Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

Yayınlanan

açık

halikarnas  mehmet cilsal bpdrum kalesi 15
halikarnas  divenire group2

Halikarnas’ta kale inşa eden şövalyelerin Türk misafirleri kimdi?     

1403-1404 itibarıyla   Haçlılar Birliği’nin Doğu Akdeniz(levant) Sorunu…   

Menteşe Beyliği yeniden tarih sahnesinde…

Halikarnas Yarımadası, 1403 baharında yeniden Menteşe Beyliğine geçmişti.

Ankara-Çubuk Savaşı sırasında Osmanoğullarına karşı Moğol Ordusu’nun saflarında yeralan Menteşeoğulları, 1403 baharında Timur’un Balad’tan Semerkand’a intikalinin ardından nihayet 12 sene sonra ülkelerine tekrar kavuşmuştu. İlyas Bey’in ilk işi, kısa sürede kara ve denizde hükümranlığını hissettirecek yeni, sağlam bir ordu kurmaktı. Bir yandan da bölgedeki güçlerle diplomatik ilişkiler tesis etmek çok önemliydi. İlk anlaşmayı Venediklilerle yapmıştı.

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 8(Resim1: Menteşeoğlu İlyas Bey ile Venedikliler anlaşma imzalarken; gravür temsili)

Temmuz’un ortalarına doğru Balat’a gelen elçi Leonarda Deliaporta, İlyas Bey tarafından Peçin’deki sarayında karşılanmış ve 24 Temmuz’da da bir anlaşma imzalanmıştı.  Elçi, İlyas Bey’in Balat’taki bahçelerle çevrili ikametgâhında ağırlanmış ve bu bahçelerin güzelliğinden çok etkilenmişti…

(Bkz-Manousakas, M.I. 1966, “Un Poeta Cretese Ambasciatore di Venezia a Tunisi e Presso i Turchi,” Venezia e l’Oriente fra tardo Medioevo e RinascimentoFloransa, s.297./ Mimarlık Dergi-Balat İlyas Bey Külliyesi-Nezih Başgelen, Arkeolog, Editör)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 9(Resim2: Halikarnas’ta devam eden kale inşaatı; illüstrasyon temsili)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 10(Resim3: Çarklı vinç; temsili)

İnşa edilmekte olan kalenin güvenliği…

Öte yandan, Menteşeoğlu topraklarında(Halikarnas) 1403 baharında başlayan   kale inşaatı sorunsuz ilerliyordu. Faaliyetin başında bulunan Teutonic Şövalye Mimar Schlegelholt, Dodecanese Adaları(12 Ada) kendilerinde olduğu için denizden herhangi bir tehlike gelmeyeceğinden; buna rağmen bir tehdit gelse dahi Zephyria yarımadacığının bu tehditlere karşı doğal koruma sağlayacağından emindi. Teğmen için daha da önemlisi, bu harabat “Tarshish” şehrinin, Haçlılar Birliği gemilerinin kötü havalarda sığınabileceği harika bir koy ve kumsala sahip olmasıydı. İşte bu yüzden, Mimar Şövalye Schlegelholt, sadece karadan gelecek tehlikelere yoğunlaşıp kuzey hendeğine öncelik vermiş; etrafa da gözetleme nöbetçileri koymayı ihmal etmemişti. Bu arada, işçi sayısı arttıkça Zephyra ile anıt mezar(Mausoleum) arasındaki hareketlilik artmış; böyle olunca da yarımada köylüleri başta, Karaova taraflarından gelen seyyar pazarcı ziyaretçileri sıklaşmış; derken, harabe şehrin asırlar boyu süren sessizliği tamamen bozulmuştu.

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 11(Resim 4: Ceneviz filosu; illüstrasyon temsili)

Rodos’a  gelen sürpriz ziyaretçi ve Levant sorunu…

Baş Şövalye Grand Master Naillac, ilk günlerde Rodos-Halikarnas arasında sık sık mekik dokuyordu. İnşaat faaliyetlerinin devam ettiği bu yaz günlerinin birinde Francia’dan(Avrupa) Rodos’a önemli bir misafir gelmişti. Bundan yaklaşık 3 ay önce, yani 1403’ün kışında, levantta(Doğu Akdeniz) Haçlılar Birliği’ni ilgilendiren bir kriz patlak vermiş; Kıbrıs Kralı ile Cenevizlilerin arasında ciddi bir anlaşmazlık çıkmıştı. Papalık bu sorunu çözmesi için Marshal Boucicault’u görevlendirmişti. Bu general, 3 kadırgalık filosuyla Nisan ayında Cenova’dan yelken açmış; Rodos’a gelmesi de Temmuz’u bulmuştu. Gelen misafiri çok iyi tanıyan Grand Master Naillac, onu  Collachium’daki kendi sarayında ağırladı. Bu iki eski birader(şövalyeler birbirine birader diye seslenirdi) Mareşal Pierre de Culant’ın teğmenleri olarak 1396 Niğbolu savaşına katılmış; Naillac canını kurtardığı halde, Boucicault  Türklere esir düşmüş; kendisiyle birlikte diğer rütbelilerin özgürlüğü Papalığa çok pahalıya malolmuştu. Zor durumdaki Boucicault, 36 bin dukalık fidye parasını bile Naillac’tan borç almıştı. Ayrıca kendisinin de içinde olduğu 300’e yakın esiri taşıyacak Venedik gemilerini kiralayan da yakın dostu Naillac’tı…Niğbolu sonrası tahta çıkan ve padişah olan Yıldırım Bayezid, elindeki esir komutanlar karşılığında yüksek fidye almaktan başka, ayrıca Haçlıların elinde ne kadar Müslüman esir varsa hepsini serbest bıraktırmıştı. Şimdi Rodos’a gelen ve burda filosunu büyütmek isteyen  Mareşal Boucicault’un iki niyeti vardı; biri Kıbrıs Kralı’nın gözünü korkutup masaya oturtmak, diğeri de İskenderiye’ye saldırıp Memlükleri anlaşmaya zorlamak. Ancak, onun bu planı zaten bölük pörçük durumdaki Şövalyelerin başı Naillac’a hiç makul gelmemişti. Grand Master, henüz Grek anakarasındaki başına buyruk bir sürü Hospitallers dükalıklarını bile biraraya getirememişti ve derdi büyüktü. Mareşal’ı oyalansın diye ve başından savmak için 40 bin duka altın verip Alanya(Candelor) tarafındaki Türklere saldırmaya ikna etmiş; onun gidişinin ardından da kendi filosuyla Kıbrıs’a yelken açmıştı. (Daha fazla bilgi için bkz- A History Of Crusaders, 14-15th Century- Editor by Harry W. Hazard- Kenneth M. Setton) https://archive.org/details/AHistoryOfTheCrusades14th15thC

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 12(Resim 5: Rodos Şövalyeleri ve misafirleri; ilüstrasyon temsili)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 13(Resim 6: Rodos Grand Master sarayı; fotoğraf)

Haçlılar dünyasında bunlar olurken, Türkler dünyası bundan da beterdi…                                   Timur Ordusu, Anadolu topraklarında Semerkand’a doğru halen intikal halindeydi…

Baş Şövalye Naillac, Kıbrıs sorununu çözmek için Rodos’tan yelken açalı bir ay olmuştu…

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 14(Resim 7: Rodos’ta bir tüccar gemisi; temsili)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 1(Resim 8: Rodos’ta bir hacı gemisi; temsili)

Rodos’un hacı ve tüccar misarleri…

1403’ün Ağustos’unda, Marshal Boucicault filosunun hemen sonrasında bu kez başka misafirler gelmişti Rodos’a. 22 Mayıs 1403’de Sevilla limanından bir gemi demir alıp Doğu’ya yelken açmıştı. İçinde de geçen yıl İspanya’ya gönderilen Timur’un elçilik heyeti ile beraber Semerkand’a gönderilen Kastilya Kralı III. Enrique’nin elçilik heyeti vardı. Kastilya Kralı, Timur’un bir sefer daha düzenleyip Küçük Asya’daki Türklerin kökünü tamamen kazısın istiyordu ve elçisini de onu razı etmeye yollamıştı…Elçiler kafilesini taşıyan Kadırga, Ağustos’un 5’inde Rodos Limanı’na palamar atmış ve Liman görevlisi, Garand Master adada olmadığı halde onları büyük saraya götürmüştü. Gelen misafirleri Naillac’ın teğmenleri ile başrahipler karşılamış ve onlara Grand Master’ın adada olmadığını, filosuyla Kıbrıs’a gittiğini söylemişti. Misafir heyet daha çok Beğ dedikleri Timur ve ordusunun nerde olduğunu ve son bir yılda Küçük Asya’da olup bitenleri merak ediyordu. Rotaları ise Konstantinopolis-Trapezus’du (İstanbul-Trabzon). Teğmen, Kastilya Kralı’nın tüm emirlerine harfiyen riayet edileceğini bildirerek misafirleri Aziz Catherine Kilisesi rahibinin şatosuna götürmüş ve büyükelçiler heyeti  25 gün boyunca burda kalmıştı. Gemi personeli ise misafir hanları ile şu sıralar kale inşaatı nedeniyle Halikarnas’ta bulunan paralı askerlerin boş  hanlarına götürülmüştü. Adada kaldıkları süre boyunca, biri Küdüs’ten gelen  hacı kafilesi, diğeri levantta gezinen tüccar gemisinden olmak üzere Moğol Ordusu hakkında epey haber alınmıştı. Böylece, misafir kafilesinin daha fazla beklemesine gerek kalmamış ve  Ağustos sonunda demir alıp İzmir-Gelibolu-İstanbul’a doğru yelken açmışlardı…

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 2(Resim 9: Seyri sefer yorgunu hacılar; temsili)

Bu arada, Mareşal ve Grand Master’dan da bazı haberler gelmişti. Bu haberlere göre, Grand Master, Kıbrıs Kralı Janus’u uyumlu olmaya ikna etmiş; Lefkoşa’da 7 Temmuz 1403 tarihinde  Cenevre ile Kıbrıs arasında yeni bir barış-ticaret antlaşması imzalanmasını sağlamıştı. (Bkz- A History Of Crusaders, 14-15th Century- Editor by Harry W. Hazard- Kenneth M. Setton) https://archive.org/details/AHistoryOfTheCrusades14th15thC

İskenderiye’ye sefer düzenlemek isteyen  Marshal Boucicault, karar vermek için kendi başına kalmış; Alanya macerasında büyük kayıplar vermiş ve hava şartları yüzünden düşündüklerini yapamayıp planını rafa kaldırmıştı. Daha sonra, Naillac ile Boucicault birleşerek rotalarını Suriye çevirmiş,  Beyrut’u yağmalayıp ardından da Trablus’a saldırmışlardı.(Fazlası için bkz- Ruy Gonzales de Clavijo “TO THE COURT OF TIMOUR, AT SAMARCAND, A.D. 1403-6, by  Clements R.Markham F.R.G)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 3(Resim 10: Halikarnas’ta çeşitli taşıma vb. faaliyetleri)

Menteşeoğlu İlyas Bey’in Halikarnas’a gelişi…

Baş Şövalye Naillac henüz Rodos’a dönmemişti. Halikarnas’taki kale inşaatı ise hızla ilerlemişti. Kule ve surların yükselip de karadan iyice farkedilmeye başladığı günlerin birinde, Salmakis-Kos istikametinde bir filo belirmişti. Gelenler Menteşe Türkleriydi ve ülkelerinin kıyılarındaki güvenliği yeniden tesis ediyorlardı. Eskisi kadar büyük ve güçlü olmasa da üç beş gemilik bir donanmayla denize açılmışlardı. Muhtemelen kara birlikleri de bu harabe şehre ulaşmak üzereydi.

 

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 4(Resim 11: Teğmen Mimar Schlegelholt inşaat faaliyetlerini yürütürken; temsili minyatür)

Zephyria’dan başlayarak; Mylasa kapısı, Aya(Hagia) Marina Manastırı, Mars Mabedi, Mausoleum ve Myndos Kapısı’nı kapsayan bölgede harıl harıl süren bir inşai çalışma vardı. Beygirler, öküz arabaları, develer, merkepler sağdan soldan ağaç, taş, mermer sütun vb. taşımakla meşguldü. Harabe Halikarnas’ın yeni sahiplerinin başında bulunda Şövalye Teğmen Schlegelholt, devriye askerlerine deryadan ve karadan gelenleri iyi karşılamaları yönünde talimat göndermişti. Teğmen için Türklerin gelişi beklenmeyen bir sürpriz değildi. Hatta hoşgeldiniz demek için Türk gemilerini bizzat kendisi karşılayıp Bey baştardasına kadar çıkmıştı. Az sayıdaki kaynak, Menteşe Hükümdarı İlyas Bey’in Halikarnas’ta devam eden çalışmaları engellemeye kararlı biçimde büyük bir askeri güçle geldiğini; ancak hiçbir şey yapmadığını yazmaktadır. (Bkz- Decline and fall of Byzantium to the Ottoman Turks, by Doukas. An annotated translation of Historia Turco-Byzantina by Harry J. Magoulias, Wayne State University, Detroit)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 5(Resim 12: Teğmen Şövalye Schlegelholt, Menteşe Beyi’ni gemisinde karşılarken; temsili ilüstrasyon)

1403’ün yazında Şövalyeler ile Menteşe Beyi arasında başka temaslar olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak, hasmane bir ilişki olsaydı kale inşaatı herhalde devam etmezdi. Dolayısıyla, sonbahar gibi İlyas Bey ile Grand Master Naillac arasında bir anlaşma yapıldığını söylemek yanlış olmaz. Bu çıkarsama, önceki bölümlerde bahsedilen Naillac-Mehmet Çelebi görüşmesi-izni vakıasını çöpe atar mı, ilerledikçe göreceğiz.

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 7(Resim 13: Memlük elçi heyeti, temsili gravür)

Marshal Boucicault ve Grand Master Naillac, Eylül’de Suriye-Mısır seferinden dönmüş; ardından da Ekim ayı gibi Memluk elçileri Rodos’a gelmişti. Şövalyeler yüzünden Levanttaki ticari hayatın durması Memlükleri etkilemişe benziyordu. Elçiler deryadaki tüccar gemilerine yapılan saldırılardan karşılıklı vazgeçilmesi için anlaşma yapmak istiyordu.  Şövalyeler içinse Hırıstiyan hacı trafiğinin güven içinde akışı çok önemliydi. Velhasıl, iki taraf arasında bir  mukavele imzalanmıştı. (Bkz- A History Of Crusaders, 14-15th Century- Editor by Harry W. Hazard- Kenneth M. Setton) https://archive.org/details/AHistoryOfTheCrusades14th15thC

(Resim 14: Memlük elçi heyeti ile Şövalyeler anlaşma imzalarken; temsili gravür)

Küçük Asya’daki Türk devletleri darmadağınık haldeydi; Osmanoğulları ise kanlı bir fetret dönemi içindeydi…    

Bu durum, diğer tarafta da bölük pörçük vaziyette bulunan Hospitaller-Rodos Şövalyeleri için huzur ve sükunet demekti. Öyle ki, Şövalyelerin bazıları kılıçlarının paslandığını düşünüp ruhani amaçlarının dışına çıkarak korsanlık faaliyetlerine bile kalkışıyordu. Onların bu yaramazlıklarını durduracak güçlü bir merkezi otorite ise henüz yoktu. Baş Şövalye Philibert De Naillac bile bunu başaramamıştı…

Bir sonraki bölümde, 1403-1409 arasındaki 6 yıl içinde kalenin ne kadarının bitirildiğini;  kendilerine cennet vaadedilen şövalyeler dünyasındaki gelişmeleri ele alacağız.

Devam edecek… 

Mehmet Çilsal

halikarnas    rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BODRUM HABERLERİ

BAKANLIK PLAJINDA ŞEZLONG ARTIK ÜCRETLİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

kültür ve turizm bakanlığı BAKANLIK PLAJINDA ŞEZLONG ARTIK ÜCRETLİ… tavsanburnu halk plaji 1
kültür ve turizm bakanlığı BAKANLIK PLAJINDA ŞEZLONG ARTIK ÜCRETLİ… divenire group2

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından geçen Ramazan Bayramı’nda açılışı yapılan halk plajında bugünden itibaren şezlong ve otopark ücreti ödenecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca İçmeler mevkisinde 15 dönümlük denize sıfır alana yapılan ve yaklaşık 3 milyon TL’ye mal olan 1000 kişi kapasiteli plajın açılışı Ramazan Bayramı’nın ilk günü yapılmıştı. Girişlerin ücretsiz olduğu plaj, yoğun ilgi görüyordu.

Bakanlığın iştiraki olan Turaş Turizm A.Ş. tarafından işletilen Halk Plajı’nda bugünden itibaren şezlong ve otopark ücreti alınacağı bildirildi. Sabah saat 08.00’da açılıp, akşam 21.00’a kadar açık kalan plajda şezlong ve puf ücreti 10 TL olarak belirlendi. Otoparkta araç için 10 TL, motosiklet için ise 5 TL ücret verilecek.

Ücretlendirmelerin 17 Haziran tarihinden itibaren geçerli olacağı ifade edildi.

Turaş Turizm A.Ş. yetkilisi Cem Sultan Saran, plaja girişlerin halen ücretsiz olduğunu ifade ederek “Bakanımız zaten girişlerin ücretsiz olduğunu açıklamıştı. Sadece şezlong ve otopark ücreti var. Koruma ve kontrolü sağlayabilmek adına daha çok buradaki misafirlerin talepleri ile de gerçekleşen bir şey oldu. Bakan Bey’in söylediği gibi giriş ücreti yok, sadece şezlong ve otopark ücretli. Yiyecek içecek ücretlerimiz de oldukça makul” diye konuştu.

kültür ve turizm bakanlığı BAKANLIK PLAJINDA ŞEZLONG ARTIK ÜCRETLİ…   rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

BERFİN’İN İLK AMELİYATI 12 SAAT SÜRDÜ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

berfin Özek BERFİN’İN İLK AMELİYATI 12 SAAT SÜRDÜ… berfin ameliyat
berfin Özek BERFİN’İN İLK AMELİYATI 12 SAAT SÜRDÜ… divenire group2

Eski erkek arkadaşının yüzüne asit atması ile tanınmaz hale gelen 17 yaşındaki Berfin Özek’in, 10 saat süren ilk ameliyatı başarıyla sonuçlandı.

Berfin Özek’in 10 saat süren ilk ameliyatını yapan Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mutaf, Ağız ve burunla ilgili girdiği operasyonda Berfin’in göz kapakçıklarına da operasyon ile düzelttiğinin müjdesini verdi. Berfin’in boynuna ve yüzüne silikon aparatlar yerleştirildi, kendi vücudundan alınacak doku ile genç kız yeni yüzüne kavuşacak.

İskenderun’da eski sevgilisi tarafından yüzüne kezzap dökülerek hayata küstürülen Berfin Özek, estetik operasyon için Cuma günü sabah saatlerinde Bodrum’a gelmişti. Ameliyat süreci başlayan Berfin, Bodrum Acıbadem Hastanesi’ne yatırılarak işlemleri başlatılmıştı. Berfin’in ilk ameliyatı 10 saat sürdü. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mutaf, tarafından yapılan operasyon sonrası sevindirici haberi paylaşarak Berfin’in burun ve dudaklarına yapılan operasyonun yanı sıra, göz kapaklarına da bir operasyon gerçekleştirdiğini açıkladı.

VÜCUDUNDAN DOKU ELDE EDİLİP YÜZ YAPILACAK

Burnuna yeni bir delik açılan ve burnu düzeltilen, üst dudağı burnundan ayrılan Berfin’in göz kapakçıklarına sürpriz bir şekilde da operasyon düzenlendi. Vücuduna silikon (Balon) yerleştirilen Berfin’e kendi vücudundan doku elde edilerek yeniden yüz yapılacak. 1,5 ay boyunca 3 günde bir serum enjekte edilecek balon, Berfin’in yüzü boyutuna gelene kadar devam edecek. Yapılan bu işlemin ardından büyük operasyon başlayacak. Vücudundan alınan yeni doku ile Berfin yeni yüzüne kavuşacak.

Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mutaf ilk ameliyattan sonra yaptığı açıklamada, “Ameliyattan önce yaptığımız bilgilendirme toplantısında, size verdiğimiz ameliyat bilgilerinin biraz daha ötesine geçtik. Göz kapaklarındaki problemler giderildi yeniden yapıldı. Yine ağız çevresindeki çekintiler, şekil bozuklukları düzeltildi ve beraberinde üst dudak ve burnun birbirine yapışması söz konusuydu, burun delikleri kaybolmuştu. Burun deliklerinden biri yoktu, burun deliği oluşturuldu, burnun şekli eğriliği düzeltildi” ifadelerini kullandı.

BÜYÜK DEĞİŞİKLİK İKİNCİ AMELİYATTA

Prof. Dr. Mutaf bu ameliyat sonrasından çok büyük bir değişiklik olmayacağını, asıl değişikliğin 2’inci ameliyattan sonra olacağını açıklayarak “büyük değişiklik aslında ikinci ameliyatta ortaya çıkacak ama şuanda Berfin’in profilinde ve genel görüntüsünde, aynı zamanda ağız ve göz kapağı fonksiyonlarında onu rahatlatacak çok büyük değişiklikler olduğunu söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

KRİTİK BEKLEYİŞ BAŞLADI

Prof. Dr. Mehmet Mutaf kritik sürecin başladığını, yaklaşık 4 gün sonra müjdeyi vereceğini belirterek “Yaklaşık 12 saat süren bir anestezi ve ameliyattan sürecinin sonrasında mutlaka bu geceyi oldukça zor geçireceğiz ve dikkatle takip edilmesi gereken bir süreç. Ama yarından sonra rahatlarız, hastamızda bizde. Gerek pansumanları gerek tıbbi bakımları sürecek ama bu ameliyatın başarısı ile ilgili kritik bir 3-4 günümüz var. Enfeksiyon riskleri ve diğer risklerin ortadan kalkmasını müjdelemek için. Bundan sonrasında ben de bu haberi izleyen, Berfin’i merak eden diğer insanlar gibi artık bir manada dua zamanına geçeceğim” ifadelerini kullandı.

berfin Özek BERFİN’İN İLK AMELİYATI 12 SAAT SÜRDÜ…   rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

BODRUM’A DENİZ ENDÜSTRİLERİ TASARIM MERKEZİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bodrum’da deniz endüstrileri tasarım merkezi BODRUM’A DENİZ ENDÜSTRİLERİ TASARIM MERKEZİ… proje ekibi
bodrum’da deniz endüstrileri tasarım merkezi BODRUM’A DENİZ ENDÜSTRİLERİ TASARIM MERKEZİ… divenire group2

Bodrum’da Deniz Endüstrileri Tasarım Merkezi oluşturuluyor.

Bodrum Belediye Başkanlığı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Bodrum Ticaret Odası ve Bodrum Esnaf Sanayici ve İş Adamları Derneği işbirliğiyle hayata geçirilecek olan “Deniz Endüstrileri Tasarım Merkezi” projesinin ikinci toplantısı gerçekleştirildi.

Türkiye-AB finansmanı ile başlatılan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın uygulayıcısı olduğu “Competitiveness and Innovation Sector Operational Programme (Rekabetçi Sektörler Programı)” kapsamındaki “1.2 Yaratıcı Sektörler” hibe çağrısına yönelik proje geliştiren Bodrum Belediyesi, bu doğrultuda “Deniz Endüstrileri Tasarım Merkezi”nin Bodrum’da kurulması için harekete geçti. İlk toplantısını Mayıs ayında gerçekleştiren proje ekibi, ikinci buluşmasında fon kaynağı yaratılması konusunu ele aldı.

Bodrum Belediyesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Bodrum Ticaret Odası (BODTO) ve Bodrum Esnaf Sanayici ve İş Adamları Derneği (BESİAD) ortaklığı ile yürütülmesi planlanan “Maritime Industries Design Centre in Bodrum (Bodrum Deniz Endüstrileri Tasarım Merkezi)” projesinin hayata geçirilmesi amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na fon kaynağı yaratılması için başvuru yapılacak.

Başvuru öncesi yapılan değerlendirme toplantısına, Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Av. Turgay Kaya ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi akademisyenleri Doç. Dr. Tuğba Uzma Uysal, Dr. Ceray Aldemir, Dr.Efe Dündar, Dr. Berkan Hamdemir, Av. Ümit Metin ve hibe projeleri geliştirme ekibi katıldı.

bodrum’da deniz endüstrileri tasarım merkezi BODRUM’A DENİZ ENDÜSTRİLERİ TASARIM MERKEZİ…   rmak tantuni turgutreis
Okumaya devam et

Son Haberler