Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

Yayınlanan

açık

bodrum kalesi  Mehmet   ilsal yaz   dizisi 17

“Şövalyelerin Karya kıyılarında kal’a yapmasına Çelebi Mehmet (I) izin vermişti” demek, rivayetten ibarettir.

Osmanlı Padişahı I. Mehmet, Rodos Şövalyeleri Başkomutanı Philibert De Naillac ile tarihte hiç karşılaşmamıştı ki ona karya kıyılarında kale yapmasına izin versin. Çünkü, Bodrum’a kale yapılmasında önemli rol oynamış olan bu tarihi  şahsiyet, sözkonusu izin vakıasının yaşandığı 1414’de Küçük Asya’da değil, Avrupa’daydı. Dolayısıyla, Bodrum Kalesi’nin yapımına 1414-1415’de başlandı diyen tarihçiler yanılmıştı.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 5(Resim1:Padişah Mehmet I; minyatür)

Bodrum Kalesi’nin tam olarak hangi tarihte inşa edildiği sorunsalı, bilindiği gibi yazı dizimizin temel sorunsallarından biridir. Hatta önceki(6,8,9,14) bölümlerde inşaatın 1403’te başlamış olduğu hususu vakılarıyla birlikte ele alınırken, bir yandan da 1414-1415’i başlangıç sayan görüşün yanlışlığına sık sık işaret edilmişti. Dolayısıyla, duayen tarihçileri çürütmeye çalışacağımız bu ve sonraki bölümün başlığı gereksiz bir tekrar sayılmamalıdır.

Herşeyden önce, Bodrum’da kale yapımına başlanmasıyla ilgili tarihte ne olduysa, hepsi fetret devri denilen 1402-1413 yılları arasında olmuştu…

Fetret devri, Osmanoğulları için veliahtlar arasında taht kavgasının bitmek bilmediği hükümdarsızlık devri olduğu kadar, aynı zamanda tüm Türk dünyası için de bir iç savaş dönemiydi. Öte yandan, 15’nci yüzyılın bu ilk çeyreğinde sadece Türk dünyası değil, Hırıstiyan dünyası da bölünmüştü; hatta epey  savaşlı, sancılı, çalkantılı yıllar içindeydi. Bodrum Kalesi’nin yapımına işte böylesi kaotik bir dönemde başlanmıştı.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 6(Resim 2: Grand Master Philibert De Naillac; gravür)

Fetret devrinde Türk dünyası…

Osmanlı Ordusu, 1402’nin Temmuz’unda Moğol Ordusu karşısında Ankara-Çubuk Savaşı’nı kaybedince, Sultan Yıldırım Bayezid, veliahtları Mustafa ve Musa Çelebi ile birlikte Timur’a esir düşmüştü. İznik, Bursa, İzmir şehir şehir dolaştırılan Esir Padişah, Semerkand’a götürüleceğini anlayınca, 1403’ün baharında  üzüntüsünden hastalanmış(veya intihar) ve Akşehir’de vefat etmişti. Bunun üzerine Timur, veliaht Musa’yı Bursa Emiri tayin edip, babasının naşı ve küçük kardeşiyle beraber payitahtına göndermişti. Ancak bu sırada Moğolların talanına uğramış Bursa’nın hükümdarı İsa Çelebi’ydi ve dolayısıyla Timur’un emiri olan Musa ile fiili Osmanlı sultanı İsa Çelebi taht muharebesine tutuşmuş; savaştan galip çıkan İsa, beratlı emirliği de kazanmış; kaybeden Musa ise Karamanoğlu Mehmet Bey’e sığınmıştı…

bodrum kalesi  bodrum kalesi 7(Resim 3: İki şehzade birliği arasında muharebe; temsili minyatür)

Amasya’daki diğer veliaht Mehmet Çelebi ise bölgedeki diğer güçlere karşı muharebeler kazanınca, Timur, daha evvel Edirne’deki veliath Süleyman’a yolladığı gibi ona da elçiler yollayıp biata zorlamış; hatta biatı kabul eden Mehmet, bir yüzünde Timur’un,  bir yüzünde kendi adının bulunduğu akçeler kestirmişti. Moğol Ordusu’nun Anadolu’yu terkinin ardından, babasının meşhur komutanlarından Subaşı Eyne Bey’in tavsiyesi ile İsa Çelebi’ye bir mektup gönderen Mehmet, Osmanlı topraklarının ikisi arasında üleşilmesini önermiş; İsa Çelebi, “ulu karındaş” olması hasebiyle hükümdarlığın kendisine ait olduğu cevabını verince ordusuyla birlikte Amasya’dan Bursa’ya gelmiş; iki kardeş ordusu birbirine girmiş; kazanan Mehmet tahta oturmuş; İsa Çelebi ise Konstantinopolis’e (İstanbul) kaçıp sığınmıştı.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 8(Resim 4: İki şehzade birliği arasında muharebe öncesi; temsili yağlıboya)

Böylece, payitaht Bursa Musa’dan İsa’ya, İsa’dan da Mehmet’e geçmişti. Ancak, bu vakıanın senesi tarihçiler arasında net değildir. Konumuz açısından varsayalım ki Çelebi Mehmet, Bursa’yı 1403-1408 arası herhangi bir yılda ele geçirmiş olsun (Bu arada, Bodrum Kalesi inşaatının 1407-8’de başlandığını ileri süren hatırı sayılır epey tarihçi olduğunu da ileride göreceğiz). Yine de bu varsayım tutarsızdır. Zira, yukarda Doukas’tan aktarılan vakıaya göre, 1413’te tahta oturan Çelebi Mehmet, Bursa’yı ele geçirdikten hemen sonra 1414’de İzmir’i fethetmişti. Bu şu demektir; Çelebi Mehmet, İzmir’i hem 1407-1408’de hem 1414’de iki kere fethetmiştir. Oysa, ciddi kaynaklar böyle yazmamaktadır.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 9(Resim 5:  Türklerin kendi aralarındaki taht savaşları; temsili ilüstrasyon))

Devam edelim…

Öte yandan, Edirne Emiri Süleyman Çelebi de boş durmamıştı. Bizans tahtının naibi,  Venedik, Cenova, Rodos Saint Jean Şövalyeleri(?), Sırp Despotu Stefan Lazeraviç ve Latin Naksos Dükü ile çeşitli imtiyaz anlaşmaları imzalamış ve bu yolla Osmanlı’nın Padişahı olarak kabul edilemesini sağlamış; Bizans’ın elindeki kardeşi İsa’yı da yanına almayı da ihmal etmemişti. Emir Süleyman’ın imzaladığı bu anlaşma kısaca şunları içeriyordu: Bizans’a geniş çaplı toprak imtiyazları, Cenova’nın haraçtan muafiyeti; Hırıstiyan tutsakların serbest bırakılması; ticari gemilere Ege’de serbest dolaşım…

bodrum kalesi  bodrum kalesi 10bodrum kalesi  bodrum kalesi 11(Resim 6;Süleyman Çelebi’nin ittifak arayışları;temsili ilüstrasyon)

(Resim7: Süleyman’ın Bizans’la anlaşması;temsili gravür)

Süleyman Çelebi’nin 1403 Antlaşması, Bizans İmparator’u Manuel II Palaiologos’un yokluğunda imzalanmışsa da İmparator, Frankia’dan (Batı Avrupa’dan) döner dönmez anlaşmayı teyit etmişti. Yanında da Fransız egemenliğindeki Cenovalı Teğmen Jean de Châteaumorand vardı ve  bu teğmen, aynı zamnda Anadolu’daki tüm güçlerle müzakere yetkisi bulunan bir elçiydi.  (Bkz-Kaynak: Religious Affiliations and Political Alliances in the Ottoman Succession Wars of 1402-1413/Dimitris J. Kastritsis)

Mehmet Çelebi’yi kendine en büyük rakip gören Süleyman, kardeşi İsa Çelebi’yi Bizans İmparatoru’nun elinden aldıktan sonra ona kuvvetli bir ordu vererek tekrar Bursa’ya göndermiş; bunu duyan Bursa halkı Mehmet Çelebi’nin idaresinden hoşnut olduğunu belli ederek şehirde yangın çıkarmış; bu muharebeyi de kaybeden İsa Çelebi, bu sefer Kütahya’daki Candaroğlu İsfandiyar Bey’e sığınmıştı…İsa Çelebi, kısa bir süre sonra Edirne’deki Süleymen Çelebi’nin de  teşvikleriyle  İsfandiyar Bey’i ikna etmiş; böylece, Bursa’da güçlenmekte olan Çelebi Mehmet’e karşı diğer Türk beyleri arasında müttefik temasları yapılmış ve nihayetinde Candaroğlu İsfandiyar Bey-Aydınoğlu Cüneyd Bey-Saruhanoğlu Hızır Şah ve Menteşeoğlu İlyas Bey’den oluşan dörtlü bir ittifak kurulmuş; kısa zamanda da 20.000 kişilik bir ordu vücuda getirilmişti.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 12(Resim 8: Bir Türk birliği, başka bir Türk birliğine taarruz ederken ; temsili ilüstrasyon)

Derken, İsa Çelebi’nin de içinde yeraldığı  Beylik Devletleri müttefik ordusu ile Çelebi Mehmet’in ordusu karşı karşıya gelmiş; muharebeden Çelebi Mehmet galip çıkmış; Saruhanoğlu Hızır Şah öldürülerek beyliği ilhak edilmiş; diğer beyler,  Osmanoğlu Çelebi Mehmet’in hakimiyetini tanımış; İsa Çelebi ise bu sefer Karamanoğullarına iltica etmişti. Karamanoğoğulları, Anadolu’da çok güçlenmiş olan Mehmet Çelebi aleyhtarı hareketlere girişmemeyi tercih ederek, Mehmet Çelebi ile bir anlaşma yapıp İsa Çelebi’yi sınırdışı etmişti. İsa Çelebi, bir müddet atalarının yurdu olan Sultanönü’nde   saklanmış ise de bir hamamdayken 1406 senesinde  Mehmet Çelebi’nin adamları tarafından  boğularak öldürülmüştü. (Bkz-Osmanlı Tarihi1. Cilt Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı; Bkz-Menteşeoğulları-İslam Ansiklopedisi)

bodrum kalesi  bodrum kalesi 1(Resim 9: Türk savaşları ve halk; temsili minyatür)

Aynı yıllarda, muhtemelen yukarda aktarılan Türk Beylikleri ittifakından önce, Menteşe Beyliği, dolayısıyla Halikarnas Yarımadası’nı ilgilendiren başka bir gelişme olmuştu.

Timur’la birlikte yeniden beylik devletlerine kavuşan Aydınoğullarının başında Umur Bey(II) vardı.  Bu Umur Bey, Menteşeoğlu İlyas Bey’ in yeğeniydi. Bir başka Aydınoğlu veliaht Cüneyd Bey, güçlü bir orduyla Ayasuluk’a(Selçuk) girince, Umur Bey kaçıp akrabası olan Menteşeoğlu İlyas Bey’ e sığınmıştı. Bunun üzerine İlyas Bey, ordusuyla birlikte Ayasuluk’a yürüyüp şehri yakmış ve yeğeni Umur Bey’i tekrar tahtına oturtmuş(1405); sonra da Cüneyd’in kardeşini esir alıp Menteşe iline götürmüştü. Fakat, Aydınoğulları arasındaki taht mücadelesi bitmemiş; Cüneyd,  1406(?) senesinde Umur’u ortadan kaldırmış ve Aydın Beyliği’ni yeniden eline geçirmişti. Bunun üzerine İlyas Bey onunla anlaş­mak zorunda kalmıştı.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 2(Resim 10: Türk beylik devleti askerleri; temsili illüstrasyon)

Mehmet Çelebi’nin güçlenmesinden rahatsız olan Süleyman Çelebi, derhal harekete geçerek Rumeli kuvvetlerini toplamış ve Çanakkale üzerinden Anadolu’ya intikal ettirip sonra da  Bursa üzerine yürümüştü. Karşısındaki gücün büyüklüğünü anlayan Mehmet Çelebi ise, Amasya’ya çekilmek mecburiyetinde kalmıştı.  Böylece, Anadolu’daki diğer Türk beylikleri için bu kez başka bir tehlike belirmişti.  Süleyman Çelebi, Ankara üzerinden Amasya’ya çekilmiş olan kardeşi Mehmet Çelebi’nin tâkibine babasının sadrazamı Çandarlı Ali Paşa’yı memur etmişse de, Ali Paşa’nın Ankara’da içki ve eğlence hayatına dalmış, çok geçmeden de  bu şehirde hakkın rahmetine kavuşmuştu…(Bkz-İsmail Hami Dânişmend -İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi Cilt 1)

Osmanoğulları arasındaki taht savaşları bir türlü bitmek bilmemiş; geriye kalan üç veliaht  Süleyman-Musa-Mehmet arasındaki savaşlar 1413’e dek sürmüş;  en son kazanan Mehmet Çelebi, 5 Temmuz’da tahta oturmuştu. Rumeli’nde devlet işlerini yoluna koyan Osmanlı Padişahı’nın daha sonraki ilk işi ise İzmir’i zapetmek olmuştu…

bodrum kalesi  bodrum kalesi 3(Resim 11: Bir Türk birliği, taarruz halinde; temsili ilüstrasyon)

Fetret Devri; karmakarışık, anlaması zor  bir devirdir. Bu döneme dair kaynakların nerdeyse hiçbiri birbirini tutmamaktadır. Fazlası için bkz:

Görüldüğü gibi, Timur sonrası 1413’e kadar yukarda ana hatlarıyla aktarılan olaylar içinde  Rodos Şövalyelerinin de içinde yeraldığı İzmir’in fethine yönelik herhangi bir kuşatma, saldırı vb.  vakıası yaşanmamıştır, ta ki Padişah I.Mehmet’in 1414’deki  işgaline kadar.

bodrum kalesi  bodrum kalesi 4(Resim 12 :Osmanlı Ordusus’nun İzmir kuşatması, temsili gravür)

Başa dönerek özetleyelim…

Bodrum Kalesi’nin yapımına başlandığı yıl hakkında görüş belirten tarihçiler içinde; “Padişah I.Mehmet, 1414’de İzmir’i işgal ettiği günlerde ona Rodos Şövalyeleri de eşlik etmişti” diyenler de var;  “Şövalyeler zaten ordaydı ve Timur’un yerle bir ettiği  St. Pierre Kalesi’ni tamir edip epey ayağa kaldırmışlardı” diyenler de.  Bu tezlerin ikisi de Osmanlı Padişahı I. Mehmet ile Rodos Şövalyelerinin başı  Philibert De Naillac arasında bir temas, ilişki, görüşme, diyalog vb. yaşandığını varsaymaktadır.

Oysa;

1-“Şövalyeler zaten ordaydı ve Timur’un yerle bir ettiği  St. Pierre Kalesi’ni tamir edip epey ayağa kaldırmışlardı” demek; Rodos Şövalyeleri, ezeli düşmanları olan Aydınoğulları ile barışıktı demektir. Ama bu, tarihi tersten yazmak olur. Ayrıca, bu görüşü destekleyecek tek bir kanıt dahi göstermek mümkün değildir.

2-“Padişah I.Mehmet, 1414’de İzmir’i işgal ettiği günlerde ona Rodos Şövalyeleri de eşlik etmişti” demek; Osmanlı Padişahı I. Mehmet ile Rodos Şövalyelerinin başı  Philibert De Naillac arasında bir görüşme yapılmıştı, dolayısıyla Bodrum’a kale inşa edilmesi bu görüşme ve izin sonrası mümkün olmuştu, anlamına gelir ki; bu yaklaşımın ne kadar yanlış olduğu bu bölümün daha girişinde belirtmiştik.

Bu ve benzeri tezler, orjinal biçimiyle önümüzdeki bölümde ele alınıp yanlışlığı ispat edilecek.

Devam edecek…

Mehmet Çilsal 

Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BODRUM HABERLERİ

BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bodrum denİz mÜzesİ BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ… arena fosil resim

Bodrum Deniz Müzesi’nde sergilenmeye başlanan deniz kabuğu koleksiyonunda 460 milyon yıllık fosil olduğu belirlendi.

Koleksiyoner  İş adamı Hasan Güleşçi’nin farklı ülkelerden temin ettiği   deniz kabuklarını  Bodrum Deniz Müzesi’ne bağışladı. Deniz kabukları, müzede “Hasan Güleşçi Deniz Kabukları Koleksiyonu” adıyla sergilenmeye başlandı. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nde görevli paleontolog Serdar Mayda ve ekibi, 46 deniz kabuğu fosili üzerinde araştırma yaptı. Yapılan çalışma sonucunda 46 deniz kabuğundan bir tanesinin 460 milyon yıllık olduğu belirlendi.

bodrum denİz mÜzesİ BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ… 17410445 620x410

Müze Müdürü Selen Cambazoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, müze koleksiyonunda 6 bine yakın deniz kabuğu olduğunu söyledi. Koleksiyondaki deniz kabuklarının dünyanın çeşitli yerlerinden toplandığını belirten Cambazoğlu, dünyadaki en büyük deniz kabuğu koleksiyonlarından birisine sahip olduklarını ve fosilleri tarihlendirdiklerini dile getirdi. Ege Üniversitesi bünyesindeki Tabiat Tarihi Müzesi’nden uzmanların müzeye bağışlanan fosillerle ilgili araştırma yaptığını belirten Selen Cambazoğlu, “460 milyon yıl öncesi ve 1 milyon yıl öncesi arasında tarihlenen deniz kabuklarının fosillerinin müzemizde olduğu anlaşıldı. En eski tarihlenen deniz kabuğu, 460 milyon yıl öncesine tarihleniyor. Florida’dan gelen bir fosil. Deniz kabuğu fosili ‘Crytiidae’ sınıfına ait.” diyerek Bodrum’da böyle bir fosilin bulunmasının önemine  de dikkat çekti.

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 3

Bodrum’da bir diyaliz merkezi çalışanları aylardır maaş alamadıklarını belirterek iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eylem, patronun tele konferans yoluyla ödeme sözü vermesiyle bugünlük sona erdi. 

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 1Konacık Mahallesinde hizmet veren ilçenin tek diyaliz merkezinde çalışan 24 sağlık personeli bu sabah, ilk seans tedavilerinden sonra hasta alımını durdurdu. Yaşanan olay sonrası hastalar ve hasta yakınları duruma tepki gösterdi. Eylem sonrası diyaliz merkezine ilçe sağlık müdürlüğü görevlileri geldi. Eylem, diyaliz merkezi sahibinin telekonferans yoluyla çalışanlarına söz vermesinin ardından sonlandı. Bugün için verilen ödeme sözünün yerine getirilmemesi durumunda yarın yine hasta almayacaklarını belirten sağlık çalışanları yetkililerin duruma el atmasını istedi.

Özel diyaliz merkezinin sorumlu doktoru Eylem Uzun ise basın mensuplarına yaşanan olayla ilgili şunları söyledi;

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 2“Çalışanların uzun süreden beri alacaklarını alamamasından kaynaklı bir durum mevcut. Bu duruma istinaden arkadaşlar, şirket yetkilileri birçok kez söz vermesine rağmen alacaklarını alamadığı gibi, hiçbir şekilde avans dahi alamadı. Dolayısıyla bu arkadaşlarımızın çoğu şehir dışından gelerek burada kirada oturan arkadaşlar. Şu an da bugün bir arkadaşımızın 3 aylık kirasını ödemediğinden dolayı evden atılmasından dolayı burada bir infial, bir tepki oldu ve çalışanlar burada sabah birinci seans tedavilerini yapıp hastaları gönderdikten sonra patronun sözünü tutmamasına karşılık olarak işi yavaşlattılar. Bu bir uyarı olarak seslerini duyurmak için yapılan bir eylemdi. İl sağlık müdürlüğüne haber verildi, valiliğe haber verildi. Arkadaşlar bugün hala verilen sözün yerine gelmemesine rağmen hastalar mağdur olmasın diye hasta alımına başladılar ancak yarın da söz tutulmaz ise muhtemelen herkes istifa edecek.”

HASTALAR HALSİZ VE GERGİN ŞEKİLDE BEKLEDİ…

Yaşanan eylem sırasında diyalize girmek için merkeze gelen hastalar ise mağdur oldu. Uzun süre diyalize girebilmek için bekleyen hastalar duruma tepki gösterdi. Diyaliz merkezi hastalarından 70 yaşındaki Tülay Arsal isimli vatandaş ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi;

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 5“Ben 4 senelik hastayım, mutlaka diyalize girmem gerekiyor biliyorsunuz ölümcül bir hastalık. Ayrıca bir de şikayetimiz var birkaç aydır bizden yol parası da alıyor bu patron. Öğrendik ki hiçbir yerde ne İstanbul, ne İzmir hiçbir yerde servis parası alan yok. Ayrıca yiyeceklerimiz kesildi önceden geldiğimizde kahvaltı veriyordu. Bugünde diyalize girmemiz gerekiyor ama giremiyoruz. Biz haftada 3 defa giriyoruz diyalize yani hayat meselesi bu. Biz can derdindeyiz adam para derdinde.”

İnci Dikmen isimli hasta ise, “Aynı durumdayız, diyalize giremedik bugün personel maaşını alamadığından dolayı bizi diyalize almadılar. 3 Aylık maaşlarını alamıyorlarmış, daha da ötesi varmış. Mağduruz ve zaten personel dayanmıyor buraya gelen gidiyor maaşlarını alamadıkları için. Bizim derdimiz bu mağduruz.”

Diyaliz merkezi sorumlusu Doktor Eylem Uzun’un şirket patronuyla yaptığı telefon görüşmesi sonrası diğer çalışanlarla birlikte gerçekleşe tele konferansta patronun ödeme sözü vermesinden sonra yeniden hasta alımına başlandı. Çalışanlar verilen sözün yerine getirilmemesi durumunda yarın tekrar eylem yaparak toplu halde istifa edeceklerini söylediler.

Öte yandan aynı şirketin Muğla’nın Milas ve Aydın’ın Söke ilçelerinde de diyaliz merkezlerinin bulunduğu ve buralarda da aynı sıkıntıların yaşandığı belirtildi.

Haber / Foto: kenttv.net

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

CHP BODRUM’DA KARAR VEREMİYOR…

Yayınlanan

açık

emin varol CHP BODRUM’DA KARAR VEREMİYOR… Emin Varol k    e yazisi yeni

Arena Bodrum Haber’in aylar önce ulusal siyasetin ve ulusal medyanın gündemine taşıdığı Bodrum seçimleri, Türkiye gündemine oturdu.

CHP Genel Merkezi’nin, “CHP’nin Kalesi” olarak bilinen Bodrum Belediye Başkanlığı’na aday olan, sekiz aday adayı arasında bir türlü karar verememesi, Bodrum’un Türkiye’nin gündemine yerleşmesine neden oldu.

Mart 2014 seçimlerinde yüzde 51 oy alan, bu nedenle de Bodrum’da seçim kazanacaklarına inanan sekiz CHP aday adayı, Genel Merkezinin kararsızlığı karşısında beklemeye devam ediyor.

CHP Genel Merkezi ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, AK Parti’nin adı bile geçmeyen bu entelektüel ve demokrat şehirde, sekiz aday adayı arasından bir kişiye karar verememiş olması, Bodrum CHP seçmeninde de “hayal kırıklığı” yarattı.

Aday belirleme süresinin uzaması, CHP’li seçmenin tepkisinin yükselmesine neden oluyor. Bodrum’da ki CHP’li seçmenin 31 Mart’ta sandığa gitmeme tehlikesi de büyüyor.

Bu nedenle Türkiye gündemine oturan Bodrum, dün Başkent Ankara’da CHP ve İyi Parti’den oluşan Millet İttifakının sözcülerinin de gündemindeydi.

İYİ Parti, Bodrum’un peşini bırakmıyor.

“Bodrum Belediye Başkanlığı’na kim aday olacak?” sorusu, CHP ve İyi Parti arasında hiçbir il ve ilçede olmadığı kadar krize neden oldu.

CHP’yi köşeye sıkıştırmaya devam eden ve Mehmet Tosun isminde ısrar eden İyi Parti “siyasi ataklarına” dün de devam etti.

CHP Parti Meclisi yeni toplanmıştı…

Bodrum konusunda karar verileceğini tahmin eden İYİ Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı, toplantı devam ederken sürpriz bir açıklama yaparak, “Bodrum konusunda CHP ile anlaştık” dedi.

CHP’yi etkileme amacıyla yapan bu açıklama daha önce de medya üzerinden “Bodrum’da Çatı Aday üzerinde anlaştık” açıklaması da, İyi Parti Genel Merkezinden yapılmıştı.

İttifak’ın ilke kararı olan “CHP’li belediyelerde adayları CHP belirleyecek” şeklindeki ilke kararını da hatırlatan İyi Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı, Bodrum’un halen CHP’de olduğunu vurguladı ve yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Bodrum,  halen CHP’de. Ancak bizim adayımız Sayın Mehmet Tosun, yapılan kamuoyu araştırmalarında çok önde. Mehmet Tosun, büyük bir avantaj sağlıyor. CHP’ye ait olan belediyede rekabet yapınca o da büyükşehir belediyesine yansıyor. İki partinin ortak adayı olarak Sayın Tosun’un, CHP listesinden seçimlere katılacağı yönünde bir anlaşma yapıldı” dedi.

Torun: “Bodrum konusunda henüz bir netlik yok”

Cihan Paçacı’nın bu açıklamasını Parti Meclisi toplantısında öğrenen CHP Yerel Yönetimler Başkanı Seyit Torun, toplantıdan sonra yaptığı basın toplantısında yine Bodrum’la ilgili sorulara muhatap oldu. Ancak CHP tarafında Bodrum konusunda değişen bir şey yoktu:

Soru: Efendim Bodrum konusunda da Sayın Tosun’un aday olacağı, İYİ Parti’den istifa edip, CHP adayı olacağı ifade ediliyor. Cihan Paçacı’nın da bu konuda bir açıklaması var. Sizde teyit eder misiniz?

Seyit TORUN: Arkadaşlar, biz ittifak görüşmelerimizi devam ettiriyoruz, sonlandırmak üzereyiz. Tabi bu görüşmeler esnasında belli değerlendirmeler, belli tartışmalar yapılıyor. Fakat şu anda belli ilçelerimizde olduğu gibi Bodrum konusunda da henüz bir netlik oluşmadı.

Dünyanın tatil cenneti, “Göz Bebeğimiz” Bodrum’un, Başkent Ankara’da ki yansımaları böyle…

Okumaya devam et

Son Haberler