Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

Yayınlanan

açık

halikarnas  mehmet cilsal bpdrum kalesi 15
  • halikarnas  mehmet tosun banner 2
  • halikarnas  Hakan Durna SM Con 05

Halikarnas’ta kale inşa eden şövalyelerin Türk misafirleri kimdi?     

1403-1404 itibarıyla   Haçlılar Birliği’nin Doğu Akdeniz(levant) Sorunu…   

Menteşe Beyliği yeniden tarih sahnesinde…

Halikarnas Yarımadası, 1403 baharında yeniden Menteşe Beyliğine geçmişti.

Ankara-Çubuk Savaşı sırasında Osmanoğullarına karşı Moğol Ordusu’nun saflarında yeralan Menteşeoğulları, 1403 baharında Timur’un Balad’tan Semerkand’a intikalinin ardından nihayet 12 sene sonra ülkelerine tekrar kavuşmuştu. İlyas Bey’in ilk işi, kısa sürede kara ve denizde hükümranlığını hissettirecek yeni, sağlam bir ordu kurmaktı. Bir yandan da bölgedeki güçlerle diplomatik ilişkiler tesis etmek çok önemliydi. İlk anlaşmayı Venediklilerle yapmıştı.

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 8(Resim1: Menteşeoğlu İlyas Bey ile Venedikliler anlaşma imzalarken; gravür temsili)

Temmuz’un ortalarına doğru Balat’a gelen elçi Leonarda Deliaporta, İlyas Bey tarafından Peçin’deki sarayında karşılanmış ve 24 Temmuz’da da bir anlaşma imzalanmıştı.  Elçi, İlyas Bey’in Balat’taki bahçelerle çevrili ikametgâhında ağırlanmış ve bu bahçelerin güzelliğinden çok etkilenmişti…

(Bkz-Manousakas, M.I. 1966, “Un Poeta Cretese Ambasciatore di Venezia a Tunisi e Presso i Turchi,” Venezia e l’Oriente fra tardo Medioevo e RinascimentoFloransa, s.297./ Mimarlık Dergi-Balat İlyas Bey Külliyesi-Nezih Başgelen, Arkeolog, Editör)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 9(Resim2: Halikarnas’ta devam eden kale inşaatı; illüstrasyon temsili)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 10(Resim3: Çarklı vinç; temsili)

İnşa edilmekte olan kalenin güvenliği…

Öte yandan, Menteşeoğlu topraklarında(Halikarnas) 1403 baharında başlayan   kale inşaatı sorunsuz ilerliyordu. Faaliyetin başında bulunan Teutonic Şövalye Mimar Schlegelholt, Dodecanese Adaları(12 Ada) kendilerinde olduğu için denizden herhangi bir tehlike gelmeyeceğinden; buna rağmen bir tehdit gelse dahi Zephyria yarımadacığının bu tehditlere karşı doğal koruma sağlayacağından emindi. Teğmen için daha da önemlisi, bu harabat “Tarshish” şehrinin, Haçlılar Birliği gemilerinin kötü havalarda sığınabileceği harika bir koy ve kumsala sahip olmasıydı. İşte bu yüzden, Mimar Şövalye Schlegelholt, sadece karadan gelecek tehlikelere yoğunlaşıp kuzey hendeğine öncelik vermiş; etrafa da gözetleme nöbetçileri koymayı ihmal etmemişti. Bu arada, işçi sayısı arttıkça Zephyra ile anıt mezar(Mausoleum) arasındaki hareketlilik artmış; böyle olunca da yarımada köylüleri başta, Karaova taraflarından gelen seyyar pazarcı ziyaretçileri sıklaşmış; derken, harabe şehrin asırlar boyu süren sessizliği tamamen bozulmuştu.

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 11(Resim 4: Ceneviz filosu; illüstrasyon temsili)

Rodos’a  gelen sürpriz ziyaretçi ve Levant sorunu…

Baş Şövalye Grand Master Naillac, ilk günlerde Rodos-Halikarnas arasında sık sık mekik dokuyordu. İnşaat faaliyetlerinin devam ettiği bu yaz günlerinin birinde Francia’dan(Avrupa) Rodos’a önemli bir misafir gelmişti. Bundan yaklaşık 3 ay önce, yani 1403’ün kışında, levantta(Doğu Akdeniz) Haçlılar Birliği’ni ilgilendiren bir kriz patlak vermiş; Kıbrıs Kralı ile Cenevizlilerin arasında ciddi bir anlaşmazlık çıkmıştı. Papalık bu sorunu çözmesi için Marshal Boucicault’u görevlendirmişti. Bu general, 3 kadırgalık filosuyla Nisan ayında Cenova’dan yelken açmış; Rodos’a gelmesi de Temmuz’u bulmuştu. Gelen misafiri çok iyi tanıyan Grand Master Naillac, onu  Collachium’daki kendi sarayında ağırladı. Bu iki eski birader(şövalyeler birbirine birader diye seslenirdi) Mareşal Pierre de Culant’ın teğmenleri olarak 1396 Niğbolu savaşına katılmış; Naillac canını kurtardığı halde, Boucicault  Türklere esir düşmüş; kendisiyle birlikte diğer rütbelilerin özgürlüğü Papalığa çok pahalıya malolmuştu. Zor durumdaki Boucicault, 36 bin dukalık fidye parasını bile Naillac’tan borç almıştı. Ayrıca kendisinin de içinde olduğu 300’e yakın esiri taşıyacak Venedik gemilerini kiralayan da yakın dostu Naillac’tı…Niğbolu sonrası tahta çıkan ve padişah olan Yıldırım Bayezid, elindeki esir komutanlar karşılığında yüksek fidye almaktan başka, ayrıca Haçlıların elinde ne kadar Müslüman esir varsa hepsini serbest bıraktırmıştı. Şimdi Rodos’a gelen ve burda filosunu büyütmek isteyen  Mareşal Boucicault’un iki niyeti vardı; biri Kıbrıs Kralı’nın gözünü korkutup masaya oturtmak, diğeri de İskenderiye’ye saldırıp Memlükleri anlaşmaya zorlamak. Ancak, onun bu planı zaten bölük pörçük durumdaki Şövalyelerin başı Naillac’a hiç makul gelmemişti. Grand Master, henüz Grek anakarasındaki başına buyruk bir sürü Hospitallers dükalıklarını bile biraraya getirememişti ve derdi büyüktü. Mareşal’ı oyalansın diye ve başından savmak için 40 bin duka altın verip Alanya(Candelor) tarafındaki Türklere saldırmaya ikna etmiş; onun gidişinin ardından da kendi filosuyla Kıbrıs’a yelken açmıştı. (Daha fazla bilgi için bkz- A History Of Crusaders, 14-15th Century- Editor by Harry W. Hazard- Kenneth M. Setton) https://archive.org/details/AHistoryOfTheCrusades14th15thC

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 12(Resim 5: Rodos Şövalyeleri ve misafirleri; ilüstrasyon temsili)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 13(Resim 6: Rodos Grand Master sarayı; fotoğraf)

Haçlılar dünyasında bunlar olurken, Türkler dünyası bundan da beterdi…                                   Timur Ordusu, Anadolu topraklarında Semerkand’a doğru halen intikal halindeydi…

Baş Şövalye Naillac, Kıbrıs sorununu çözmek için Rodos’tan yelken açalı bir ay olmuştu…

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 14(Resim 7: Rodos’ta bir tüccar gemisi; temsili)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 1(Resim 8: Rodos’ta bir hacı gemisi; temsili)

Rodos’un hacı ve tüccar misarleri…

1403’ün Ağustos’unda, Marshal Boucicault filosunun hemen sonrasında bu kez başka misafirler gelmişti Rodos’a. 22 Mayıs 1403’de Sevilla limanından bir gemi demir alıp Doğu’ya yelken açmıştı. İçinde de geçen yıl İspanya’ya gönderilen Timur’un elçilik heyeti ile beraber Semerkand’a gönderilen Kastilya Kralı III. Enrique’nin elçilik heyeti vardı. Kastilya Kralı, Timur’un bir sefer daha düzenleyip Küçük Asya’daki Türklerin kökünü tamamen kazısın istiyordu ve elçisini de onu razı etmeye yollamıştı…Elçiler kafilesini taşıyan Kadırga, Ağustos’un 5’inde Rodos Limanı’na palamar atmış ve Liman görevlisi, Garand Master adada olmadığı halde onları büyük saraya götürmüştü. Gelen misafirleri Naillac’ın teğmenleri ile başrahipler karşılamış ve onlara Grand Master’ın adada olmadığını, filosuyla Kıbrıs’a gittiğini söylemişti. Misafir heyet daha çok Beğ dedikleri Timur ve ordusunun nerde olduğunu ve son bir yılda Küçük Asya’da olup bitenleri merak ediyordu. Rotaları ise Konstantinopolis-Trapezus’du (İstanbul-Trabzon). Teğmen, Kastilya Kralı’nın tüm emirlerine harfiyen riayet edileceğini bildirerek misafirleri Aziz Catherine Kilisesi rahibinin şatosuna götürmüş ve büyükelçiler heyeti  25 gün boyunca burda kalmıştı. Gemi personeli ise misafir hanları ile şu sıralar kale inşaatı nedeniyle Halikarnas’ta bulunan paralı askerlerin boş  hanlarına götürülmüştü. Adada kaldıkları süre boyunca, biri Küdüs’ten gelen  hacı kafilesi, diğeri levantta gezinen tüccar gemisinden olmak üzere Moğol Ordusu hakkında epey haber alınmıştı. Böylece, misafir kafilesinin daha fazla beklemesine gerek kalmamış ve  Ağustos sonunda demir alıp İzmir-Gelibolu-İstanbul’a doğru yelken açmışlardı…

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 2(Resim 9: Seyri sefer yorgunu hacılar; temsili)

Bu arada, Mareşal ve Grand Master’dan da bazı haberler gelmişti. Bu haberlere göre, Grand Master, Kıbrıs Kralı Janus’u uyumlu olmaya ikna etmiş; Lefkoşa’da 7 Temmuz 1403 tarihinde  Cenevre ile Kıbrıs arasında yeni bir barış-ticaret antlaşması imzalanmasını sağlamıştı. (Bkz- A History Of Crusaders, 14-15th Century- Editor by Harry W. Hazard- Kenneth M. Setton) https://archive.org/details/AHistoryOfTheCrusades14th15thC

İskenderiye’ye sefer düzenlemek isteyen  Marshal Boucicault, karar vermek için kendi başına kalmış; Alanya macerasında büyük kayıplar vermiş ve hava şartları yüzünden düşündüklerini yapamayıp planını rafa kaldırmıştı. Daha sonra, Naillac ile Boucicault birleşerek rotalarını Suriye çevirmiş,  Beyrut’u yağmalayıp ardından da Trablus’a saldırmışlardı.(Fazlası için bkz- Ruy Gonzales de Clavijo “TO THE COURT OF TIMOUR, AT SAMARCAND, A.D. 1403-6, by  Clements R.Markham F.R.G)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 3(Resim 10: Halikarnas’ta çeşitli taşıma vb. faaliyetleri)

Menteşeoğlu İlyas Bey’in Halikarnas’a gelişi…

Baş Şövalye Naillac henüz Rodos’a dönmemişti. Halikarnas’taki kale inşaatı ise hızla ilerlemişti. Kule ve surların yükselip de karadan iyice farkedilmeye başladığı günlerin birinde, Salmakis-Kos istikametinde bir filo belirmişti. Gelenler Menteşe Türkleriydi ve ülkelerinin kıyılarındaki güvenliği yeniden tesis ediyorlardı. Eskisi kadar büyük ve güçlü olmasa da üç beş gemilik bir donanmayla denize açılmışlardı. Muhtemelen kara birlikleri de bu harabe şehre ulaşmak üzereydi.

 

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 4(Resim 11: Teğmen Mimar Schlegelholt inşaat faaliyetlerini yürütürken; temsili minyatür)

Zephyria’dan başlayarak; Mylasa kapısı, Aya(Hagia) Marina Manastırı, Mars Mabedi, Mausoleum ve Myndos Kapısı’nı kapsayan bölgede harıl harıl süren bir inşai çalışma vardı. Beygirler, öküz arabaları, develer, merkepler sağdan soldan ağaç, taş, mermer sütun vb. taşımakla meşguldü. Harabe Halikarnas’ın yeni sahiplerinin başında bulunda Şövalye Teğmen Schlegelholt, devriye askerlerine deryadan ve karadan gelenleri iyi karşılamaları yönünde talimat göndermişti. Teğmen için Türklerin gelişi beklenmeyen bir sürpriz değildi. Hatta hoşgeldiniz demek için Türk gemilerini bizzat kendisi karşılayıp Bey baştardasına kadar çıkmıştı. Az sayıdaki kaynak, Menteşe Hükümdarı İlyas Bey’in Halikarnas’ta devam eden çalışmaları engellemeye kararlı biçimde büyük bir askeri güçle geldiğini; ancak hiçbir şey yapmadığını yazmaktadır. (Bkz- Decline and fall of Byzantium to the Ottoman Turks, by Doukas. An annotated translation of Historia Turco-Byzantina by Harry J. Magoulias, Wayne State University, Detroit)

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 5(Resim 12: Teğmen Şövalye Schlegelholt, Menteşe Beyi’ni gemisinde karşılarken; temsili ilüstrasyon)

1403’ün yazında Şövalyeler ile Menteşe Beyi arasında başka temaslar olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak, hasmane bir ilişki olsaydı kale inşaatı herhalde devam etmezdi. Dolayısıyla, sonbahar gibi İlyas Bey ile Grand Master Naillac arasında bir anlaşma yapıldığını söylemek yanlış olmaz. Bu çıkarsama, önceki bölümlerde bahsedilen Naillac-Mehmet Çelebi görüşmesi-izni vakıasını çöpe atar mı, ilerledikçe göreceğiz.

halikarnas  bilinmeyen yonleriyle bodrum kalesi 7(Resim 13: Memlük elçi heyeti, temsili gravür)

Marshal Boucicault ve Grand Master Naillac, Eylül’de Suriye-Mısır seferinden dönmüş; ardından da Ekim ayı gibi Memluk elçileri Rodos’a gelmişti. Şövalyeler yüzünden Levanttaki ticari hayatın durması Memlükleri etkilemişe benziyordu. Elçiler deryadaki tüccar gemilerine yapılan saldırılardan karşılıklı vazgeçilmesi için anlaşma yapmak istiyordu.  Şövalyeler içinse Hırıstiyan hacı trafiğinin güven içinde akışı çok önemliydi. Velhasıl, iki taraf arasında bir  mukavele imzalanmıştı. (Bkz- A History Of Crusaders, 14-15th Century- Editor by Harry W. Hazard- Kenneth M. Setton) https://archive.org/details/AHistoryOfTheCrusades14th15thC

(Resim 14: Memlük elçi heyeti ile Şövalyeler anlaşma imzalarken; temsili gravür)

Küçük Asya’daki Türk devletleri darmadağınık haldeydi; Osmanoğulları ise kanlı bir fetret dönemi içindeydi…    

Bu durum, diğer tarafta da bölük pörçük vaziyette bulunan Hospitaller-Rodos Şövalyeleri için huzur ve sükunet demekti. Öyle ki, Şövalyelerin bazıları kılıçlarının paslandığını düşünüp ruhani amaçlarının dışına çıkarak korsanlık faaliyetlerine bile kalkışıyordu. Onların bu yaramazlıklarını durduracak güçlü bir merkezi otorite ise henüz yoktu. Baş Şövalye Philibert De Naillac bile bunu başaramamıştı…

Bir sonraki bölümde, 1403-1409 arasındaki 6 yıl içinde kalenin ne kadarının bitirildiğini;  kendilerine cennet vaadedilen şövalyeler dünyasındaki gelişmeleri ele alacağız.

Devam edecek… 

Mehmet Çilsal

halikarnas  mehmet tosun banner 1
Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BODRUM HABERLERİ

KOCADON: BÜYÜKŞEHİR İÇİN İKİ BUÇUK YILDIR VERDİĞİM EMEĞİ UNUTTULAR…

Yayınlanan

açık

Tarafından

mehmet kocadon KOCADON: BÜYÜKŞEHİR İÇİN İKİ BUÇUK YILDIR VERDİĞİM EMEĞİ UNUTTULAR… mehmet kocadonun ilk gundemi su olacak 3 1
  • mehmet kocadon KOCADON: BÜYÜKŞEHİR İÇİN İKİ BUÇUK YILDIR VERDİĞİM EMEĞİ UNUTTULAR… mehmet tosun banner 2
  • mehmet kocadon KOCADON: BÜYÜKŞEHİR İÇİN İKİ BUÇUK YILDIR VERDİĞİM EMEĞİ UNUTTULAR… Hakan Durna SM Con 05

Ben milyonları yönetmeye alışkın bir belediye başkanıyım.

Onlar ise milyonları yönetmeye alışkın olmadıkları için hep yanlış yaptılar! Şoför esnafını, halkı, yatırımcıyı kırdılar. Onlar benim gibi değiller, masanın öbür tarafında hiç oturmamışlar bile. Ben ise masanın öbür tarafında oturarak bugünlere geldim”
“Beni her ne kadar silmeye çalışsalar da büyükşehir yolunda, iki buçuk yıldır verdiğim emeği unuttular!
Yerel seçim çalışmalarını ara vermeden sürdüren Demokrat Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Kocadon, programına Muğla’nın cennet köşelerinden biri olan Köyceğiz’de devam etti.  Sabah esnaf ziyaretleri ile başladığı ziyaretlerini Köyceğiz genelinde sürdürdü.

“ATATÜRK’ÜN ‘KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR’ SÖZÜNÜ YAŞATMAK İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”

Dünya’da “Sakin Şehir” listesine giren ender yerlerden biri olan Muğla’nın Köyceğiz ilçesini ziyaret eden Mehmet Kocadon, “Bizleri içtenlikle büyük bir sevgi ve ilgiyle karşılayan Köyceğiz halkına, Döğüşbelen, Hamitköy ve Beyobası mahalle sakinlerine, çok değerli muhtarlarımız ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerine çok teşekkür ediyorum. Ulu önderimiz Atatürk’ün ‘Köylü milletin efendisidir’ sözünü yaşatmak için çalışacağız, çiftçimizi üretime teşvik ederek kooperatifler, birlikler kurarak köylümüze çiftçimize ürettiği ürünlere alım garantisi sunarak kırsalımızı zenginleştireceğiz. Köyceğiz’imizin özellikle narenciye ürünleri -Bodrum’da da Bodrum mandalinası örneğinde olduğu gibi- yapacağımız bu tür çalışmalar ile hak ettiği değeri alacak! Ben 17 yıldır Bodrum Tanıtma Vakfının da başkanlığını yapıyorum. Dünyanın dört bir yanında katılacağımız fuarlarda, Muğla’mızın bütün güzelliklerini ayrı ayrı tanıtacağız. Kırsalıyla kentiyle kıyısıyla Muğla bir marka olacak, tüm Muğla kazanacak!” dedi.
Önce Köyceğiz pazarını gezerek pazar esnafıyla sohbet eden Başkan Adayı Kocadon, gün içinde kahveleri ve bölge esnafını da ziyaret ederek vatandaşların sorunlarını dinledi. Tek çarenin halkla aynı dili konuşabilen, halkın içinden gelmiş bir belediye başkanı olan Mehmet Kocadon’da olduğunu ifade ederek, kendisinin de çiftçi bir aileden geldiğini, bu nedenle özellikle üreticilerin yaşadıkları sorunları yakından bildiğini belirtti. Kıyı ile kırsalı buluşturan projeler üreterek hem üreticinin hem turizmcinin hem de esnafın kazanması, zenginleşmesi için birlik beraberlik içinde Muğla’yı yönetmenin sözünü verdi.
Başkan Kocadon, Köyceğiz’in Döğüşbelen, Hamitköy ve Beyobası mahallelerini de ziyaret ederek mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Akşam saatlerinde ise DP Köyceğiz İlçe Başkanı Mehmet Köylü tarafından organize edilen etkinlikte, Köyceğizli muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile buluştu.
mehmet kocadon KOCADON: BÜYÜKŞEHİR İÇİN İKİ BUÇUK YILDIR VERDİĞİM EMEĞİ UNUTTULAR… mehmet kocadonun ilk gundemi su olacak 2 1

KÖYCEĞİZLİLER İSTEDİ BAŞKAN KOCADON SÖZ VERDİ…

Muhtar Sadık Karaduman, Mehmet Kocadon’u ‘markaların adamı’ olarak takdim ettiği konuşmasında, “Sayın başkanımız markaların adamıdır, Bodrum mandalina lokumundan tutun da kolonyasına kadar. Köyceğiz’de eksik olan bir şeyler var. Turunçgiller diyarında olmamıza rağmen markalaşamadık. Ramazan Festivali yaparız ama Portakal Festivali yapmayız. Ben bu konuda Sayın başkanımdan yardım istiyorum. Sayın başkanımız bizi 2 yıl önce de yemeğe davet etmişti. Bizim Muhtarlar Derneğimizin oluşumunda başkanımızın büyük bir yeri vardır. Bizim Sayın Mehmet Kocadon Başkan’dan iki isteğimiz var: Birincisi, su kaynağımız çok yakın olmasına rağmen su fiyatlarının çok yüksek olması. İkincisi de turunçgiller diyarında olmamıza rağmen meyve suyu sıkma fabrikamız yok. Bu konularda desteklerinizi bekliyoruz” dedi.

“BEN HİZMET İÇİN GELİYORUM. KOLTUKTA OTURMAK İÇİN DEĞİL!”

Bodrum’u dünya markası yapmak için 20 yıldır görev başında olduğunu, milyonları yönetmeye alışkın bir belediye başkanı olduğunu ifade eden Mehmet Kocadon, “Muhtarlarımızla uzun zamandan beri görüşüyorum. Biliyorsunuz Bodrum artık festivaller kenti oldu. Bu kadar çok hem yerel hem de uluslararası festivaller yapılan başka bir ilçe hiç duydunuz mu? Köyceğiz gibi doğa harikası bir yerde, dünyanın en güzel festivallerini yapacağımızdan emin olabilirsiniz. Bodrum mandalinasını yaşatmak için büyük bir emek verdik. Başından beri en büyük destekçilerden biriyim. Bodrum Turunçgil Üretici Birliğimizi kurduk ve mandalinamızın değerlenmesi için -muhtarımın da dediği gibi- elimizden geleni yaptık yapmaya da devam ediyoruz. Hedefim tüm Muğla’da birlikleşmeyi desteklemek, üreticilerimize umut olmak. Değerli muhtarım, sizlerin istekleri halkın istekleridir ve benim için bir emirdir. Çünkü ben hizmet için geliyorum. Koltukta oturmak için değil. Gönüllerin başkanı olmak bunu gerektirir. Su konusunda da gerekli iyileştirmeleri yapacağım. Vatandaşımız maalesef büyükşehir sürecinden itibaren bu konuda çok dertli. Hiç merak etmeyin, öncelik olarak 31 Mart’tan sonra su sorununu acil olarak gündeme alacağım” diye konuştu.
mehmet kocadon KOCADON: BÜYÜKŞEHİR İÇİN İKİ BUÇUK YILDIR VERDİĞİM EMEĞİ UNUTTULAR… mehmet kocadonun ilk gundemi su olacak 4

“HALKIN HALİNDEN ANCAK HALKIN İÇİNDEN GELMİŞ BİR BAŞKAN ANLAR”

Mehmet Kocadon, bürokratların yönettiği Muğla Büyükşehir Belediyesi değil, seçilmişlerin ve halkın  istek ve talepleri ile yönetilecek bir Muğla için bu göreve talip olduğunu da ekleyerek, “Dikkat ettiyseniz Mehmet Kocadon ismi bir çığ gibi her gün biraz daha büyüyerek geliyor. Çünkü Muğla halkı Mehmet Kocadon’u her gün biraz daha iyi tanıyor. Ben 2016’dan beri Muğla büyükşehir Belediye Başkanlığına adayım, 45 günlük aday değilim. Muhtarlarım da bunu bilir, ekiplerim hep gelip onları ziyaret ettiler. Sivil toplum kuruluşu başkanlarını da hep ziyaret etmişimdir. Ancak şimdi bazı laflar duyuyorum ve üzülüyorum. Hayır, arkadaşlar ben ittifaklar bozulduktan sonra Muğla büyükşehir Belediyesi’ne aday olmadım, ben çok öncesinde, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olduğumu ifade ettim. Bir büyüğümüzün ismi açıklandı, kendisine de hayırlı olsun dedik, kenara çekildik. Beni her ne kadar silmeye çalışsalar da, büyükşehir yolunda iki buçuk yıldır verdiğim emeği unuttular! Ulaşamadığım muhtar yok, bugün bile birçoğu burada. Birçok muhtar arkadaşım var ve hepsine de ulaştım. Sivil toplum kuruluşlarıyla görüştüm, halkımızın yaşadığı bütün sıkıntıları, dertleri biliyorum. 20 yıldır Bodrum gibi bir yerde belediye başkanlığı yapıyorum ki, kolay değil Bodrum gibi bir yerde belediye başkanlığı yapmak. Ben milyonları yönetmeye alışkın bir belediye başkanıyım. Onlar ise milyonları yönetmeye alışkın olmadıkları için hep yanlış yaptılar! Şoför esnafını kırdılar, halkı kırdılar, yatırımcıyı kırdılar. Benim gibi değiller, daha doğrusu masanın öbür tarafında oturmuş insanlar değiller onlar. Ben masanın öbür tarafında oturarak bugünlere geldim” dedi.

mehmet kocadon KOCADON: BÜYÜKŞEHİR İÇİN İKİ BUÇUK YILDIR VERDİĞİM EMEĞİ UNUTTULAR… mehmet tosun banner 1
Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

İZMİR BÖLGE MAHKEMESİNDEN OSMAN GÜRÜN’E KÖTÜ HABER…

Yayınlanan

açık

Tarafından

behcet saatci İZMİR BÖLGE MAHKEMESİNDEN OSMAN GÜRÜN’E KÖTÜ HABER… Beh  et Saatc
  • behcet saatci İZMİR BÖLGE MAHKEMESİNDEN OSMAN GÜRÜN’E KÖTÜ HABER… mehmet tosun banner 2
  • behcet saatci İZMİR BÖLGE MAHKEMESİNDEN OSMAN GÜRÜN’E KÖTÜ HABER… Hakan Durna SM Con 05

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün talimatı sonucu açılan davayla, Fethiye İskelesi’nin Fethiye Belediyesi’nin elinden alınmasına İzmir Bölge Mahkemesi ‘dur’ dedi. 

Muğla 1’nci İdare Mahkemesi’nin iskelenin büyükşehir belediyesine verilmesi yönündeki kararını iptal eden üst mahkeme, iskelenin kullanım hakkının Muğla Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu’nu tarafından yeniden belirlemesini istedi.

behcet saatci İZMİR BÖLGE MAHKEMESİNDEN OSMAN GÜRÜN’E KÖTÜ HABER… Fethiye   skelesi

Fethiye İskelesi’nin kontrolü 1958 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından Fethiye Belediyesi’ne verildi. Muğla Büyükşehir Belediyesi, 60 yıl boyunca idaresi Fethiye Belediyesi’nde kalan, yat yanaşma ve bağlama gelirleriyle ilçedeki belediye hizmetlerinin gerçekleşmesine katkı sağlayan iskelenin kontrolünü almak istedi. Fethiye Belediyesi’nin bu talebi geri çevirmesi üzerine Muğla 1’nci İdare Mahkemesi’ne Başkan Osman Gürün’ün talimatıyla dava açıldı. Davayı karara bağlayan mahkeme iskelenin kontrolünü, gelirleriyle birlikte Fethiye Belediyesi’nden alarak Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne verdi. Fethiye Belediye Başkanı ve Muğla Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Behçet Saatcı ise kararın bir üst mahkeme olan İzmir Bölge İdare Mahkemesi’ne taşınmasını istedi. Muğla 1’nci İdare Mahkemesi’nin iskeleyi büyükşehire veren kararını iptal eden üst mahkeme, oy birliğiyle iskelenin kullanım hakkının Muğla Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu’nu tarafından yeniden belirlemesini istedi. Önümüzdeki günlerde tekrar toplanacak komisyonun iskeleyi Fethiye Belediyesi’ne geri vermesi bekleniyor. Bu karar Fethiye Belediyesi’nin Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne karşı kazandığı hukuk zaferlerine bir yenisini daha ekledi.

behcet saatci İZMİR BÖLGE MAHKEMESİNDEN OSMAN GÜRÜN’E KÖTÜ HABER… fethiye iskelesiSaatci; Gasp edilen hakları geri alacağız…

Karardan duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Behçet Saatcı, “Fethiyeliler beni ilçenin haklarını savunmam için seçti. Yoksa bende elimi göğsümde birleştirip, koltuğumda oturup ‘bana ne’ diyebilirdim. Ama biz böyle yönetmeyeceğiz. Muğla’da 13 ilçe belediye başkanı benim çalışma arkadaşlarım olacak. Dava yoluyla ilçelerin elinden alınan tüm gelir kaynaklarını geri iade edeceğiz. Adaletle nasıl büyükşehir belediyesi yönetilirmiş, tüm Muğla’ya göstereceğiz. 60 ayda davalar yoluyla ilçelerin tüm gelirlerine hunharca el koyanları Muğla halkının takdirine bırakıyorum. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin usulsüz işlemlerine yargı ‘dur’ diyor. İskeleyi Fethiye halkı güle güle kullansın.” dedi.

Fethiye Belediyesinin Büyükşehire karşı hukuk zaferi…

Fethiye Belediyesi’nin büyükşehire karşı kazandığı hukuk zaferleri ise şu şekilde sıralanıyor;

Büyükşehir yasası sonrası Muğla Valiliği tarafından Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne verilen Göcek Yat Çekek Yeri, açılan dava sonucunda yeniden Fethiye Belediyesi’ne devir edildi. Büyükşehir belediyesi tarafından yerin tahsisinin engellenmesi ve ihalenin iptali için açılan davalar kazanılarak bölgenin en büyüğü olan Şehit Fethibey Parkı inşa edildi. Muğla Su Kanalizasyon İdaresi tarafından, Fethiye Belediyesi’ne 1 adet vaktör ve 2 adet pikabın kullanım hakkı için dava açıldı. Dava kaybedilince Fethiye Belediyesi’nin araçları elinde kaldı.

behcet saatci İZMİR BÖLGE MAHKEMESİNDEN OSMAN GÜRÜN’E KÖTÜ HABER… mehmet tosun banner 1
Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

MUĞLA VALİLİĞİNDEN TAŞINMAZ TİCARETİ YETKİ BELGESİ HAKKINDA DUYURU…

Yayınlanan

açık

Tarafından

muĞla valİlİĞİ MUĞLA VALİLİĞİNDEN TAŞINMAZ TİCARETİ YETKİ BELGESİ HAKKINDA DUYURU… VAL  L  K   Z  N BELGES
  • muĞla valİlİĞİ MUĞLA VALİLİĞİNDEN TAŞINMAZ TİCARETİ YETKİ BELGESİ HAKKINDA DUYURU… mehmet tosun banner 2
  • muĞla valİlİĞİ MUĞLA VALİLİĞİNDEN TAŞINMAZ TİCARETİ YETKİ BELGESİ HAKKINDA DUYURU… Hakan Durna SM Con 05

6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında, 5 Haziran 2018 tarih ve 30442 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik hükümlerince; taşınmaz alımı, satımı ve kiralanması ile tapu işlemlerine aracılık eden, taşınmazla ilgili danışmanlık ve yönetim hizmeti veren işletmelere Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi alınması zorunluluğu getirilmiştir.

Yetki belgesi başvuruları; e-posta adı ve şifre ile Ticaret Bakanlığının web sayfasında yer alan Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemi (TTBS) üzerinden yapılmaktadır.

İlimizde Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemi üzerinden bilgi girişi yaparak başvuruda bulunan işletmeler, Ticaret İl Müdürlüğümüzce ziyaret edilmekte, durumlarının yönetmelik hükümlerine uygun olduğu tespit edilenlere yetki belgesi verilmektedir. 05/09/2018 tarihinden bu yana TTBS üzerinden başvuru yapan 204 adet işletmeye yetki belgesi düzenlenmiş olup; verilen yetki belgelerinin geçerlilik süresi Beş (5) yıldır.

Anılan Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 5 Haziran 2018 tarihi itibarıyla taşınmaz ticaretiyle iştigal eden, gelir veya kurumlar vergisi kaydı ile meslek odası kaydı bulunan ve halk eğitim merkezleri ya da Milli Eğitim Bakanlığınca yetkilendirilen meslek odalarınca verilen eğitim sonucunda taşınmaz ticareti ile ilgili sertifika almış olan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardan Mesleki Yeterlilik Belgesi şartı aranmadan yetki belgeleri düzenlenmektedir.

Ayrıca; Yönetmeliğin 6. Maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; “Gerçek kişi tacirler ile esnaf ve sanatkârların kendilerinin, ticaret şirketleri ile diğer tüzel kişi tacirlerin temsile yetkili kişilerinden en az birinin, şubelerde ise şube müdürünün sorumlu emlak danışmanı (Seviye 5) ulusal yeterliliğine dayalı mesleki yeterlilik belgesine sahip olması” ile 6 Maddesinin 2. fıkrasında; “Bakanlık, yetki belgesi verilmesi için mesleki eğitim şartı getirmeye ve bu eğitime ilişkin usul ve esasları ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak belirlemeye yetkilidir. Mesleki eğitim; Bakanlık, Millî Eğitim Bakanlığı veya Bakanlıkça uygun görülen kamu kurumları, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve mesleki yeterlilik belgesi vermeye yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından verilir.” hükümleri bulunmakta olup; yetkisiz kişi ve kurumlardan alınan belgeler ile yapılan müracaatlar kabul edilmemektedir. Meslek mensuplarının bu hususta mağduriyet yaşamamaları için, yetkisi olmadan Mesleki Yeterlilik Belgesi verdiğini ileri süren kişilere itibar etmemeleri gerekmektedir.

Öte yandan Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi,  başvuru sahiplerinin bağlı bulunduğu odadaki sicil kayıtlarında yer alan bilgiler esas alınarak sistem tarafından otomatik olarak düzenlendiğinden, meslek mensuplarının yetki belgesi için başvuru yapmadan önce sicildeki unvan ve adres bilgilerini kontrol edip, varsa hatalı bilgileri düzelttirmeleri gerekmektedir. Kamuoyuna önemle duyurulur.

muĞla valİlİĞİ MUĞLA VALİLİĞİNDEN TAŞINMAZ TİCARETİ YETKİ BELGESİ HAKKINDA DUYURU… mehmet tosun banner 1
Okumaya devam et

Son Haberler