Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

Yayınlanan

açık

bodrum kalesi  Mehmet   ilsal yaz   dizisi 7
bodrum kalesi  divenire group2

Bodrum St. Peter Kalesi’nin inşa sürecinde iki önemli evre; Rodos ve İzmir…

Akdeniz’de, tarihte Rodos kadar rol oynamış bir ada daha yoktu” dense, yeridir.Gerçekten de Rodos, sadece Antik Halikarnas’a kale yapılmasına giden süreçte değil; aynı zamanda Türklerin tüm Ege ve Akdeniz’e hakim olmasında da kilit rol oynamıştı.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 1( Resim 1: Rodos, gravür)

Bu yüzyıllar, Moğol akınlarının kabus derecesinde tehlike arzetmeye devam ettiği; Bizans İmparatorluğu’nun Korsanlar, Latinler, Papalık ve Türkler tarafından istila edildiği yıllardı.

Akdeniz korsan kaynıyordu; ama bir o kadar da Katalan, Sırp, Arnavut gibi paralı askerlerle doluydu. Bunlar arasında Türklere dahi rastlamak mümkündü. Bizans İmparatoru’nun 13’ncü yüzyıla girerken Akdeniz’deki korsanlık faaliyetlerini durdurmak maksadıyla getirttiği Catalunya ve Calabriyalı paralı askerlerin bazıları İmparator’u terketmiş; bazıları Hospitaller Şövalyeleri ile bazıları ise Türklerle bir olarak Grek topraklarını istilaya gitmişti. Atina dükalığı böyle kurulmuştu mesela.

Bizans İmparatoru, tasarruf için Ege limanlarındaki donanma gemilerini tasfiye yoluna gidince, bu durum en çok Türklerin işine yaramıştı. Rum gemici, tersane işçisi, esnafı işsiz kalınca korsanlığa merak salmış ve zengin Latin tüccar gemilerinde yevmiyeli olarak çalışmaya başlamıştı. Aydınoğulları Beyliği Donanması, işte bu işsiz güçsüz yerli Rumlardan kurulmuştu. Ege kıyılarını fetheden ve kendi küçük beyliklerini kuran Türkler, birkaç gemi inşa eder etmez adalara saldırıyordu. Yine de Türk denizcilerinin ciddi bir tehdit haline gelmesi 1330’lardan sonra mümkün olabilmişti.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 2

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

(Resim2: Korsanlar, temsili)

Küçük Asya’da, 13.yy’ın sonlarında Osmanlı, Ramazan, Dulkadir, Saruhan, Menteşe, Aydınoğulları gibi pek çok küçük beylik devleti kurulmuştu bile. Papalık, Ceneviz, Venedikliler arasında nasıl ki anlaşmazlıklar mevcutsa, Türk beylikleri de aynı şekildeydi. İttifaklar bir kurulup bir bozuluyordu. Örneğin 1330’larda, Aydın ve Saruhanoğullarına karşı Menteşeoğulları ve Venedikliler ittifak halindeydi. Yüzyılın ortalarında bu ittifak bozulmuş, Menteşeoğulları saf değiştirmişti.

Öte yandan, Avrupa asilleri, soylu zengin aileler, Ege ve Küçük Asya’da kendi küçük devletlerini kurmak için adeta aralarında yarışıyor; Levant’a yelken açıyorlardı. Lesbos’daki (Midilli) Gattilusi, Chios’taki(Sakız) Zaccaria, Naksos’daki Marco Sanudo, Ios’taki Menego Schiavo dükalıkları bunların bazılarıydı. Yeni kurulan bu Latin dükalıkları arasındaki ilişkiler her zaman dostâne bir görünüm arzetmiyordu… Türk tehlikesinin ortaya çıkışı, sanıldığının aksine, bir tarafta Hıristiyanların diğer tarafta Müslümanların yer aldığı iki düşman kampın teşekkülü ile sonuçlanmamıştı. Hıristiyanlar zaten derin ayrılık ve çatışmalarla çalkalanmaktaydı. İki büyük denizci güç, Venedik ve Cenova sık sık birbiriyle savaşıp duruyordu.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 3(Resim 3: Türk istilaları, temsili)

İstilacı Türkler; Eğriboz, Mora, Teselya’dan Çanakkale’ye kadar tüm kıyı ve ada halklarını tedricen haraçgüzârları haline getirmişti. Öyle ki, Cenevizli Salgruzo di Negro gibi denizlerde dolaşan Latin savaşçılar Türklerin hizmetine bile girmeyi kabul etmişti. Latin Dükalıklar, güvenliklerinin sağlanması karşılığında Türklerin talep ettiği yıllık haracı ödemeyi kolay bir çözüm addetmişler ve kendi egemenliklerini korumak adına teb’alarından ek vergiler toplamaya razı olmuşlardı.

(Bkz “Changing Masters in Aegean” Elizabeth A. Zachariadou, Çeviren: Doç.Serdar Çavuşdere)

Rodos’a ilk Türk hücumu 1300’lerin başında Menteşeoğlu Mesud Bey tarafından yapılmış ve Ada’nın büyük bir kısmı ele geçirilmişti. 1302-1303’de yaşanan deprem paniğinden de faydalanarak çeşitli yağma akınları düzenleyen Menteşeoğulları arasında çıkan kavgalar sırasında İbrahim Bey Şövalyeler ile işbirliğine gidince, bu ilişki savaş sebebi sayılmış; adanın kadim halkı Rumlar diğer beyin tarafını tutarak Şövalyelere karşı Türkmenler ile askerî işbirliği yapmıştı. Buna rağmen, Rodos, 1309’un sonunda Şövalyelerin eline geçmişti. Menteşeoğlu Türkmenleri, Cenovalı Korsan Antonio Spinola’nın desteği de dahil her yolu sık sık denediyse de Ada’yı bir daha ele geçirememiş; 1318’den itibaren bu kez Aydınoğlu Türkmenleri’nin korsan akınları başlamış ama tüm bunlar sonuçsuz kalmıştı.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 4(Resim 4: Rodos haritası-kartograf, Piri Reis)

Tüm adalarda olduğu gibi Rodos’un fethi esnasında da yerli halk çok acı çekmişti. Ahalinin bir kısmı öldürülmüş, önemli bir kısmı köle olarak satılmış, pek çoğu da yerlerinden edilmişti.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 5(Resim 5: Köle ticareti, gravür)

Bazı Rumlar, daha iyi bir yer edinme arzusuyla oğullarını katolik tarikata vermek istese de talepleri geri çevrilmişti.

Rodos’un yeni hakimi Şövalyeler, adaya ilk olarak bir hastane kurmuş; ardından da kale ve sur yapımına girişmişti. Böylece Rodos, çok geçmeden korsan barınağı haline gelmiş ve burdan düzenlenen saldırılar İskenderiye-İstanbul güzergâhında seyreden ticaret gemilerini hedef almaya başlamıştı. Ada’yı adeta bağımsız bir devlet gibi yönetmeleriyle birlikte de artık heryerde Rodos Şövalyeleri olarak nam salmışlardı. (Bkz, “Haçlı Korsanlar: Saint Jean Şövalyeleri ve Akdeniz’de Haydutluk”, makale-Ayşe Devrim Atauz)

Haçlılar Birliği, Dodecanese’in(12 Adalar) en büyük adası olan Rodos’u üs haline getirdikten sonra, Bizans İmparatorun’dan diğer adaların üstünde toprak parçaları satın almaya başlamıştı. Kos, Simi, Kastellorizo ​​ve hatta Bodrum(!) bunların arasındaydı. (Bkz.-Sayfa 761, Alan V. Murray, ed. The Crusades. Santa Barbara)

Hospitaller savaşçı tarikatı, Anadolu kıyılarında, Teke’de Makri Körfezi’nden Çukurova (Kilikya)’ya kadar birçok önemli deniz üssünü zaptetmişti. (Batı Anadolu’da Yükselen Denizci Gâzî Beylikleri, Bizans ve Haçlılar –Prof Halil İNALCIK)

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 6(Resim 6: Şövalyeler, temsili)

Rodos sürecinde, Haçlılar Birliği’ne ait Avrupa’daki manastır bölgelerinin “Langue” (dil) birliklerine ayrılmasıyla diller sistemi ortaya çıkmıştı. Şövalyeler başlangıçta beş ayrı ülkeden gelen birlik oluşturmuşken, sonradan dil bölge sayısı yediye yükselmişti. Bunlar; Provence, Auvergne, Fransa, İtalya, İspanya, İngiltere ve Almanya idi…Daha sonra sekizinci dil olarak Kastilya (Portekiz) bölgesi de tarikata alınmıştı…(Bkz – Sayime Durmaz, Kuruluş sürecinden Malta kuşatmasına Hospitalier Şövalyeleri – David Nicolle, Knight Hospitaller-2),1306-1565)

Akdeniz’de ticari hayat ve ittifaklar

Akdeniz-Ege korsan kaynasa da Ceneviz ve Venediklilerin rekabet içinde oldukları bir ticaret deniziydi. Doğu Akdeniz’de Yahudi ve Rumları bir kenara itip bölgedeki tekeli ele geçiren bu iki tüccar devleti, büyük ordulara sahip değildi; bu yüzden de kim hegemonya kurmuşsa ona yanaşıp işlerini yürütmeye çalışıyorlardı. Kuzey ve Doğu Karadeniz’de(Kafkas-Kırım) hükümranlığını sürdüren Altınordu Devletine ait ürünlerin de, Anadolu’daki ürünlerin de nerdeyse tamamını bunlar satın alıp Avrupa dünyasına satıyorlardı. Dolayısıyla hem Ceneviz, hem de Venedik tüccarları, Türk dünyası halklarının refahı açısından çok önemliydi.

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 7(Resim 7: 14.YY Akdeniz’de ticaret, temsili)

Venedik ve Cenevizlilerin arasındaki amansız mücadele, biryandan korsanlığın görülmemiş derecede artışına, dolayısıyla yerli Rumların Latin efendilerine karşı düşmanlığına yolaçarken, bir yandan da Ege dünyasında Türkmen yayılışını hazırlayıp kolaylaştırmıştı. Rumlar ve Türkmenler aynı ortak düşmana karşı işbirliğine gitmiş; Ege adalarını, Mora’yı ve Yunanistan’ı egemenlik altına alan ve sömüren Latin soylusu efendilere karşı kader birliği yapmıştı… Türkmenlerin başlıca rakipleri Cenevizliler ve Rodos Şövalyeleri olmuştu. (Bkz. Batı Anadolu’da Yükselen Denizci Gâzî Beylikleri, Bizans ve Haçlılar –Prof Halil İNALCIK) bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 8(Resim 8: Akdeniz’de hegemonya savaşlarından biri, minyatür)

Öte yandan, Papalığın bu yıllarda Memluklerle ticareti yasaklaması(aforoz) Şövalyeleri mecburen Türklere yönlendirmiş ve Menteşe Beyliği ile aralarında sağlam ticari temellere dayanan ilişkiler kurulmasına yolaçmıştı. Menteşe Beyliği batının hububat, at ve diğer bazı erzak temininde önemli bir ticaret kapısı olmuştu. (Bkz. Ortaçağ Akdenizi’nde Menteşe Beyliği’nin iktisadî faaliyetleri ve at ticareti, Doç.Tülay Metin) 

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 9(Resim 9: Haçlı Donanması, minyatür)

Aydın-Menteşe Beyliği donanmaları ile Hospitaller (Rodos) Şövalyeleri-Cenova kuvvetleri arasında Batı Anadolu kıyılarında 1310-1319’larda cereyan eden savaşların ardından, Atina’daki Katalanlar’ın Türklerle ittifakı, bölgedeki Venedik çıkarlarını tehdit eder hale gelmişti. Aydınoğlu Umur Bey, 1319’da İzmir’i fethederek Martino Zaccaria’yı vergiye (haraçgüzar) bağlamış; ancak, kısa bir süre sonra bununla yetinmeyip 1334’de İzmir’i bu kez beylik devletinin bir ili haline getirmişti. (Bkz-Türklere karşı haçlı donanma ittifak teşebbüsü ve İzmir Haçlı Seferi: 1341 – 1351, Dr. Serdar Çavuşdere)

http://www.johschool.com/Makaleler/1287982781_1.%20Serdar%20%c3%87avu%c5%9fdere.pdf

14’ncü yüzyılda, Ege Adaları’na üç ayrı güç egemendi. Çanakkale Boğazı civarındaki adalar Cenevizlilerin; Yunanistan’a yakın olan adalar Venediklilerin; Dodecanese(12 Ada) ve diğer birkaç ada Rodos Şövalyelerinindi. Böylece, Ege Denizi’ndeki güçler dengesine Latin feodal senyörleri temsil eden İtalyan denizci cumhuriyetlerinin yanısıra, iki aktör daha katılmıştı; Türkler ve Şövalyeler…

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 10(Resim 10: Kale kuşatması, temsili)

Yukarda da değinildiği gibi, Rodos hakimi Şövalyeler, 12 Adalar’a (Dodecanese) kale-surlar inşa ederek Türkleri adeta anakaraya hapseder bir durum yaratmıştı.

1340’larda, Sisam, Sakız, Midilli, İzmir bölgesi de benzer bir durumla karşı karşıyaydı…

(Resim 11: Osmanoğulları, temsili)

bodrum kalesi  bodrum kalesi mehmet cilsal 111344’de Venediklilerin yoğun çabaları sonuç vermiş; Kıbrıs Krallığı ve Rodos gemilerinden oluşan 20 kadırgalık bir haçlı donanması İzmir limanındaki hisara baskın yapıp ele geçirmişti. Papa, İzmir limanının ele geçirilmesiyle artık Türk ilerlemesinin durdurulacağını düşünüyordu ve bu onlar için bir başlanğıçtı. Aydınoğlu Umur Bey, İzmir’i ele geçirmek için tekrar teşebbüste bulunmuşsa da giriştiği bu savaşı kaybedip (1347) şehit düşmüş; donanması yakılmış; limanları yağmalanmıştı. Sağ kalan gaziler ise Rumeli akınlarına katılmak için Osmanlı bayrağı altına koşmuştu…

(Bkz. Batı Anadolu’da Yükselen Denizci Gâzî Beylikleri, Bizans ve Haçlılar –Prof Halil İNALCIK)

Umur Bey, atası Çaka Bey gibi Türk dünyasının efsane kahramanına dönüşerek batıya doğru akınların, gazaların, fetihlerin sembolü haline gelmişti…

Bu vakıadan sonra, İzmir St. Peter Kalesi, 1402’ye kadar Papalık merkezli Şövalyelerin elinde kalacak ve bu durum, Bodrum’a yeni bir St Peter Kalesi inşa edilmesinin ikinci önemli evresini oluşturacaktır. Bu gelişme, aynı zamanda yeni bir gücün de habercisiydi; 14’ncü yüzyılın ikinci yarısında Ege’ye damga vuracak başka bir Türk gücü yükselmektedir; Osmanoğulları…

Bir sonraki bölüm, bugünkü Bodrum Kalesi’nin varlığı ile doğrudan ilintili olması nedeniyle “Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid, İzmir’i Şövalyelerin elinden neden almamıştı?” sorunsalı ile devam edecek. İzmir St. Peter Kalesi ile Bodrum St. Peter Kalesi arasında ilişki irdelenecek…

Devam edecek… Mehmet Çilsal

bodrum kalesi    rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ASAYİŞ

KOS’A SÜRÜKLENEN TEKNEYE SAHİL GÜVENLİK MÜDAHALE ETTİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bodrum sahİl gÜvenlİk KOS’A SÜRÜKLENEN TEKNEYE SAHİL GÜVENLİK MÜDAHALE ETTİ… bodrum asayis 1
bodrum sahİl gÜvenlİk KOS’A SÜRÜKLENEN TEKNEYE SAHİL GÜVENLİK MÜDAHALE ETTİ… divenire group2

Arızalanarak İstanköy (Kos) Adası’na doğru sürüklenen tekne, Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı.

Dün öğleden sonra Bodrum açıklarında yaşanan olayda, gezinti amaçlı denize açılan ve içerisinde 4 kişinin bulunduğu “Giray-2” isimli teknede makine arızası meydana geldi. Arızanın ardından esen rüzgarın yönü ve akıntının etkisiyle tekne Yunanistan’ın İstanköy Adası’na doğru sürüklenmeye başladı.

Cep telefonu ile yardım istediler…

Yaşanan arıza gideremeyince teknedekiler cep telefonuyla 112 Acil Çağrı Merkezi’nin arayıp yardım istedi. İhbarı alan bölgede görevli Sahil Güvenlik Güney Ege Grup Komutanlığına bot, bölgeye ulaştı. Teknede bulunan 4 kişinin emniyetinin sağlanmasının ardından tekne çekilerek Akyarlar sahiline getirildi.

bodrum sahİl gÜvenlİk KOS’A SÜRÜKLENEN TEKNEYE SAHİL GÜVENLİK MÜDAHALE ETTİ…   rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et

ASAYİŞ

HAMİLE SÜRÜCÜ KAZAYI UCUZ ATLATTI…

Yayınlanan

açık

Tarafından

ortakent kaza HAMİLE SÜRÜCÜ KAZAYI UCUZ ATLATTI… bodrum trafik kazas
ortakent kaza HAMİLE SÜRÜCÜ KAZAYI UCUZ ATLATTI… divenire group2

Ortakent Kavşağında yaşanan trafik kazasında bir kamyonetle otomobil kavşakta çarpıştı.

Vatandaşların yaşanan kaza sonrasında 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yaptığı ihbar üzerine kaza mahalline 112 Acil Sağlık, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Ambulansa alınan yaralı, ilçedeki özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınırken, sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

30 Haftalık hamile sürücüde bebeği de iyi…

Kaza, gece saatlerinde Ortakent Bayraklı Kavşağı’nda yaşandı. Caner Akbaş idaresindeki 48 KA 903 plakalı kamyonetle, kavşaktan yola çıkmaya çalışan Özgür Gözüm’ün kullandığı 48 BU 752 plakalı otomobil çarpıştı. Kazada 30 haftalık hamile olduğu öğrenilen anne adayı Özgür Gözüm yaralandı.

ortakent kaza HAMİLE SÜRÜCÜ KAZAYI UCUZ ATLATTI…   rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

KÜDÜR’E AYAKKABIYLA GİRERKEN BİLE DÜŞÜNMELİYİZ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

yalikavak küdür KÜDÜR’E AYAKKABIYLA GİRERKEN BİLE DÜŞÜNMELİYİZ… yal  kavak kudur calistayi 1
yalikavak küdür KÜDÜR’E AYAKKABIYLA GİRERKEN BİLE DÜŞÜNMELİYİZ… divenire group2

Bodrum Belediyesi ve TMMOB Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği öncülüğündeki Küdür Platformu tarafından düzenlenen “Küdür Yarımadası Bütüncül Koruma Alan Yönetimi ve Eylem Planı” Çalıştayı bugün yapılan konuşma ve sunumlardan sonra tamamlandı

Dün sabah STK ve Bilim insanlarının katılımı ile Yalıkavak’ta başlayan çalıştaydan sonunda yayınlanan sonuç bildirgesi aşağıdaki şekilde oluştu.

yalikavak küdür KÜDÜR’E AYAKKABIYLA GİRERKEN BİLE DÜŞÜNMELİYİZ… yalikavak kudur calistayi tamamlandi 1“15-16 Haziran 2019 tarihinde Yalıkavak Mehmet Bayzıt Kültür Merkezinde gerçekleştirdiğimiz Çalıştay kapsamında 2 gün boyunca bilim insanlarımız ve kurum temsilcilerimizin anlattıkları ışığında gördük ve anladık ki;

Küdür Merası’na bir şekilde yolumuz düştüğünde gördüğümüz kertenkelelerin, keçilerin, fokların, kekiklerin, balıkların, katırtıknaklarının, yosunların, martıların, şahinlerin, sakızdırıklarının, ılgınların, çekirgelerin ötesinde farketmediğimiz bir hayat olduğunu; merakla baktığımız kaya mezarları ve yapı kalıntılarının aslında çok eski çağlara uzanan tarımsal bir yerleşim kültürüne ait olduklarını; kayalıkların yeryüzünün şekillenmesine dair önemli jeolojik dönemleri işaret ettiğini ve onmilyon yıldır orada olduklarını; güzelim Kelebeklerin Ege’nin karşı kıyılarına kadar gidip geldiklerini; bildiğimizden çok daha fazla tür balığın Küdür kıyılarında yaşadığını; koylarda su içinde görünen taş sıralarının zeytinyağı ihraç limanları kalıntıları olduğunu; denizcilerin binlerce yıldır fırtınalarda Küdür koylarına sığındıklarını; Küdür’ün yerel halkın hatıralarındaki yerini keyifle öğrendik, dinledik, gördük. Ve Küdür’ün Bodrum Yarımadamızın yaşamakta olduğu süreçte tabiatın sığındığı biricik yer olarak “ayakkabıyla girerken bile düşünmemiz gerektiği” hisleriyle sarmalandık.

Çalıştayın bir ilk adım olduğunu belirterek, coğrafyamızı yaşanamaz ve sürdürülemez hale getiren imar ve yapılaşma temelli planlama modelinin acilen terkedilmesini ve coğrafyamızı insanıyla beraber korumayı, tüm unsurlarının rehabilitasyonunu ve sürdürülebilirliği esas alarak hazırlanacak öncelikle Küdür’den başlayarak bir “Bütüncül Alan Yönetimi ve Eylem Planı” uygulanmaya konmalıdır. Bu hazırlığın, tüm kurum, kuruluş ve sivil insiyatiflerle birlikte platformumuz tarafından yapılacağını, ısrarla takip edileceğini kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

yalikavak küdür KÜDÜR’E AYAKKABIYLA GİRERKEN BİLE DÜŞÜNMELİYİZ…   rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et

Son Haberler