaybeden Milas’tan eklenen karyelere aittir. Isravolos’ta yaz kış hiç kurumayan dere yoktur. Mevcutlar yel ya da hayvan ile dönmektedir. Her değirmende ise bir ya da daha fazla dönen taş(bab) bulunmaktadır. Devlet bab başına ayni ya da nakdi vergi tahsil etmektedir. Kazanın değirmeni olan karyeleri şunlardır: Beksimed, Burut, Karabağ, Büsgebi, Karaova ve Sandıma. Bunların içinde en çok Beksimed’in değirmen taşı(bab) bulunmaktadır. 10 değirmen taşı Bodrum ve Beçin Kalelerinin iaşesine tahsis edilmiştir. Kazadaki değirmen sayısı 1530’a kadar değişmemiştir.  1562 yılında bu sayı 16 değirmen 75 bab’a, 1583 yılı tahririnde ise 23 değirmen 91 bab’a yükselmiştir.

(Resim 7: Milas-Beçin Kalesi-fotoğraf)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? arenabodrumhaber becin kalesi bayraksiz kaldihttp://www.sobbiad.mu.edu.tr/index.php/asd/article/viewFile/216/219

Demek ki 16’ncı yüzyılda Yarımada’nın nüfusu gittikçe artmıştır. Müslim/Gayri-Müslim oranı hakkında nerdeyse tüm tarihçiler tarafından kabul gören oran ise 1/3’tür. Bu arada, harabat Yarımada’daki ıssızlığın şenliğe dönüşmesi öyle kolay gerçekleşmemiştir elbet. Ancak, Yarımada’nın aksine, Kale nüfusu nerdeyse yerinde saymış gibidir; hem de 150 yıl boyunca!

(Resim 8:Yeniçeri İllustrasyon)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? kale askerleri 1Bu süreci gözönünde canlandırıp anlamak için kalenin inşa edildiği günlerden 200 sene sonra, 1671’de Hicaz seyahatına çıkan ve Bodrum’a da uğrayan Evliya Çelebi’nin yazdıklarına  bakmakta fayda var:   “ Evsâf-› kal‘a-i Bodurum… Menteşe hâkinde Karaova kazâsı nâhiyesidir. Nâ‘ib hükmeder. Kethudâyeri ve serdârı yokdur. Nefs-i kal’ası Cezâyir eyâleti, yanî Kapudan Paşa hükmündedir. İstanköy sancağıdır. Kala dizdârı sancakbeyi tarafından kâ’immakâmdır…Ve taşrasında aslâ varoş evleri yokdur ve hân ve câmi ve hammâm ve çârsû-yı bâzâr yokdur. Hemân serâpâ bâğ u bâğçesi cihânı dutmuşdur. Cemî-i halkının kâr u kisbleri kuru üzüm ve incîr ve şîra-i âbdârdır…

Ve câmi ile kala kapusu mâbeyninde yedi küçük dükkâncik vardır. Ve bir küçük kahvehânesi var, neferât anda otururlar…Ve dizdârı ve seksen neferâtı İstanköy cezîresi aklâmından ulûfe alırlar. Ve cümle kulu kala içinde yüzü toprak örtülü evler içre sâkin ve mevcûdlardır. Ve havlusuz ve bâğ u bâhçesiz daracık evlerdir.   100 kişi yaşar…”

(Resim 9; Kale-temsili gravür)    

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? kala ha 1Sene 1671 ve Kale nüfusu hala 100 kişidir!

Şimdi tekrar 15’nci yüzyıla dönelim ve aynı soruyu soralım:

Bergama, Pergamon’dan; Milas, Mylasa’dan; Efes, Ephesos’dan türeyerek Osmanlı tarihi belgelerinde bu adlarıyla yeraldığı halde; Halikarnas, Halicarnassus’tan neden türememiştir ve kazanın adı neden Osmanlı belgelerinde Sıravolos ve Bodrum olarak yer almıştır? 20’nci yüzyılda Cevat Şakir Kabaağaçlı sayesinde Bodrum’dan Halikarnas olarak bahsedilmeye başlanması ise çok eski değildir.

(Resim 10: Harabe, temsili gravür)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? ru  n 11-Yarımada, 12’nci yüzyıldan itibaren yaşanan deprem, savaş ve istilalar yüzünden içinde yaşanılamaz bir ören yerine, harabeye dönüşmüştü. Bu da geçmiş yüzyılların kültürel birikimlerinin sonraki nesillere aktarılmasını imkansız kılmıştı.  Bu kültürel mirası geleceğe taşıyacak olan kadim kavim, antik Halikarnas kentine “Alikarnas” diyen Rumlardı. Ortada, içinde yaşanılan bir kent kalmayınca, tabiatıyla kentin adı da anılmaz olmuştu. Kent/mekan yaşamayınca, ad da kültür de yaşayamadı; unutulup gitti.

2-Şöyle ya da böyle, şu kadar ya da bu kadar süre Türkler ile aynı coğrafyada yaşayan ve kültürel etkileşimde bulunan Rumların “Alikarnas” adını, tarihini, yeme içme adetlerini vb. kesintisiz biçimde aktarması mümkün olamadı. Ortada kent, mekan olmadığı gibi; zaman da yoktu. Ya da zaman durmuştu…

(Resim 11: Jean Baptiste Hilair-Bodrum)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? halicarnas9 13-Rumların “Alikarnas” dediğini, Türkler masal olarak algıladı. Çünkü onların gördüğü “Alikarnas”, görkemli bir şehir değil; kalıntılardan ibaret harabattı. Tuncer Hoca’ya göre ise sıradan herhangi  bir bodrumdu.

Kısaca, adları da dahil kentleri geleceğe taşıyacak olan Zaman-Mekan-İnsan unsurunun üçü de Yarımada’da yoktu. Halicarnassus, bu yüzden Halikarnas olamadı ve adı günümüze kadar uzanamadı.

12 adaları istila eden Türkler, 1522 sonrası tarihsel bağlamda ileriye doğru hakim özne olarak devam etti. Geçmişten Halikarnas’a ait kültürel hiçbir miras almadıkları için, geleceğe   hiçbirşey taşımadılar. Yarımada, muhtemelen hem civardaki adalar, hem de anakaradaki yerleşim birimleri arasında Rum nüfusu en az olanıydı.Türklerin harabatı imarata çevirmesi  çok uzun sürdü. Gerek devlet-i ali yazışmalarında, gerek tarih kitaplarında, gerekse halk dilinde Bodrum adı o kadar sağlam kökleşti ki, yukarda anlatıltığı gibi kazanın tekrar Halikarnas adını alması mümkün olamadı. Bodrum sözcüğünün dile sağlam yerleşmesinin sebebi ise geçmişinde yatmaktaydı zaten. Yıkıntı kent üstünde yeni başlayan tarihsel sürecte, zaman-mekan-insan unsuru biradaydı bu kez. Mekan; bodurum denilen harabenin, ören yerinini,  kalıntının ta kendisiysi. Bodurum, mekansal bir milattı.

(Resim12: Günlük hayat, temsili gravür)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? bodrum kalesiTekrar edersek, Bodrum adının, Karya’nın antik başkenti Halikarnas adına baskın gelmesinin sebebi, bu adı yıkıntı bir hisar üstüne inşa edilen ortaçağ Kale’sinden almış olması değil,   hayalet antik kent(no man land) üstünde sil baştan yeni bir kültürün yeşermiş olmasındandır. Yarımada, Bodurum Kalası ve hemen onun gerisindeki düzlükler ve sırtlarında dirilen taş evlerle yeniden şenlenmiş; cin-perili örenler, içinde yaşanılan meskenlere dönüşmüştü. Kablumbağa hızıyla da olsa, bir yanda yatuklaşan konar göçer kavimler, bir yanda Memalik-i Şahane’nin gayrimüslim reayaları eklenmişti Yarımada nüfusuna…

1517 ve 1530’da nüfus 3800 kişi, 1563 yılında 5046, 1583’te ise 4460’dır.(Bkz. 16.yy’da Sıravolos Kazası-Prof Turan Gökçe)

Ve nihayet 1688-1717 yılları…

Yarımada kaza statüsündedir artık ve iskanı hızlandırıcı bazı gelişmeler olur. Osmanlı Devleti firkate emirlerinden Kızılhisarî Mustafa Paşa, oğulları ile birlikte Bodrum’a yerleşir. Kazada dinî ve sosyal tesisler bina ettirir. Sonra da onun kölesi Hasan Hoca ve oğlu Kapudan-ı Derya Cafer Paşa gelir kazaya. Onlar da cami, medrese ve mektep inşa eder…

(Resim 13: Bodrum, Walter Bourchier Devereux-1847)

bodrum BODRUM’UN GÜNÜMÜZDEKİ ADI NEDEN HALİKARNAS DEĞİLDİR? bodrum1 11749’da Bodrum’a gelen Seyyah Lord Charlemont şöyle yazar: “Bodroumi kasabası Kale’nin etrafına toplanmış orta halli bir balıkçı köyü görünümündedir. Biraz bakımsız; küçük, perişan bir kasabadır. Rum ve Türklerden meydana gelen halkı son derece fakirdir….”

Kale’nin inşasından 300 yıl sonra yaşanan bu son gelişme, aslında Cumhuriyet dönemine de sirayet eden tipik bir Osmanlı gerçeğidir. Issız yeri şenlendirmenin, bayırdır yapmanın yolu;  ya o yeri idari bir teşkilat olarak ilan etmekten, yani kaza ya da nahiye yapmaktan geçer; ya da ensesi kalın bir ulema ya da ümeradan zat-ı muhteremin oraya yerleşmesinden. Bunun da en az 50 yıl gibi bir süresi vardı elbet…

Ve asırlar sonra…

1980’ler…Yarımada’nın tarihinde hiç görülmemiş anormal birşey zuhur eder! Turizm adında bir sektör gelir ilçeye. Ama ne geliş..! Tam 37 yıl süren korkunç bir imarat başlar. Antik çağdan beri tüm uygarlıklara ait ne varsa, hepsini silip süpüren korkunç bir imarat!

Bodurum Kal’ası nasıl bir dünyada ve niçin inşa edilmişti?

Devam edecek… Mehmet Çilsal

 

 

Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BODRUM HABERLERİ

KARSANAT “ROMANTİK DÖNEMDEN, LATİN DÜNYASINA” KONSERİ

Yayınlanan

açık

Tarafından

karsanat 2019 konserlerine başlıyor KARSANAT  “ROMANTİK DÖNEMDEN, LATİN DÜNYASINA” KONSERİ arena karsanat konser

Karya Kültür ve Sanat Derneği  2019 sezonunu, Artçı Sanat organizasyonu ile  çok özel bir repertuvar ile 21 Şubat 2019 Saat 20.00’de Herodot Kültür Merkezi’nde açıyor. 

Karsanat Sanat Kurulu üyelerinden, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Viyola Bölümü emekli öğretim üyelerinden Çiğdem Epikmen’in sanat danışmanlığında gerçekleşecek olan bu konserde, üyelerinin her biri solist ve orkestra üyesi olarak kendini kanıtlamış, Türkiye’de ve yurtdışında ülkemizi başarıyla temsil etmekte olan Trio Likya müzisyenleri Bodrumlu sanatseverlerle buluşuyor.

karsanat 2019 konserlerine başlıyor KARSANAT  “ROMANTİK DÖNEMDEN, LATİN DÜNYASINA” KONSERİ   i  dem

Çiğdem Epikmen Trio Likya ve programı şöyle anlatıyor:  “Viyolonist Nilgün Yüksel, çellist Poyraz Baltacıgil ve piyanist Barış Büyükyıldırım; konserin ilk bölümünde, Alman Romantik Dönem bestecisi, piyanist ve orkestra şefi olan, çağdaşları içinde eserleri ve stili ile çok önemli bir yeri olan Felix Mendelssohn  , 1 No’lu Piyanolu Trio’sunu seslendiriyor. Mendelssohn, dört bölümden oluşan bu eseri 1839 yılında bestelemiştir. Bach ve Schubert’i unutulmak üzereyken hatırlatan ve eserlerini gün ışığına çıkaran, dolayısıyla da dünya müzik tarihine çok önemli bir katkı ve gelişme şansı bırakmış olan bir bestecidir. Mendelssohn, bir mektubunda ölümü tanımlarken “Keder ve ayrılıklar bitse de müziğin sürmesi umut edilir” demiş. Biz de konserimizin ikinci bölümünde, müzik tarihine damgasını vurmuş iki önemli besteci ile umudumuzu yaşatmaya devam ediyoruz. İkinci bölümün ilk eseri olarak, 20. Yüzyılın en büyük piyanist  ve bestecilerinden biri olan ve Rus romantizminin son temsilcisi olarak görülen Sergey Rachmaninov’un Sol Minör “Elegiaque” adlı eserini dinleyeceğiz. Bu eseri, 1893 yılında Tchaikovsky’nin ölümü üzerine bestelemiş olan Rahmaninov, ne yazık ki Sovyet Devrimi sonrasında, Rusya’da “burjuva” müziği bestecisi olarak görüldüğü için, hayatına ABD vatandaşı olarak devam etmiştir. 1943 yılında ABD’de hayatını kaybeden bu büyük bestecinin ölmeden önceki tek tesellisi, müziğinin kendi ülkesinde de değer görmeye başlaması olmuştur. Konserin üçüncü eseri ile, Alman ve Rus romantizminden sonra hep birlikte Arjantin’e doğru bir yolculuğa çıkacağız. 20. yüzyıl bestecilerinden Buenos Aires’li bandoneonist ve besteci Astor Piazzola’ya ait “Dört Mevsimler” adlı eseri ile, ilk iki eserdeki romantizmin duygusal ve zaman zaman naif tınıları, yerini latin dünyasının tutkulu ve vurucu notalarına bırakacak.Piazzola tangoyu geleneksel halinden çıkarıp geliştiren bir besteci olmakla beraber,“Tango Nuevo”stilinin de kurucusudur. Kendi tarzına daima sadık kalan besteci, bandoneon konçertolarını tüm dünyada en önemli senfoni orkestralarıyla birlikte yorumlamıştır. 1968 yılında piyano için bestelediği bu eserinin çeşitli enstrüman kombinasyonları ile yorumları bulunmakta olup, en çok yaylı orkestralar tarafından seslendirilmektedir. Besteci bu eserde, Arjantin’in değişen Dört Mevsimi’ni anlatmaktadır. Müzik tarihinde, her biri kendi döneminin en büyüklerinden olan bu üç besteciye ait, üç önemli eserin; Trio Likya’nın değerli yorumları ile Bodrum’lu klasik müzik dinleyicilerinin zevkine hitap edeceğinden eminiz. 21.Şubat akşamı saat 20.00 ‘da, Herodot Kültür Merkezi’nde görüşmek dileğiyle… Biletleri Avenue AVM-Artçı Sanat Stüdyosu ve Oasis AVM-İmge Kitapevi ve Biletix’den temin edebilirsiniz. “

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

BODRUM DTO’DAN ÜYELERİNE İNDİRİMLİ SAĞLIK HİZMETİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bodrum deniz ticaret odası BODRUM DTO’DAN ÜYELERİNE İNDİRİMLİ SAĞLIK HİZMETİ… arena bodrum dto anla  ma

İMEAK Bodrum Deniz Ticaret Odası (DTO), Bodrum Amerikan Hastanesiyle anlaşarak, üyelerine sağlık hizmetleri konusunda ‘özel indirim’ olanağı sağladı.

Bodrum Amerikan Hastanesiyle yapılan görüşmeler sonrasında Bodrum DTO, 600 üyesi, aileleri ve üyelerinin çalışanlarını kapsayacak bir sağlık anlaşması imzaladı. DTO Bodrum Şubesi hizmet binasında gerçekleşen ‘özel indirimli sağlık hizmet protokolü’ nün imzalarını Başkan Orhan Dinç ve Bodrum Amerikan Hastanesi Kurumsal İletişim Sorumlusu Tuğçe Erdemli Fişek attı. İmzalanan protokolle, Bodrum DTO’ nun üyeleri, aileleri ve çalışanlarından oluşan binlerce kişi, Türkiye genelindeki Amerikan Hastanelerinden alacakları sağlık hizmetlerinden % 45 indirimden yararlanma imkanına sahip oldu. Protokolün imza altına alınmasından sonra bir konuşma yapan Bodrum DTO Şube Başkanı Orhan Dinç şunları söyledi; “Göreve geldiğimiz günden bu yana ben ve yönetimdeki tüm arkadaşlarımla birlikte odamızın kurumsallaşması konusunda önemli çabalar harcıyoruz. Bu çabalarımızın içinde üyelerimizin yaşamlarını kolaylaştıracak anlaşmalarda var. Bu anlaşmalardan birini de Türkiye’nin birçok noktasında hizmet veren Amerikan Hastaneleri ile yaptık. Üyelerimizle birlikte ailelerini ve çalışanlarını kapsayan önemli olduğuna inandığımız bir sağlık anlaşmasının altına imzamızı attık. Bodrum Amerikan Hastanesi yönetiminin bize gösterdiği yakın ilgiden dolayı teşekkür ediyoruz.”

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

TEMA VAKFI BODRUM’DA AKTİF GÖNÜLLÜLER ARIYOR.

Yayınlanan

açık

Tarafından

tema bodrum TEMA VAKFI BODRUM’DA AKTİF GÖNÜLLÜLER ARIYOR. arena tema vakf

tema bodrum TEMA VAKFI BODRUM’DA AKTİF GÖNÜLLÜLER ARIYOR. gonullu il temsilcisi 2019 Bodrum

Okumaya devam et

Son Haberler