Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

TÜM İNANÇLARA ÖZGÜNLÜĞÜ İLE YAKLAŞIP ÖZGÜRLEŞMESİNİ SAVUNUYORUZ…

Yayınlanan

açık

alevi TÜM İNANÇLARA ÖZGÜNLÜĞÜ İLE YAKLAŞIP ÖZGÜRLEŞMESİNİ SAVUNUYORUZ… hukumet projesini alevi dusmanligi uzerine insa etti 2
alevi TÜM İNANÇLARA ÖZGÜNLÜĞÜ İLE YAKLAŞIP ÖZGÜRLEŞMESİNİ SAVUNUYORUZ… yatu bodrum Corolla 728x150

Bodrum Alevi Bektaşi Kültür Derneği Cemevi, “Alevilerin hak arayışı, siyasilerin Alevilere bakışı” başlığıyla panel düzenledi. Panelde konuşan HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, CHP Antalya Milletvekili Necati Yılmaz ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan önemli mesajlar verdiler…

Moderatörlüğünü Yazar-Antropolog Hasan Harmancı’nın yaptığı panele konuşmacı olarak HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, CHP Antalya Milletvekili Necati Yılmaz ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan katıldı. Bodrum  Heredot Kültür Merkezi’nde gerçekleşen etkinliğe PSAKD şubeleri, HDP ve CHP yönetimlerinin dışında çok sayıda yurttaş katıldı.

HARMAN: ALEVİLER YÜZYILLARDIR GÜVENLİK SORUNU İLE KARŞI KARŞIYA

Panelin moderatörlüğünü yürüten ve açılış konuşması yapan Yazar-Antropolog Hasan Harmancı Alevi toplumunun bu topraklarda yüzyıllardır güvenlik sorunu ile karşılaştığını ve iktidarlar tarafından sürekli hedef alındığını belirterek şöyle konuştu:

“Aleviler yaşadıkları topraklarda yüzyıllardır en çok karşılaştıkları şey güvenlik sorunudur. Çünkü kendi mazlumiyetlerinden öte inançlarının yarattığı felsefe ve o felsefeye bağlı olarak da günlük yaşamlarını sürdürmeleri iktidar alanları tarafından kaldırılmıştır. Bir kurbanın aranması ve birinin ötekileştirilmesi fırsatı olduğunda ilk yönenilen kesim Aleviler oluyor. Bunun en önemli nedeni Alevilerin örgütsüz olması değildir. Aleviler pir-talip-mürşit biçiminde çok güçlü bir örgütlülüğe sahiptir. İktidarlara karşı kendilerini, doğanın hakkını korumak ve karşısındakinin insan olduğunu düşünerek onun yaşam alanlarını sınırlamamak üzere yaşamlarını kurmuşlardır. Gelin görün ki adaletin ilkokullarda öğretildiği, adaletin sınanmadan hak ve özgürlük sayıldığı bir dünyada Aleviler yok sayılmanın ötesinde önemli hak ihlalleri ile karşı karşıya kalıyor.”

alevi TÜM İNANÇLARA ÖZGÜNLÜĞÜ İLE YAKLAŞIP ÖZGÜRLEŞMESİNİ SAVUNUYORUZ… hukumet projesini alevi dusmanligi uzerine insa etti 1KAPLAN: ALEVİ KURUMLARI BELEDİYELER GİRDABINDAN KURTULMALIDIR

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, “Alevi kurumları ekonomik özgülüklerini kazanıp kendi ibadethanelerini kendileri yapmadığı sürece bu girdaptan kurtulmak mümkün değildir” dedi. Kaplan konuşmasında şunları vurguladı:

“İktidar kendine ait Alevi kurumları oluşturmaya çalışıyor. Belediyeler kendine ait Alevi kurumları oluşturmaya çalışıyor. Oradan bu cepheyi yönetmeyi kalkıyorlar. Belediyeler Alevilerin en büyük ocakları olmuş durumunda. Aleviler istek ve talepleri belediyeler tarafından karşılamak zorunda kalıyorlar. Alevi kurumları ekonomik özgürlüklerini kazanıp kendi ibadethanelerini kendileri yapmadığı sürece bu girdaptan kurtulmak mümkün değildir. Türkiye’de Alevi kurumlarının çok sayıda cemevi var. Önemli oranda bu cemevleri belediyenin elindedir. Belediyeden atanan müdürlerle cemevlerimizi yönetiyorlar. Bunlar siyasilerin Alevileri kontrol altında tutmadaki göstergesidir. Siyasi partiler bizim olmazsa olmazımızdır. Ancak Alevilerin siyasi partilere nasıl baktığı da çok önemlidir. Maalesef iyi bir noktada değiliz. Alevi kurumlarında genel başkanlık, yöneticilik yapmış arkadaşlarımız siyasi partilerin kapısında beklemeyecek.”

DOĞAN: TEK İNANÇ VE ULUS SİSTEMİNE DAYALI DEVLET MODELİ DAYATILDI

“1924 Anayasası ile  tek ulusa, tek inanç sistemine dayanan bir devlet modeli dayatıldı ve Aleviler çok ciddi hak ihlalleri ile karşı karşıya kaldı” diyen HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, bu sisteme dair ciddi eleştiriler olmadan bugünü anlamanın sıkıntılı olacağını dile getirdi.

“Alevilik, halkların tarihsel süreç içerisinde bir araya gelerek oluşturduğu bir üründür, baldır. Arının her çiçekten beslenerek oluşturduğu bir üründür. Bu felsefenin gelişmesi batini ile zahirin buluştuğu noktadan dünyaya bakmaktan çok, geliştirdikleri felsefenin toplumsallaşması ile kendi öğretilerini ileri süreçlere aktarması da değerlidir. Özgür öğretimizin bir sürü sorunları var. Çok ciddi hak ihlalleri ile karşı karşıya. 1924 anayasası ile tek ulusa ve tek inanç sistemine dayanan bir devlet modeli dayatıldı. Bu 90 yıllık süreç içerisinde Cumhuriyetin belli kazanımlarının yanında tekçi yapısını da eleştirmeden geçmeden gerekir. Ciddi eleştiriler yapmazsak bugünü anlamakta sıkıntı çekeriz. 1924 yılında 442 sayılı köy kanunu çıkartıldı. İçinde cami, otlak, harman yeri olan yere köy denir ibaresi vardır. Peki camisi olmayan yerler? Sünni bir bakış var burada. Yine aynı maddenin 13. maddesinde köylünün zorunlu yapacağı işler başlığında her köye bir mescit yapmak gelir. Tabir yerinde ise Osmanlı kurumları sadece isim değiştiriyor. Bir revizyondan geçiriliyor. 1961 Anayasası’nda da Diyanet’in bir yapılanmasını görüyoruz. İmam hatiplerin gelişmesine katkı sağlayacak yasalar çıkartılıyor. 12 Eylül ile birlikte Türk-İslam sentezinin yeşil kuşak denen bir kuşağın geliştirilmesi ile devlet ideolojik bir tercihte bulundu. Gelinen aşamada siyasal islam devletin ideolojisi ve yeni şeklidir” diye konuştu.

“EN ÖNEMLİ ASİMİLASYON KURUMU DİYANET’TİR”

Doğan Diyanet’e dair sözlerinin devamında ise şunları vurguladı:

“Bugün en önemli asimilasyon kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı’dır. 100 bini aşan kadrosu var. Bu ülkenin 10 bakanlığından fazla bütçesi olan bir kurum Alevileri bırakın  kendi yarattığı inanç dışında hiçbir inanca destek olmayan bu kurumun kapatılması lazım. Alevilerin en önemli talebi de budur aslında. Devlet mekanizması ile Aleviler bu asimilasyondan kurtulamıyor. Cemevlerinin bugünkü statüsünün kabul edilip edilmemesi önemli değil. Biz meşruyuz ve cemevleri bizlerin ibadethesidir.”

 “TÜM İNANÇLARA ÖZGÜNLÜĞÜ İLE YAKLAŞIP ÖZGÜRLEŞMESİNİ SAVUNUYORUZ”

Osman Baydemir hakkında Diyarbakır’da Alevilere cemevi tahsis ettiği ve ibadathane olarak kabul ettiği için fezleke hazırlandığını hatırlatan Doğan şunları vurguladı:

“Eşitlerarası hukukta, anayasal ve demokratik  bir düzlemde bizlerin de isminin tanımlanması, o düzleme getirilmesi gerekir. Diyanet’in kaldırılmasını bir siyasi partinin açıkça ifade etmesi lazım. HDP bu yüzden Diyanet kaldırılmadıkça hiçbir inancın özgürleşmesi ve kendini ileri kuşaklara aktarması çabası söz konusu olamaz. Siyaset kurumları elbette ki asimilasyonun önünde duracak ve tek siyasette tüm inançları kapsamalı. Partimiz tüm inançlara özgün yaklaşmaktadır. Tüm inançların da özgürleşmesini savunmaktadır. Osman Baydemir’in başkanlık yaptığı dönemde belediye meclisinden geçen bir karar vardı. Cemevleri ibadethanedir. Alevi inancının ve öğretisinin ibadethanesidir dediği için kendisi hakkında fezleke hazırlandı. Yine Karakoçan’da, Dersim’de, Varto’da belediye meclislerinden cemevleri ibadethanedir kararı  çıkartıldı. Tabi bu kararların çoğalması gerekiyor.”

YILMAZ: HÜKÜMET PROJESİNİ ALEVİ DÜŞMANLIĞI ÜZERİNE İNŞA ETTİ

“Aleviliğin içerisini boşaltmaya yönelik cami-cemevi projesi, çalıştaylar ve bununla birlikte eğitimden çalışmaya varıncaya kadar büyük bir tehdit altında olduğumuz gerçeği değişmiş değil” diye vurgulayan CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz ise şunları vurguladı:

“27 yıllık Alevi örgütlülüğü bizi buraya getirmemeliydi. Bunu söylerken bu süre içerisinde çabaları ve başarıları görmezden de gelemeyiz.  Aleviliğin üzerindeki her türlü inkar ve asimilasyon gerek içerde gerek dışarıda sürmektedir. Aleviliğin içerisini boşaltmaya yönelik cami-cemevi projesi, çalıştaylar ve bununla birlikte eğitimden çalışmaya varıncaya kadar büyük bir tehdit altında olduğumuz gerçeği değişmiş değil. Biliyoruz bu hükümet siyasi projesini Alevi düşmanlığı üzerine inşa etti. Adım adım bugüne gelirken bunu çok ciddi bir argüman olarak kullandı. Ordu ile hesaplaşırken yeniçeri ordusu dedi. Yargı ile hesaplaşırken yine bir Alevi yaftalaması üzerinden bu hesaplaşmaya girdi. Ortadoğu’da halkları birbirine boğazlatırken yine mezhepçi bir iç politika üzerinden Alevi karşıtı bir politika izledi. İnanç önderlerimizin veci sözlerini ve anlatımlarını kendi kirli emelleri için meşrulaştırıcı bir dille kullandı. Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e aktarılan iktidar aklı var. Bunun içinde Cumhuriyet’e düşen eksikliklerde var. Laikliğin gerçek anlamıyla bu topraklarda yaşanmadığını ve Alevilerin hak ettiği yaklaşımı görmediğini biliyoruz. Hayır sürecinde olduğu gibi 2019 seçimimde yan yana durmamız lazım. Bu iktidarın muhalif gördüğü kesimlerle bir araya gelmek durumundayız.”

Panel soru-cevap kısmı ve plaket töreni sonrası sona erdi.

Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ASAYİŞ

HAVUZ DA KORKULU ANLAR…

Yayınlanan

açık

Tarafından

rusya HAVUZ DA KORKULU ANLAR… havuz bagulma1
rusya HAVUZ DA KORKULU ANLAR… yatu bodrum Corolla 728x150

Rusya’dan Bodrum’a tatile gelen bir Rus ailenin 12 yaşındaki kızları kaldığı otelin havuzunda ölümden döndü. Komaya giren ve yoğun bakımdaki tedavisi devam eden çocuğun hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.

Rus Zvezda televizyonunun aktardığına göre St. Petersburg’dan ailesiyle Türkiye’ye tatil için gelen 12 yaşındaki bir kız çocuğu, Bodrum’da kaldığı otelin havuzunda yüzerken pompa borusunun içine çektiği kolunu kurtaramadı. Son anda birkaç kişinin müdahalesiyle boğulmak üzereyken sudan çıkarılarak Denizli’de bir hastaneye kaldırılan kız, yoğun bakıma alındı. Yoğun bakıma alınan ve komada olduğu belirtilen kızın durumu ciddiyetini koruyor.

Önceki gün meydana gelen olaya ilk önce müdahale eden kızın babası oldu. Fakat tek başına kızın kolunu borunun içinden çekemeyince otel personelinden yardıma koşan birkaç kişi boruyu kırarak küçük kızı boğulmak üzereyken havuzdan çıkarmayı başardı. Habere göre derhal Denizli’deki bir hastaneye kaldırılan kızın durumu ciddiyetini koruyor.

Rusya’nın Antalya Başkonsolosluğu, oteldeki kaza ile ilgili bilgiyi doğruladı. Açıklamada, “Hastane yönetiminin verdiği bilgiye göre doktorların gözetiminde bulunan çocuğun durumu kritik” denildi.

Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği’nin resmi sitesinde yayınlanan açıklamada, Antalya Başkonsolosluğu’nun durumu yakından takip ettiği, hastane yetkilileri, sigorta şirketi ve turizm şirketi ile temas halinde olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca tedavi masraflarının sigorta şirketi tarafından imzalanan anlaşmadaki limitler kapsamında karşılanacağı, turizm şirketininse çeviri hizmeti sağladığı kaydedildi.

Kent yönetiminden ve emniyetten kaza ve soruşturulması ile ilgili resmi bilgi istendiği belirtilen açıklamada, durumun sürekli olarak Rusya’nın Antalya Başkonsolosluğu’nun ve Rusya Büyükelçiliği’nin kontrolünde olduğu vurgulandı.

ZAHAROVA’DAN TÜRK YETKİLİLERE ÇAĞRI

Bu arada Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Facebook’taki sayfasından yaptığı paylaşımda yarın bir konsolosluk yetkilisinin ve sigorta şirketi temsilcilerinin doktorlarla görüşmek ve Rusya’daki sağlık uzmanlarıyla kızın olası tahliyesi konusunda video konferans düzenlemek için Denizli’ye gideceğini belirtti.

Rusya Sağlık Bakanlığı’nın da konuyla ilgili devrede olduğunu belirten Zaharova, başta Türkiye Dışişleri Bakanlığı olmak üzere Türk yetkililere tatili böylesine trajik şekilde sonlanan kız için ellerinden gelen desteği vermeleri çağrısında bulundu.

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

‘GÖRSEL MACERALAR’ ŞEVKET SABANCI KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ’NDE…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bedri baykam, ‘GÖRSEL MACERALAR’ ŞEVKET SABANCI KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ’NDE… G  rsel Maceralar Sergisi 2
bedri baykam, ‘GÖRSEL MACERALAR’ ŞEVKET SABANCI KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ’NDE… yatu bodrum Corolla 728x150

Ünlü Ressam Bedri Baykam, “Görsel Maceralar” sergisiyle Bodrum Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Bodrum Belediyesi Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi, Ağustos ayında ünlü ressam Bedri Baykam’ın eserlerine ev sahipliği yapıyor. Baykam’ın “Görsel Maceralar” adlı sergisi, 22 Ağustos-14 Eylül 2019 tarihleri arasında Turgutreis’te sergilenecek.

Sergi 14 Eylül 2019 tarihine kadar her gün 10.00-22.00 saatleri arasında gezilebilecek.

Serginin açılış kokteyli 22 Ağustos Perşembe günü 18.00’da sanatçı Bedri Baykam ve sanatseverlerin katılımıyla gerçekleşecek.

BEDRİ BAYKAM HAKKINDA

1957 Ankara doğumlu olan Bedri Baykam, ilk resimlerini iki yaşında yapmaya başladı. 6 yaşından bugüne kadar yaptığı resimleri; Bern, Geneva, New York, Washington, Paris, Londra, Roma, Münih, Stockholm, San Francisco ve Berlin başta olmak üzere tüm dünyada sergilendi.

1975-80 arasında Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde ekonomi, L’Actorat’da aktörlük tahsili yaptı. 1980-1983 yıllarında, California College of Arts and Crafts’de resim ve sinema eğitimi gördü. 80’li yıllarda başlayan uluslararası Yeni Dışavurumculuk Akımı’nın öncülerinden olan  Baykam, 1987 yılına kadar Amerika’da kaldı. O tarihte  İstanbul’a geri dönen Baykam bugüne kadar yarısı uluslararası olmak üzere 141 kişisel sergi açtı, sayısız grup sergisine katıldı.

Birçok kısa metrajlı film ve video çeken Baykam’ın kariyerinde aktörlük de vardır. Ünlü sanatçı, 80’lerde New York’un çehresini değiştiren graffiti sanatçılarından biri oldu. 80’lerden itibaren standart hale getirdiği büyük boy işleri, politika ve erotizmi çağdaş sanat ortamımıza taşıyan sanatçı, son beş yıldır, yıllardır üzerinde çalıştığı, dijital ve boyasal saydam katmanlar serilerinin uzantısı olarak, tüm dünyada büyük ilgi gören 4D “Dört Boyutlu” işler üretmeye başladı.

UNESCO’ya bağlı Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’nin de kurucularından ve halen bu örgütün Türkiye Ulusal Komitesi Başkanı olan Baykam, aynı zamanda 2015 yılında düzenlenen UNESCO resmi partneri International Association of Art (IAA) 18. Dünya Sanat Birlikleri Genel Kurulu’nda Dünya Başkanı seçildi.

Hürriyet Gösteri, Tempo, Siyah-Beyaz, Akşam, Aydınlık, Genç Sanat ve OdaTv gibi birçok yayında yazarlık yapan ve eski CHP Parti Meclisi Üyesi olan Baykam, 28 kitabın ve iki uzun metrajlı senaryonun yazarı. Hakkında yayınlanmış 51 katalog ve 8 kitap bulunan sanatçı, Taksim’de bulunan Piramid Sanat’ın (2006) kurucusu olup, çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir.

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

ERSOY ” BENİ HAVAALANINDA UNUTTULAR”…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bülent ersoy ERSOY ” BENİ HAVAALANINDA UNUTTULAR”… B  LENT ERSOY
bülent ersoy ERSOY ” BENİ HAVAALANINDA UNUTTULAR”… yatu bodrum Corolla 728x150

Türk Sanat Müziği’nin divası Bülent Ersoy havaalanında unutuldu. Bodrum’a bir konser vermeye giden Diva, karşılama ekibi tarafından unutulunca taksiye binerek İzmir’e gitti.

Boxer dergisinde yer alan habere göre Bodrum’a konser için uçan Bülent Ersoy’u karşılama ekibi havaalanında unuttu. Bir süre alanda bekleyen Diva kimse gelmeyince, arabaya binip İzmir’e gittiğini söyledi. Ekibin kendisini almamasına çok sinirlenen Bülent Ersoy, “Beni havaalanında unuttular, ben unutulacak kadın mıyım” diyerek tepki gösterdi. Ekip gelmeyince taksiye atlayıp İzmir’e giden Diva, telefonunu da kapatıp konsere çıkmadı.

Ekibin kendisini aç bıraktığını da söyleyen Bülent Ersoy’un, yaşadıklarına çok sinirlendiği öğrenildi.

Okumaya devam et

En Çok Okunanlar