Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

Yayınlanan

açık

bodrum kalesi  Mehmet   ilsal yaz   dizisi 7

Bodrum St. Peter Kalesi’nin inşa sürecinde iki önemli evre; Rodos ve İzmir…

Akdeniz’de, tarihte Rodos kadar rol oynamış bir ada daha yoktu” dense, yeridir.Gerçekten de Rodos, sadece Antik Halikarnas’a kale yapılmasına giden süreçte değil; aynı zamanda Türklerin tüm Ege ve Akdeniz’e hakim olmasında da kilit rol oynamıştı.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 1( Resim 1: Rodos, gravür)

Bu yüzyıllar, Moğol akınlarının kabus derecesinde tehlike arzetmeye devam ettiği; Bizans İmparatorluğu’nun Korsanlar, Latinler, Papalık ve Türkler tarafından istila edildiği yıllardı.

Akdeniz korsan kaynıyordu; ama bir o kadar da Katalan, Sırp, Arnavut gibi paralı askerlerle doluydu. Bunlar arasında Türklere dahi rastlamak mümkündü. Bizans İmparatoru’nun 13’ncü yüzyıla girerken Akdeniz’deki korsanlık faaliyetlerini durdurmak maksadıyla getirttiği Catalunya ve Calabriyalı paralı askerlerin bazıları İmparator’u terketmiş; bazıları Hospitaller Şövalyeleri ile bazıları ise Türklerle bir olarak Grek topraklarını istilaya gitmişti. Atina dükalığı böyle kurulmuştu mesela.

Bizans İmparatoru, tasarruf için Ege limanlarındaki donanma gemilerini tasfiye yoluna gidince, bu durum en çok Türklerin işine yaramıştı. Rum gemici, tersane işçisi, esnafı işsiz kalınca korsanlığa merak salmış ve zengin Latin tüccar gemilerinde yevmiyeli olarak çalışmaya başlamıştı. Aydınoğulları Beyliği Donanması, işte bu işsiz güçsüz yerli Rumlardan kurulmuştu. Ege kıyılarını fetheden ve kendi küçük beyliklerini kuran Türkler, birkaç gemi inşa eder etmez adalara saldırıyordu. Yine de Türk denizcilerinin ciddi bir tehdit haline gelmesi 1330’lardan sonra mümkün olabilmişti.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 2

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

(Resim2: Korsanlar, temsili)

Küçük Asya’da, 13.yy’ın sonlarında Osmanlı, Ramazan, Dulkadir, Saruhan, Menteşe, Aydınoğulları gibi pek çok küçük beylik devleti kurulmuştu bile. Papalık, Ceneviz, Venedikliler arasında nasıl ki anlaşmazlıklar mevcutsa, Türk beylikleri de aynı şekildeydi. İttifaklar bir kurulup bir bozuluyordu. Örneğin 1330’larda, Aydın ve Saruhanoğullarına karşı Menteşeoğulları ve Venedikliler ittifak halindeydi. Yüzyılın ortalarında bu ittifak bozulmuş, Menteşeoğulları saf değiştirmişti.

Öte yandan, Avrupa asilleri, soylu zengin aileler, Ege ve Küçük Asya’da kendi küçük devletlerini kurmak için adeta aralarında yarışıyor; Levant’a yelken açıyorlardı. Lesbos’daki (Midilli) Gattilusi, Chios’taki(Sakız) Zaccaria, Naksos’daki Marco Sanudo, Ios’taki Menego Schiavo dükalıkları bunların bazılarıydı. Yeni kurulan bu Latin dükalıkları arasındaki ilişkiler her zaman dostâne bir görünüm arzetmiyordu… Türk tehlikesinin ortaya çıkışı, sanıldığının aksine, bir tarafta Hıristiyanların diğer tarafta Müslümanların yer aldığı iki düşman kampın teşekkülü ile sonuçlanmamıştı. Hıristiyanlar zaten derin ayrılık ve çatışmalarla çalkalanmaktaydı. İki büyük denizci güç, Venedik ve Cenova sık sık birbiriyle savaşıp duruyordu.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 3(Resim 3: Türk istilaları, temsili)

İstilacı Türkler; Eğriboz, Mora, Teselya’dan Çanakkale’ye kadar tüm kıyı ve ada halklarını tedricen haraçgüzârları haline getirmişti. Öyle ki, Cenevizli Salgruzo di Negro gibi denizlerde dolaşan Latin savaşçılar Türklerin hizmetine bile girmeyi kabul etmişti. Latin Dükalıklar, güvenliklerinin sağlanması karşılığında Türklerin talep ettiği yıllık haracı ödemeyi kolay bir çözüm addetmişler ve kendi egemenliklerini korumak adına teb’alarından ek vergiler toplamaya razı olmuşlardı.

(Bkz “Changing Masters in Aegean” Elizabeth A. Zachariadou, Çeviren: Doç.Serdar Çavuşdere)

Rodos’a ilk Türk hücumu 1300’lerin başında Menteşeoğlu Mesud Bey tarafından yapılmış ve Ada’nın büyük bir kısmı ele geçirilmişti. 1302-1303’de yaşanan deprem paniğinden de faydalanarak çeşitli yağma akınları düzenleyen Menteşeoğulları arasında çıkan kavgalar sırasında İbrahim Bey Şövalyeler ile işbirliğine gidince, bu ilişki savaş sebebi sayılmış; adanın kadim halkı Rumlar diğer beyin tarafını tutarak Şövalyelere karşı Türkmenler ile askerî işbirliği yapmıştı. Buna rağmen, Rodos, 1309’un sonunda Şövalyelerin eline geçmişti. Menteşeoğlu Türkmenleri, Cenovalı Korsan Antonio Spinola’nın desteği de dahil her yolu sık sık denediyse de Ada’yı bir daha ele geçirememiş; 1318’den itibaren bu kez Aydınoğlu Türkmenleri’nin korsan akınları başlamış ama tüm bunlar sonuçsuz kalmıştı.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 4(Resim 4: Rodos haritası-kartograf, Piri Reis)

Tüm adalarda olduğu gibi Rodos’un fethi esnasında da yerli halk çok acı çekmişti. Ahalinin bir kısmı öldürülmüş, önemli bir kısmı köle olarak satılmış, pek çoğu da yerlerinden edilmişti.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 5(Resim 5: Köle ticareti, gravür)

Bazı Rumlar, daha iyi bir yer edinme arzusuyla oğullarını katolik tarikata vermek istese de talepleri geri çevrilmişti.

Rodos’un yeni hakimi Şövalyeler, adaya ilk olarak bir hastane kurmuş; ardından da kale ve sur yapımına girişmişti. Böylece Rodos, çok geçmeden korsan barınağı haline gelmiş ve burdan düzenlenen saldırılar İskenderiye-İstanbul güzergâhında seyreden ticaret gemilerini hedef almaya başlamıştı. Ada’yı adeta bağımsız bir devlet gibi yönetmeleriyle birlikte de artık heryerde Rodos Şövalyeleri olarak nam salmışlardı. (Bkz, “Haçlı Korsanlar: Saint Jean Şövalyeleri ve Akdeniz’de Haydutluk”, makale-Ayşe Devrim Atauz)

Haçlılar Birliği, Dodecanese’in(12 Adalar) en büyük adası olan Rodos’u üs haline getirdikten sonra, Bizans İmparatorun’dan diğer adaların üstünde toprak parçaları satın almaya başlamıştı. Kos, Simi, Kastellorizo ​​ve hatta Bodrum(!) bunların arasındaydı. (Bkz.-Sayfa 761, Alan V. Murray, ed. The Crusades. Santa Barbara)

Hospitaller savaşçı tarikatı, Anadolu kıyılarında, Teke’de Makri Körfezi’nden Çukurova (Kilikya)’ya kadar birçok önemli deniz üssünü zaptetmişti. (Batı Anadolu’da Yükselen Denizci Gâzî Beylikleri, Bizans ve Haçlılar –Prof Halil İNALCIK)

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 6(Resim 6: Şövalyeler, temsili)

Rodos sürecinde, Haçlılar Birliği’ne ait Avrupa’daki manastır bölgelerinin “Langue” (dil) birliklerine ayrılmasıyla diller sistemi ortaya çıkmıştı. Şövalyeler başlangıçta beş ayrı ülkeden gelen birlik oluşturmuşken, sonradan dil bölge sayısı yediye yükselmişti. Bunlar; Provence, Auvergne, Fransa, İtalya, İspanya, İngiltere ve Almanya idi…Daha sonra sekizinci dil olarak Kastilya (Portekiz) bölgesi de tarikata alınmıştı…(Bkz – Sayime Durmaz, Kuruluş sürecinden Malta kuşatmasına Hospitalier Şövalyeleri – David Nicolle, Knight Hospitaller-2),1306-1565)

Akdeniz’de ticari hayat ve ittifaklar

Akdeniz-Ege korsan kaynasa da Ceneviz ve Venediklilerin rekabet içinde oldukları bir ticaret deniziydi. Doğu Akdeniz’de Yahudi ve Rumları bir kenara itip bölgedeki tekeli ele geçiren bu iki tüccar devleti, büyük ordulara sahip değildi; bu yüzden de kim hegemonya kurmuşsa ona yanaşıp işlerini yürütmeye çalışıyorlardı. Kuzey ve Doğu Karadeniz’de(Kafkas-Kırım) hükümranlığını sürdüren Altınordu Devletine ait ürünlerin de, Anadolu’daki ürünlerin de nerdeyse tamamını bunlar satın alıp Avrupa dünyasına satıyorlardı. Dolayısıyla hem Ceneviz, hem de Venedik tüccarları, Türk dünyası halklarının refahı açısından çok önemliydi.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 7(Resim 7: 14.YY Akdeniz’de ticaret, temsili)

Venedik ve Cenevizlilerin arasındaki amansız mücadele, biryandan korsanlığın görülmemiş derecede artışına, dolayısıyla yerli Rumların Latin efendilerine karşı düşmanlığına yolaçarken, bir yandan da Ege dünyasında Türkmen yayılışını hazırlayıp kolaylaştırmıştı. Rumlar ve Türkmenler aynı ortak düşmana karşı işbirliğine gitmiş; Ege adalarını, Mora’yı ve Yunanistan’ı egemenlik altına alan ve sömüren Latin soylusu efendilere karşı kader birliği yapmıştı… Türkmenlerin başlıca rakipleri Cenevizliler ve Rodos Şövalyeleri olmuştu. (Bkz. Batı Anadolu’da Yükselen Denizci Gâzî Beylikleri, Bizans ve Haçlılar –Prof Halil İNALCIK) bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 8(Resim 8: Akdeniz’de hegemonya savaşlarından biri, minyatür)

Öte yandan, Papalığın bu yıllarda Memluklerle ticareti yasaklaması(aforoz) Şövalyeleri mecburen Türklere yönlendirmiş ve Menteşe Beyliği ile aralarında sağlam ticari temellere dayanan ilişkiler kurulmasına yolaçmıştı. Menteşe Beyliği batının hububat, at ve diğer bazı erzak temininde önemli bir ticaret kapısı olmuştu. (Bkz. Ortaçağ Akdenizi’nde Menteşe Beyliği’nin iktisadî faaliyetleri ve at ticareti, Doç.Tülay Metin) 

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 9(Resim 9: Haçlı Donanması, minyatür)

Aydın-Menteşe Beyliği donanmaları ile Hospitaller (Rodos) Şövalyeleri-Cenova kuvvetleri arasında Batı Anadolu kıyılarında 1310-1319’larda cereyan eden savaşların ardından, Atina’daki Katalanlar’ın Türklerle ittifakı, bölgedeki Venedik çıkarlarını tehdit eder hale gelmişti. Aydınoğlu Umur Bey, 1319’da İzmir’i fethederek Martino Zaccaria’yı vergiye (haraçgüzar) bağlamış; ancak, kısa bir süre sonra bununla yetinmeyip 1334’de İzmir’i bu kez beylik devletinin bir ili haline getirmişti. (Bkz-Türklere karşı haçlı donanma ittifak teşebbüsü ve İzmir Haçlı Seferi: 1341 – 1351, Dr. Serdar Çavuşdere)

http://www.johschool.com/Makaleler/1287982781_1.%20Serdar%20%c3%87avu%c5%9fdere.pdf

14’ncü yüzyılda, Ege Adaları’na üç ayrı güç egemendi. Çanakkale Boğazı civarındaki adalar Cenevizlilerin; Yunanistan’a yakın olan adalar Venediklilerin; Dodecanese(12 Ada) ve diğer birkaç ada Rodos Şövalyelerinindi. Böylece, Ege Denizi’ndeki güçler dengesine Latin feodal senyörleri temsil eden İtalyan denizci cumhuriyetlerinin yanısıra, iki aktör daha katılmıştı; Türkler ve Şövalyeler…

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 10(Resim 10: Kale kuşatması, temsili)

Yukarda da değinildiği gibi, Rodos hakimi Şövalyeler, 12 Adalar’a (Dodecanese) kale-surlar inşa ederek Türkleri adeta anakaraya hapseder bir durum yaratmıştı.

1340’larda, Sisam, Sakız, Midilli, İzmir bölgesi de benzer bir durumla karşı karşıyaydı…

(Resim 11: Osmanoğulları, temsili)

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 111344’de Venediklilerin yoğun çabaları sonuç vermiş; Kıbrıs Krallığı ve Rodos gemilerinden oluşan 20 kadırgalık bir haçlı donanması İzmir limanındaki hisara baskın yapıp ele geçirmişti. Papa, İzmir limanının ele geçirilmesiyle artık Türk ilerlemesinin durdurulacağını düşünüyordu ve bu onlar için bir başlanğıçtı. Aydınoğlu Umur Bey, İzmir’i ele geçirmek için tekrar teşebbüste bulunmuşsa da giriştiği bu savaşı kaybedip (1347) şehit düşmüş; donanması yakılmış; limanları yağmalanmıştı. Sağ kalan gaziler ise Rumeli akınlarına katılmak için Osmanlı bayrağı altına koşmuştu…

(Bkz. Batı Anadolu’da Yükselen Denizci Gâzî Beylikleri, Bizans ve Haçlılar –Prof Halil İNALCIK)

Umur Bey, atası Çaka Bey gibi Türk dünyasının efsane kahramanına dönüşerek batıya doğru akınların, gazaların, fetihlerin sembolü haline gelmişti…

Bu vakıadan sonra, İzmir St. Peter Kalesi, 1402’ye kadar Papalık merkezli Şövalyelerin elinde kalacak ve bu durum, Bodrum’a yeni bir St Peter Kalesi inşa edilmesinin ikinci önemli evresini oluşturacaktır. Bu gelişme, aynı zamanda yeni bir gücün de habercisiydi; 14’ncü yüzyılın ikinci yarısında Ege’ye damga vuracak başka bir Türk gücü yükselmektedir; Osmanoğulları…

Bir sonraki bölüm, bugünkü Bodrum Kalesi’nin varlığı ile doğrudan ilintili olması nedeniyle “Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid, İzmir’i Şövalyelerin elinden neden almamıştı?” sorunsalı ile devam edecek. İzmir St. Peter Kalesi ile Bodrum St. Peter Kalesi arasında ilişki irdelenecek…

Devam edecek… Mehmet Çilsal

Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ASAYİŞ

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SİTE SAHİLLERİNE KADAR UZANDI…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bodrum göçmen GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SİTE SAHİLLERİNE KADAR UZANDI… arena g    menler

Ortakent Mahallesinde bulunan bir sitesinin sahil kısmından göçmen kaçakçılığı yapılacağı yönünde istihbari bilgiler elde edilmesi üzerine, Bodrum KOM Grup Amirliğince harekete geçildi. KOM Grup Amirliğince yapılan çalışmalarda, olayın organizatörleri olduğu tespit edilen 8 Türk  (A.K, T.K, S.B, H.G, Y.G, K.K, A.C, T.G) ile 1 Suriye uyruklu (M.M.) toplam 9 şahıs fiziki takibe alındı.

Şahıslardan K.K, H.G. ve Y.G. Gümbet Kavşağı civarında buluşarak göçmen şahısları almak üzere bir otele hareket ettikleri belirlendi. Otelden alınan göçmen şahıslar Y.G. idaresindeki araca bindirildiği ve çıkış noktasına doğru ilerlediği esnada A.C. idaresinde bulunan beyaz renkli bir aracın göçmen şahısların binmiş olduğu araca öncülük ettiği tespit edildi. Takibe alınan diğer şahısların ise denize hakim bir noktada durdukları Sahil Güvenlik ve polislerin olay yerine gelip gelmediklerini gözetledikleri belirlendi. Sitede güvenlik görevlisi olarak görev yapan A.K ve T.K isimli şahısların sahilde göçmen şahısları bekledikleri ve çıkış hazırlıkları yaptıkları KOM ekiplerince anbean kayıt edildi. KOM Grup amirliği ekipleri, göçmenler sahil kenarına getirildiğinde operasyona başladı ve Cumhuriyet Savcısının talimatıyla önceden takibe alınan 9 kişi eş zamanlı olarak gözaltına alındı. Bugün mahkemeye çıkarılan 9 kişiden T.Y. ve T.Ş. adli kontrol ile serbest kalırken, diğer şüpheliler tutuklanarak ceza evine gönderildi.

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

ESERLERİYLE DEĞİL, DEDİKODU VE İFTİRALARLA TOPLUMUN KAFASINI KARIŞTIRIYORLAR…

Yayınlanan

açık

Tarafından

nevzat kanber ESERLERİYLE DEĞİL, DEDİKODU VE İFTİRALARLA TOPLUMUN KAFASINI KARIŞTIRIYORLAR… nevzat kanber iyi parti ilce baskani 2

İYİ Parti Bodrum İlçe Başkanlığı tarafından bir basın açıklaması düzenlendi. Düzenlenen basın açıklamasında geçtiğimiz günlerde CHP Bodrum İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen Yerel Seçimler Değerlendirme toplantısında dile getirilen bazı söylemler hakkında açıklama yapan İYİ Parti Bodrum İlçe Başkanı Nevzat Kanber; “Partimize oy veren vatandaşlarımız, partimizin Genel Sekreteri Sayın Cihan Paçacı ve Bodrum Belediye Başkan Adayımız Sayın Mehmet Tosun hakkında kullanılan bazı ifadelere karşı duruşumuzu dile getirmek adına, bu basın toplantısını yapma mecburiyeti doğmuştur” dedi.

nevzat kanber ESERLERİYLE DEĞİL, DEDİKODU VE İFTİRALARLA TOPLUMUN KAFASINI KARIŞTIRIYORLAR… nevzat kanber iyi parti ilce baskani 4

İYİ Parti Bodrum İlçe Binasında İlçe Başkanı Nevzat Kanber tarafından düzenlenen basın açıklamasına İYİ Parti Bodrum Kurucu İlçe Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi Adayı Mehmet Onur Şahbaz, Belediye Meclis Üyesi Adayları Atilla Serttaş, Erkan Özşeker, İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri ve Partililer katıldı.

İYİ Parti ile CHP Genel Merkezleri arasında varılan uzlaşma gereğince, 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak Yerel Seçimlerinde 2 parti arasında oldukça kapsamlı bir ittifak çalışması olduğunun altını çizen İlçe Başkan Nevzat Kanber şunları söyledi;

“Muğla da bu kapsamda ittifak yapılacak iller arasındadır. An itibariyle, ilçeler bazındaki çalışmaların da olumlu sonlandırılması durumunda, 2 parti ilimizde birbirini destekleyerek seçime girecektir.

Değerli arkadaşlar, siyaset vatandaşa hizmet için yapılır. Bizler siyasete bir kavga alanı olarak bakmıyoruz. Vatandaşlarımızın, hangi partiden, hangi dinden, etnik kökenden, ideolojik görüşten geldiğine bakmadan, yaşamını kolaylaştıracak, daha kaliteli bir yaşam süreceği hizmetleri üretebileceğimiz bir uğraş olarak görüyoruz. Bu mücadeleyi yaparken, farklı siyasi partiler ve adaylarla yarışmak demokrasinin bir gereğidir. Ancak siyasette nezaketin ve saygının bir kenara bırakılmasını yadırgıyor ve şiddetle kınıyoruz.

Önceki gün yaşananlar da maalesef, hele hele Türkiye genelinde birbirlerine güç vermek için yola çıkmış 2 partiden birinin üyelerine hiç yakışmadı. Görüntüleri üzüntüyle izledik. Sadece kendi adımıza değil, CHP’nin bu düşüncede olmayan üye ve seçmenleri açısından da üzüldük. Bir partide İlçe Başkanlığı yapmış bir kişinin, hangi partiden olursa olsun, seçmenleri küçümsemek-aşağılamak gayesiyle söylediği ifadeleri kabul etmek mümkün değildir.”

nevzat kanber ESERLERİYLE DEĞİL, DEDİKODU VE İFTİRALARLA TOPLUMUN KAFASINI KARIŞTIRIYORLAR… nevzat kanber iyi parti ilce baskani 1İlçe Başkanı Kanber; “Çöpçü İfadesine Takılmış Değiliz”

CHP İlçe Başkanlığı basın toplantısında söylenen “Çöpçü” ifadesine takılı kalmadıklarını ifade eden Başkan Kanber; “Kaldı ki biz orada kullanılan “Çöpçü” ifadesine de takılmış değiliz. Bu gerçekten zor bir mesleği icra eden; saygı duyduğumuz, şehirlerimizin gizli kahramanı emekçilerin yaptığı bir meslek. Siyaseti vatandaşa hizmetkarlık aracı olarak gören bizler, bu ifadeden sadece gurur duyarız. Ancak ifadenin, bir partiye oy vermiş ya da o parti için çaba gösteren insanları aşağılamak, küçümsemek maksadıyla kullanıldığının açık olması kabul edilemez. Burada üzücü olan bir diğer durum ise, bu ifadelere bazı partililerin yoğun alkışlarla destek vermesi ve orada bulunan İl ve İlçe Başkanları ile Bodrum Belediye Başkan adaylarından hiç birinin bu yakışıksız duruma müdahale etmemesidir. Bodrum’u yönetme iddiasında olan bu arkadaşlarımızın, bu tavırlarını da vatandaşlarımızın dikkatine sunuyorum. İsimlerini öğrenememekle birlikte, bu konuyla ilgili basına kapalı bölümde uyarı ve eleştiri yapan birkaç CHP’li arkadaşa da buradan teşekkür ediyorum” dedi.

CHP Bodrum İlçe Başkanı Halil Karahan’ın, İYİ Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı hakkında söylediği sözlere de değinen Başkan Kanber; “Değerli basın mensupları; Toplantıda yaşanan 2. saygısızlık ise, Genel Sekreterimiz Sayın Cihan Paçacı’nın şahsına yönelik yapılmıştır. İlçe Başkanı Halil Karahan’ın, konuşmasının bir bölümünde Sayın Paçacıya yönelik “Patavatsız” ve “Haddini Aşan” şeklindeki ifadelerini, buradan kendisine iade ediyorum. Siyasette nezaket kadar, haddini bilmek ve saygılı olmak önemli erdemlerdendir” diyerek, İlçe Başkanı Halil Karahan’ın bir an önce özür dilemesini beklediklerini belirtti.

“Eserleriyle değil, dedikodu ve iftiralar ile toplumun kafasını karıştırıyorlar”

Başkan Kanber; “Toplantıda gündeme getirilen son konu ise gerçekten üzüntü ve acıyarak izlediğimiz bir başlık oldu. Siyasette yaptıklarıyla, eserleriyle öne çıkıp kabul göremeyenlerin, dedikodu ve iftiralarla toplumun kafasını karıştırmaya, bundan nemalanmaya çalıştıklarını görmek bize üzüntü verdi. CHP’nin 8 Belediye Başkan Aday Adayından birinin, 2009 yılında yaşanmış üzücü adli bir olayı, adayımız Sayın Mehmet Tosun’a bağlamaya çalışması en hafif tabiriyle iftiracılıktır. Alkollü 4 gencin karıştığı üzücü bir kavga, olayın ayrıntıları daha o yıllarda basında yer almış, sayın başkanımız da bu konuyla ilgili gerekli açıklamaları yapmış, olayın tarafları yasal merciler önüne çıkmış ve hiçbir siyasal tarafı olmadığı açıkken, bugün bunu siyaseten bir şeyler elde etmek gayesiyle gündeme getirmek, topluma bu olay üzerinden kaygılandırıcı mesajlar vermeye çalışmak, gerçekten anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir siyasetçi duruşu değildir. Halkımız artık bu tür yalan ve iftiralara gereken cevabı verecektir” dedi.

nevzat kanber ESERLERİYLE DEĞİL, DEDİKODU VE İFTİRALARLA TOPLUMUN KAFASINI KARIŞTIRIYORLAR… nevzat kanber iyi parti ilce baskani 3“Bodrum halkı Mehmet Tosun’u Bodrum Belediye Başkanı olarak görmek istiyor”

Yapılan tüm anketlerde ve sokakta vatandaşların Mehmet Tosun’u Bodrum Belediye Başkanı olarak görmek istediklerinin altını çizen İlçe Başkanı Nevzat Kanber şunları söyledi;

“Değerli basın mensupları, önümüzde çok önemli bir yerel seçim var. Bu yerel seçimler, Bodrum için son şans, köprüden önceki son çıkıştır. Bodrum’un sorunları artık ötelenemez, zamana yayılamaz. Bu seçimde Bodrum’un sorunlarını çözecek, Bodrum Belediyesi’ni vatandaşıyla buluşturacak, güler yüzlü, çalışkan hem de çok çalışkan, işinin ehli, dürüst bir başkan seçmeye ihtiyacımız var. Biz Sayın Mehmet Tosun’u bu niteliklere fazlasıyla sahip bir siyasetçi olarak halkımızın önüne çıkarttık ve müthiş bir teveccühle karşılaştık. Yapılan bütün anketlerde de, sokakta da vatandaşımızın Sayın Tosun’u Bodrum Belediye Başkanı olarak görmek istediğini görüyoruz. İttifak ortaklığına yürüdüğümüz sevgili CHP’li dostlarımıza da bu tür şık olmayan yol ve yöntemlerle değil de, yıllardır yönettikleri Bodrum’un sorunlarını nasıl çözeceklerine dair projeleriyle gündeme gelmelerini öneriyoruz.

Değerli Basın mensupları, Sayın Mehmet Tosun halen İYİ Parti’nin Bodrum Belediye Başkan adayıdır. Kendisinin CHP toplantısında iddia edildiği gibi hiçbir şekilde CHP’nin adayı olmak üzere kişisel bir girişimi bulunmamıştır. İttifak görüşmeleri sırasında bu teklif, yani Sayın Mehmet Tosun’un CHP’den aday olması ve 2 parti meclis listesinin de tek liste olarak yapılması önerisi, görüşmeleri yürüten CHP heyeti tarafından gelmiştir. Bunun da Bodrum kamuoyu tarafından bilinmesini rica ederiz.

Önümüzdeki sürecin Bodrum’a hayırlı olmasını diliyor, Bodrumlu hemşerilerimize saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.

Teşekkür ederiz.”

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

DENİZİN KIZLARI TÜRKİYE KUPASINDA ÇEYREK FİNALDE…

Yayınlanan

açık

Tarafından

yalıkavakspor hentbol DENİZİN KIZLARI TÜRKİYE KUPASINDA ÇEYREK FİNALDE… yalikavakspor kadin hentbol takimi

Bodrum’a Hentbolde Süper Lig heyecanını yaşatan Yalıkavak Spor Kulübü, geçtiğimiz hafta oynadığı eleme maçlarında gösterdiği üstün performansı ile Türkiye Hentbol Federasyonu (THF) tarafından düzenlenen THF Türkiye Kupası Maçları 2. Turu C Gurubu ikincisi olarak, çeyrek finale yükseldi.

İkinci tur maçları kapsamında ilk maçını Mardin Belediye Spor ile oynayan ve bu maçı kazanarak çeyrek finali garantileyen Yalıkavak Spor Kulübü, gurup ikincisi olarak tamamladığı karşılaşmaların sonunda THF 2018-2019 Sezonu Hentbol Kadınlar Türkiye Kupası Çeyrek Final mücadelelerinde Bodrum Bayrağını dalgalandırmaya hak kazandı.

4 grupta oynanan Hentbol Kadınlar Türkiye kupası 2. tur maçlarının ardından A grubunda Yenimahalle Belediyesi SK ve Ardeşen GSK, B grubunda Üsküdar Belediyesi SK ve Aksaray Belediyesi GSK, C grubudan Muratpaşa Belediyesi SK ve Yalıkavakspor, D grubunda ise Kastamonu Belediyesi GSK ve İzmir Büyükşehir Belediyesi GSK gruplarında ilk iki sırayı alıp çeyrek finalist oldular.

Çeyrek final karşılaşmaları kapsamında ilk maçlarını 27 Şubat tarihinde oynayacak olan Yalıkavak Spor Kulübü, lider Kastamonu Belediyesi GSK ile karşılaşacak.

Eşleşmelerin ardından konuya ilişkin bir açıklama yapan Yalıkavak Spor Kulübü Başkanı Mehmet Esen, aldıkları sonuçlardan çok memnun olduklarını belirterek, şu açıklamayı yaptı;

“Henüz süper lige yeni çıkan bir takım olarak, hedeflerimize doğru emin adımlarla yürüyoruz. Bizim her zaman kazanmaya olan kararlılığımız, her çıktığımız maçta en büyük motivasyonumuz oluyor. Oynadığımız kupa maçlarında neredeyse bütün rakiplerimizi eleyerek, kupada çeyrek finale kadar yükseldik.

Kupa maçlarında eşleştiğimiz Kastamonu Belediyesi GSK, THF Kadınlar Süper Ligi Lideri konumunda. Yani artık rakiplerimiz oldukça güçlü. Önümüzde uzunca bir süremiz var. Lig maçlarımız var. Türkiye Kupası’nı hedefimizin odağına yerleştirdik. 27 Şubat’a kadar iyi hazırlanıp, kupa mücadelemizi devam ettirmek en büyük amacımız. Biz birbirimize inanıyoruz. Bu mücadeleyi de kazanmak en büyük arzumuz. Kendi evimizde lider takımı ağırlayacağız. Bu da bizim en büyük avantajımız. Seyircimizin, Bodrum’un bize desteği o maçta tam olacaktır. Bu da bizim en büyük motivasyon kaynağımız olacaktır. O nedenle maça daha avantajlı başlayacağımızı düşünüyorum.”

Hentbol Türkiye Kadınlar Kupası Çeyrek Final mücadelesinde lider Kastamonu Belediyesi GSK ile Bodrum Belediyesi Binnaz Karakaya Kapalı Spor Salonu’nda karşılaşacak olan Yalıkavak Spor Kulübü, 16 Mart tarihinde maçın rövanşını Kastamonu’da oynayacak. Her iki maçın sonunda avantajlı olan takım, Ardeşen GSK – Üsküdar Belediyesi SK karşılaşmalarının kazananı ile yarı final maçı oynayacak.

Okumaya devam et

Son Haberler