Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

Yayınlanan

açık

bodrum kalesi  Mehmet   ilsal Bodrum Kalesi
bodrum kalesi  reklam arena 4

Mimar Şövalye Schlegelholt, Halikarnas’a  nasıl bir kale inşa etmek istiyordu? Şövalyeler niçin tedirgindi? Türk dünyasında neler oluyordu?  

Halikarnas Zephyria yarımadacığı üstüne inşa edilmeye başlanan kalenin asıl mimarı Kos-Kalmynos-Leros kumandanı Mimar Şövalye Schlegelholt’tu. Adacıkta defalarca tetkik yapan Teğmen, kaleyi Helen dönemine ait Apollon Tapınağı ile Kral Mausolos’un sarayından kalma duvar temellerinin üstüne inşa etmeye başlamıştı bile.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 1(Resim1: Şövalyeler Halikarnas’ta, temsili illüstrasyon)

( Burada dipnot yerine küçük bir parantez açalım: 1856’da Charles Thomas Newton’la beraber Halikarnas’ta kazı yapan Arkeolog Richard Popplewell Pullan, Zephra kalıntılarının-geçen bölümde de belirttiğimiz gibi-bir Türk kalesi ile Bizans dönemine ait bir akropole ait olduğunu yazmışken; yine Bodrum’da 2000’lerde kazı yapmış çağdaş arkeologlardan Danimarkalı Prof. Kristian Jeppesen ve Prof. Poul Pedersen, bu görüşün aksine, kalıntıların Karya ve Helenistik döneme ait olduğunu ispat etmiştir.)

bodrum kalesi  bodrum kalesi 2(Resim2: Şövalyeler Zephyria’da kale inşa ediyor,  temsili illüstrasyon )

Mimar Şövalye Schlegelholt’un, Zephyria kalıntılarına ait temellerin konumu ile elindeki planın koordinatlarını çakıştırması zor olmamıştı. Harabe adacığın kayalık zeminleri elverdiği ölçüde inşaata devam etti. Uyguladığı inşaat tekniği dönemine göre bir ilk sayılırdı; zira böylesi bir teknik Avrupa’da dahi henüz uygulanmıyordu. Ortaçağ kalelerinde yaygın biçimde kullanılan kuşatma yöntemleri; merdivenle tırmanıp saldırma, yeraltından tüneller açma, mancınıklarla top atışları gibi yaygın yöntemlerdi. Alman Mimar, bu tipik kuşatma biçimlerini boşa çıkarmayı umuyordu. Nitekim, öyle bir yere kale inşa ediyordu ki, olası düşman saldırısı durumunda savunma için sadece burçlardaki topları kullanmak yeterli olacaktı. Düşmanı daha ilk denemede caydırmalıydı. Dolayısıyla, inşa edeceği kaleye bilinen yöntemlerle saldırılması mümkün olmamalıydı.  Bunun için de dış duvarları kayalıkların üstüne inşa etmek yerine, etrafına inşa etmek daha akıllıcaydı.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 3bodrum kalesi  bodrum kalesi 4(Resim3: Şövalyelerin mühendislik faaliyetleri; temsili illüstrasyon)

(Resim 4: Şövalyelerin inşaat faaliyetleri; temsili illüstrasyon)

(Resim 5: Şövalyelerin hendek çalışmaları, temsili illüstrasyon )

bodrum kalesi  bodrum kalesi 5

MOTTE AND BAILEY CASTLE-ILLUSTRATION

İlk etapta kalenin dış duvarlarına her yönden 40 feetten 50 feete(12-15m) kadar bir rakım kazandırdı. İçerde ise zeminin durumuna göre 20 feetten 30 feete(6-9m) kadar değişen yükseklik verdi.  Böylece saldırganların duvarların zirvesine ölçeklendirme yaparak ulaşması imkansız hale gelecekti. Kalede kuşatma altında olanlar ise surlara kolay erişebilecek ve kimi yerlerde geniş alanlar nedeniyle hareket kabiliyetleri artacaktı. Kayaların sert doğası, zaten kalenin tünel kazılarak istilasına asla izin vermezdi. Hendekler geçilse bile burçlara ulaşılması imkânsızdı. Şatonun iç kısmına dolambaçlı yoldan girenler ise bazı sürprizlerle karşı karşıya kalacaktı. (Daha fazlası için bkz- A History of Discoveries at Halicarnassus, Cnidus and Branchidae by Charles Thomas Newton/  Description Of The Castle Of  St. Peter At Budrum, by R.P. Pullan; London-1863)

https://books.google.com.tr/books/about/A_History_of_Discoveries_at_Halicarnassu.html?id=9bxLAAAAcAAJ&redir_esc=y

Mausoleum’un taş ve heykelleri; kireç ve su sıkıntısı…

Duvar yapımında kullanılacak taşlar, yarım mil ötede olan Karya Kralı Mausolos’un anıt mezarının yıkıntılarından getiriliyordu. Ünlü anıt mezar bin yıl boyunca meydana gelen depremlere rağmen hala büyük ölçüde ayaktaydı ve orası Şövalyeler için bir nevi hazır taş madeni gibiydi…(bkz-a.g.e)

James Ferguson’un, 1862 tarihli “Mausoleum At Halicarnassus, Restorated, in conformity with The Recently Discovered Remains”  adlı eserinde belirttiğine göre; Mausoleum, 1200-1402 döneminde büyük ölçüde ayaktaydı ve Şövalyelerin kale inşaatına başladığı sene Mausoleum’un en tepesinde olması gereken 4’lü at heykellerinin yerdeki durumu, 1402’lerde bir deprem meydana geldiğini göstermekteydi. Hatta, bir denizci olan Cepio’nun 1471’de Halikarnas hakkındaki notlarında bile Mausoleum tamamen yerle bir olmamıştı… https://archive.org/details/mausoleumathali00ferggoog

Mimar Schlegelholt, antik harabe kentte taş sıkıntısı çekmeyecekti; aslında sadece anıt mezar değil, heryer taşla doluydu. Ancak harç için gerekli kireci yeteri kadar bulmaları öyle kolay değildi. Rodos’tan getirilen hazır kireçlerler hemen bitiveriyordu.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 6(Resim 6: Mausoleum’un bin yıllık depremlerden arta kalan hali; Hans Vredeman de Vries-İllüstrasyon gravür, 1527-1607)

bodrum kalesi  bodrum kalesi 7(Resim 7: Halicarnassus’tan kesit; gravür Allan John  H. 1843)

Harika yontulmuş aslan heykelleri şövalyelerin çok hoşuna gitmişti. Bunları tıpkı eski meleklerin Avrupa’daki şehir duvarlarında sergilendiği gibi mermer armaların ve frizlerin hemen altına yerleştirdiler. Amazon savaşlarını anlatan kabartma figürler nişlere konmuştu. Ancak,bazı şövalyeler, melekleri tasvir etmeyen kireçtaşından yapılmış insan figürlü heykelleri Papalığa bağlı hiçbir Hırıstiyan mezhebinin kutsamadığını, bunların pagan tarikatı işi olduklarını; bu yüzden de kireç yapılmayı hakettiklerini düşünüyordu. Böyle düşünmeyenlerin bazıları ise memleketlerine dönerken muhtemelen yanlarında bazı heykeller götürmüştü.(Kennet M. Setton, History of The Crusaders, The Arts in Frankish Greece and Rhodes, Hazard, H. W. (ed.) / The art and architecture of the crusader states)

Bir başka kaynak da aynı şeyi söylemektedir;

bodrum kalesi  bodrum kalesi 8“Kale duvarlarını takviye etmek için anakaradaki bu yapının çekirdeğinde volkanik yeşil taş kullanıldı, keşfedilen figüratif heykellerin çoğu kireç fırınlarına ayrıldı. Bununla birlikte, birkaç şövalye bu heykel parçalarını kalenin parçalarını süslemek için kullandı…”

(Resim 8: Şövalyelerin inşaat faaliyetleri; temsili illüstrasyon)

(Resim 9: Şövalyelerin inşaat faaliyetleri; temsili minyatür)

bodrum kalesi  bodrum kalesi 9Aynı kaynak, biraz anakronik ama eleştirel olarak devam ediyor: “Mausoleum Anıt Mezarı büyük ölçüde bozulmadan kalmıştı ve Ortaçağın büyük bölümünde hala görülebilmişti…Hospitaller Rodos Şövalyeleri, Anıt Mezar taşlarını söküp götürerek kale yapımında yeniden kullanılırken, bu yapının Mausoleum olduğunu,  yaptıklarının bir nevi yağma anlamına geldiğini filan hiç kuşkusuz bilmiyordu. Bodrum (Halikarnas) ele geçirildiğinde kare şeklindeki türbe taşları  inşaat için gemilerde taşındı… Mausoleum kabartmalarının yeniden kullanımı ve estetik görünümü, büyük miktarda yapı taşlarıyla birlikte sergilenmeleri, şövalyelerin antikliğe ilgi gösterdiklerini, bunun prestijle alakalı olduğu ve bu konularda bilgili olduklarını belli ediyordu…”(Kaynak-The Knights of St John and the Seven Wonders part 1: Kings and Tombs, Knights and Castles, and the rediscovery of Wonder of Posted Tuesday 5th July Museum of the Order of St John/Dr Roberto Rossi, Collections Volunteer)

bodrum kalesi  bodrum kalesi 10(Resim 10: sarnıç-kuyu; temsili)

Şövalyeler, tüm bu inşaat faaliyetlerini her akşam üzeri paydos edip Rodos ya da Kos’a geri dönerek ve sabah tekrar gelerek devam ettirmediğine göre, büyük ihtimalle hemen oracıkta şantiye-kamp kurmuştu. Dolayısıyla sürekli olarak erzak ve malzemeyle iaşe edilmeleri gerekiyordu. Mausoleum’dan taş ve mermer taşımak en zahmetli işler arasındaydı. Bu yüzden de işçi ve yük hayvanı sayısı hergeçen gün artmıştı. Anıt mezar taşları hemen aşağıdaki sahile taşınıyor; sonra gemilere yüklenip Zephyria’ya götürülüyordu. Kentin başka yıkık yapılarına ait taşlar ise  katır ve arabalarla karadan taşınıyordu muhakkak. Dolayısıyla bilhassa yaz günlerinde çekilen su sıkıntısı en büyük sorunlardan biri olmalıydı ki, ilk aylar yağmur suyundan yararlanmalarını sağlayacak sarnıçların yapımıyla geçmişti. Zephyria  kayalıkları yağmur suyu biriktirmek için idealdi. Tam  on dört kuyu kazıp sarnıç yapmışlardı. Bazı kaynaklar, bu olağanüstü işi başaran ustaların, kendisi küçücük ama kazdığı yuva büyük olan canlıların anlatıldığı “burrows” masalına atfen ödüllendirildiğini bile yazmaktadır.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 11(Resim 11: Mausoleum-Zephyria arası taş taşıma faaliyetleri; temsili illüstrasyon)

Zephyria yarımadacığı üstünde bunlar olurken; Küçük Asya’da bir türlü bitmek bilmeyen iktidar ve taht kavgaları  sürüp gidiyordu.

Osmanlı veliahtları arasındaki taht mücadeleleri; 1402-1404 itibarıyla fetret devri…

Osmanoğullarının biri Bursa’da, diğeri Edirne’de iki payitahtı vardı. Moğol Ordusu’nun galip geldiği Ankara-Çubuk bozgunuyla birlikte Osmanlı yükselişi aniden durmuş ve fetret denilen başsız dönem başlamıştı.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 12(Resim12: Fetret dönemi veliahtlarından biri; temsili minyatür)

Fetret, Fâsıla-i Saltanat gibi isimlerle anılan ve şehzâdelerin taht mücâdelelerine tesâdüf eden anarşi devri, Ankara civârındaki «Çubuk-ova» bozgunu üzerine 1402=804 senesi 28 Temmuz=27 Zülhicce Cuma akşamından itibaren başlamış sayılabilir.Bu günden itibaren Mehmet-Çelebi’nin saltanatta istikrârına müsâdif olan 5 Temmuz 1413=5 Rebî’ül-âhir 816 Çarşanba gününe kadar Milâdî takvim hesabiyle tam 10 sene, 11 ay ve 8 gün geçmiştir; bu vaziyete göre Osmanlı tarihindeki Fetret devri takriben on bir sene kadar sürmüş demektir (Bkz-İsmail Hami Dânişmend -İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi Cilt 1)

bodrum kalesi  bodrum kalesi 13(Resim13: Türkler; temsili illüstrasyon)

Çubuk hezimetinden sonra istilaya devam Timur Ordusu İznik, İzmit ve Bursa’yı da yağmalamış, ardından  İzmir’e yönelmişti. İşte bu sırada, esir padişah Sultan Bayezid’in oğullarından ikisi, bir Latin gemisiyle Osmanlı Donanma üssü olan  Gelibolu’ya  geçmiş; Timur Ordusu Bursa’yı terkeder terketmez payitahtları aralarında üleşmiş; İsa, Bursa’ya; Süleyman, Edirne’ye dönmüştü. Süleyman, en küçük kardeşi Kasım’ı yanında götürmüş; Veliahtlardan Mehmet Çelebi ise sancağı  Amasya’ya kaçmıştı. Mustafa ve Musa Çelebiler ise babalarıyla birlikte Timur’un esiriydi.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 14(Resim14: İki şehzade gücü  arasındaki taht muharebesi; temsili illüstrasyon)

İzmir’e yaklaşan Timur, daha yoldayken  Süleyman’a bir elçi yollayarak tehditkar biçimde biat akçeleri istemiş; göndermezse, ordusuyla  o tarafa da geleceğini bildirmişti.  Süleyman derhal kendisinden istenenleri yerine getirice, Timur da onu Edirne’ye beratlı emir tayin etmişti. Pozisyonunu sağlama almak isteyen Süleyman, Şubat ayında Balkan beyleriyle biraraya gelip Bizans, Venedik, Cenova ve diğer Hıristiyan güçlerle barış görüşmeleri için girişimlere başlamıştı. https://www.academia.edu/11745156/1402_Ankara_Sava%C5%9F%C4%B1_ve_Fetret_Devri

bodrum kalesi  bodrum kalesi 15Bu aylarda Bizans İmparatoru Avrupa’daydı. Fransa Kralı, Ceneviz finans kuruluşlarının desteği sayesinde Papalık-Haçlılar Birliği bünyesinde Levant’a 3 gemilik bir filo göndermişti…

Bir sonraki bölümde Levanta gönderilen Fransız mareşalin emelleri, Halikarnas’ta kale inşa eden şövalyelerin beklenen misafirlerinin kim olduğu gibi konular ele alınacak.

Bu arada, Halikarnas’ta kale inşası devam ettiğine göre, bu inşaata kimin ve ne zaman izin verdiği sorusunun cevabı da bölümler ilerledikçe kendiliğinden verilmiş olacak…

Devam edecek… 

Mehmet Çilsal

bodrum kalesi    rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ASAYİŞ

OTOMOBİLE ÇARPINCA AĞIR YARALANDI…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bodrum kaza OTOMOBİLE ÇARPINCA AĞIR YARALANDI… bodrum kaza
bodrum kaza OTOMOBİLE ÇARPINCA AĞIR YARALANDI… reklam arena 4

Otomobile arkadan çarptığı kazada, ağır şekilde yaralandı. 

Kaza, Turgutreis-Bodrum Karayolu Dereköy Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre karayolunda seyreden 34 yaşındaki Aydın Yalçın idaresindeki motosiklet, bir anlık dikkatsizlik sonucu kavşakta 48 ABP 361 plakalı otomobile arkadan çarptı.

Çarpmanın şiddetiyle motosikletinden fırlayıp otomobilin arka camına çarpan Yalçın, ağır şekilde yaralandı. Vücudunda kırıklar olduğu ifade edilen yaralı, 112 Acil Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralının tedavisinin sürdüğü bildirildi. Güvenlik güçleri kazayla ilgili inceleme yaptı. Diğer yandan kazaya karışan motosikletin çarpmanın şiddetiyle koltuğunun yerinden söküldüğü görüldü.

bodrum kaza OTOMOBİLE ÇARPINCA AĞIR YARALANDI…   rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

BODRUM KENT KONSEYİ: YAŞAM HAKKI AYRICALIK DEĞİLDİR…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bodrum kent konseyi BODRUM KENT KONSEYİ: YAŞAM HAKKI AYRICALIK DEĞİLDİR… bodrum kent konseyi logo
bodrum kent konseyi BODRUM KENT KONSEYİ: YAŞAM HAKKI AYRICALIK DEĞİLDİR… reklam arena 4

Bodrum Turgutreis Hüseyin Burnu açıklarında geçtiğimiz günlerde içinde Suriye, Filistin ve Somali uyruklu göçmenlerin bulunduğu “İlsu 1” isimli 8 metrelik fiber teknenin batarak, 3’ü çocuk 12 kişinin yaşamanı yitirmesi ile ilgili, Bodrum Kent Konseyi’nden basın açıklaması yapıldı.

Yapılan basın açıklamasında “Yaşam hakkı”, adı üstünde bir ayrıcalık değildir, ayrım gözetmez düşüncesine dikkat çekildi.

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine,

Bu hasret bizim…

İnsanca yaşamaya, eşitliğe, nefretsiz söylemlere, bu dünya hepimizin demeye hasret…

İster Bodrum’da doğup büyümüş olalım, ister burayı evi bilip kalanlardan; Bodrum hepimiz için mavi-beyaz bir mücevher.

Hepimizin Bodrum’a dair ortak duyguları var. Her birimiz bir kez olsun, deniz kenarında oturup Bodrum’un eşsiz maviliğine dalıp gitmiş, çocukluk anılarımızı; gençlik heyecanlarımızı; acılarımızı ve mutluluklarımızı düşünmüşüzdür…

En güzel fotoğraflarımızda Bodrum’un mavi dalgaları vardır fonda…

Vardı… Artık yok!

Kan kırmızı bir renk bulaştı fotoğraflardaki fonlara.

Bodrum’un derin mavilikleri koyulaşıyor… Temiz sularına ölümün karanlığı karıştı, karışmaya devam ediyor… Deniz kenarında yapılan tatlı dost sohbetleri, acı bir iç çekişle bölünür oldu. 

“Bugün 8 kişi ölmüş, bugün 15 kişi ölmüş, ikisi çocukmuş, biri kurtulmuş…”

Ülkeler bu ölümlere engel olmak için, mülteci ve göçmen sorunları karşısında çözüm odaklı stratejiler geliştirmeli ve İnsan haklarını hiçe sayan sınır politikalarına bir son vermelidir. Sadece ülkeler ve yöneticiler değil, mültecilerin yaşam şartlarını zora sokan, ülkedeki hemen her sorundan mültecileri sorumlu tutan ve nefret söylemleri ile süreci yıpratan herkes bu ölümlerin doğal sorumlularıdır.

“Yaşam hakkı”, adı üstünde bir ayrıcalık değildir, ayrım gözetmez. Dil, din, ırk, etnik köken, ekonomik durum gözetmeksizin tüm canlıları kucaklar. Bizler yaşam hakkını kullanarak bir ümitle yola çıkıp ölüme giden insanların acı haberlerini duymak ve okumak istemiyoruz.  Bu ölümlere alışan ve sıradanlaştıran bir insanlığın parçası olmak istemiyoruz. Çocuklara borcumuz var…

Umut yolculuğunda yaşamını kaybeden insanlar için duyduğumuz üzüntü, hepimizin ortak acısıdır. Bizler Bodrum’un huzur dolu sularına her baktığımızda, bu sularda yok olan hayatların acısını kalbimizde hissetmekten yorulduk.

Bu ölümler son bulsun istiyoruz.

Bodrum’un mavi suları yeniden aydınlansın istiyoruz.

Bodrum Kent Konseyi olarak, bu konuda üzerimize düşen her çalışmayı tüm Bodrum’lu hemşehrilerimiz ile birlikte göğüsleyebilmek en büyük tesellimiz olacaktır. Sularımızda kaybolan hayatlara ve acı ölümlere alışmadığımızı, kabullenmediğimizi tüm kamuoyuna bildiriyor ve yetkilileri insan tacirlerine karşı daha fazla önlem almaya çağırıyoruz.

 

 

 

 

 

 

BODRUM KENT KONSEYİ

bodrum kent konseyi BODRUM KENT KONSEYİ: YAŞAM HAKKI AYRICALIK DEĞİLDİR…   rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et

ASAYİŞ

GÖÇMEN FACİASINDA 5 GÖZALTI…

Yayınlanan

açık

Tarafından

göçmen faciası GÖÇMEN FACİASINDA 5 GÖZALTI… G    MEN KAZA
göçmen faciası GÖÇMEN FACİASINDA 5 GÖZALTI… reklam arena 4

Bodrum’da dün yaşanan göçmen faciası ile ilgili 5 kişi gözaltına alınırken, gözaltı sayısının artabileceği bildirildi. 

Turgutreis Mahallesi açıklarındaki Hüseyin Burnu önlerinde içinde Suriye, Filistin ve Somali uyruklu kaçak göçmenlerin bulunduğu “İlsu 1” isimli 8 metrelik fiber tekne battı. Olayda 31 göçmen sağ olarak kurtarılırken, 3’ü çocuk 12 kişi ise yaşamını yitirdi.

Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma neticesinde facia ile ilgili olduğu iddiasıyla 2’si yabancı uyruklu, 5 kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın devam ettiği, gözaltı sayısının artabileceği ifade edildi.

Öte yandan olayda yaşamını yitiren göçmenler otopsi için Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Cenazelerin işlemlerin ardından yakınlarına teslim edileceği, 15 gün içerisinde bir yakını çıkmayanların Muğla’nın Menteşe İlçesi’ndeki Kimsesizler Mezarlığı’na defnedileceği öğrenildi.

göçmen faciası GÖÇMEN FACİASINDA 5 GÖZALTI…   rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et

Son Haberler