Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-2″

Yayınlanan

açık

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-2″ aspat kultur varliklari korunmali 7

“Bodrum’un;  kültür, tabiat, miras ve kıymet  bilmez, hukuk tanımaz şürekanın pençesinden kurtulması  dileğiyle…”

Tunç-Demir Çağı’ndan beri yaklaşık 6000 yıl kendini insanlığa yaşam alanı olarak sunmuş Termera-Strobilos- Aspat; Ortaçağ boyunca mutlu, zengin bir şehir olmasını sadece deniz ticaret güzergahında bulunmasına mı borçluydu?   

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-2″ aspat kultur varliklari korunmali 3(Resim 1- Aspat Limanı, temsili minyatür.)

İlk ve Ortaçağ Akdeniz’inde ticari seyrüseferler ve dini merkez ziyaretleri ezelden beri hem çok önemli, hem çok tehlikeli, hem de çok meşakkatliydi. Deniz trafiğini site-devlet filoları(donanma), nakliyeciler, hacılar, balıkçılar, tüccarlar ve korsan gemiler oluşturuyordu. Akdeniz’in kendine has bir dili vardı. Latin yoğunluklu bu dil, içerisinde Grekçe, Rumca, Arapça, Aramice, İbranice, sonraları Türkçe vb. kelimeleri de barındıran bir dildi. Dolayısıyla, denizciler birbirini anlama sıkıntısı çekmezdi.

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-2″ aspat kultur varliklari korunmali 4(Resim 2- Bizans Donanma Filosu; temsili fotograf)

Aspat(Strobilos) limanı, her bakımdan çok renkliliğin hakim olduğu bir limandı. Mutlu ve müreffeh olmasının sebebi de buydu zaten.  Geçen bölümde değinildiği gibi Bodrum Sualtı Müzesi’nde serilenen MS 7’nci yy’a ait Turgutreis-Yassıada Batığı, Bizans kaynakları ve Prof. Adnan Diler’in Termera’da yaptığı arkeolojik kazı verileri, Aspat’ın 5-13’ncü yüzyılar arasında hala önemli bir ticari liman şehri olduğunun tartışmasız kanıtlarıdır(1*). Ayrıca bir Akdeniz Tarihi Profesörü olan Elisabeth Malamut araştırmalarında, 1153 senesinde, Kral Manuel’in oğlu Alexios dahi ancak 4000 tonajlık gemilere sahipken; Aspat limanında 30.000 tonajlık  gemilerinin kıyıladığı bilgisi yer almaktadır. (2*)

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-2″ aspat kultur varliklari korunmali 5a

Pirates raising the skull and crossbones. Original artwork.

(Resim 3- Akdeniz Korsanları; temsili illustration)

Aspat(Strobilos); hem Likya-Karya güzergahı, hem Alexandria (İskenderiye)-Rodos-Kos-Chios(Sakız)-Phokaia (Foça)-Adramyttion (Edremit)-Constantinapolis (İstanbul)  güzergahı üstündeydi ve bu konumu ona önemli bir avantaj sağlıyordu. Ancak, Akdeniz’de ticaret öyle kolay bir iş değildi. Her devirde her yer korsan kaynardı. Deryaya, acımasız ve vahşi bir düzensizlik hakimdi. Korsanlık bir tür meslek gibiydi; sadece bir grup haydut değil, Hospitaller-Templer Şövalyeleri, tiran-derebey devlet gemileri dahi korsanlık yapmaktaydı. Akdeniz korsanları içinde Yahudiler hariç; Arap, Rum, Latin, Katalan, Türk, Bulgar vb. her milletten insan ve gemi vardı.

Akdeniz seyir yoğunluğunun bir diğer sebebi de dini, törensel, kutsal amaçlı seferlerdi.  Çok tanrılı dönemin mabetlere adaklar sunma adeti, tek tanrılı semavi dinler döneminde değişmemişti. Hacı ziyaret merkezi olarak bu sefer Küdüs ve Mekke öne çıkmıştı. Dolayısıyla her dinden ademoğlu için Akdeniz hac yolunun güvenliği hayati derecede önemliydi. Ülkesinin sınırları ve dış ticaretini düşünen Bizans Kralı ile Küdüs güzergahını düşünen Ayasofya Kilisesi, seyir güvenliği için sürekli askeri tedbirler aldırıyordu. Deniz güvenliği ve devriye işi, Rodos, Kos, Strobilos(Aspat), Attaleia(Antalya) gibi liman şehirlerinin birinci vazifeleriydi…

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-2″ aspat kultur varliklari korunmali 6(Resim 4- Aspat Limanı, Venedik Tüccarları; temsili minyatür.)

Öte yandan, Strobilos(Aspat), donanmaya üs ve tersane olmak gibi ilave bir yükümlülüğün daha altındaydı. Limanı; hava şartları, korsan veya düşman gemileri yüzünden alargada ya da zorda kalan gemilere gayet güzel sığınma-yatma yeri sağlıyordu. Dönemin ünlü Bizans Tarihçisi John Skylitzes, Strobilos’la ilgili olarak Bizans donanması kumandanı Mimerios’un (MS 900) bir deniz muharabesi sırasında filosundaki gemilerle Strobilos Limanına sığınıp demirlediğini, daha sonra düşman filosu Tripolitesleri(Libyalılar) Gökçeada, Taşoz adası istikametinde takip ettiğini,  ne kadar kuvvetli olduklarını görünce de saldırmaktan vazgeçtiğini, Tripoliteslerin  ise Selanik’i yağmalayıp binlerce esir aldığını yazmıştır. (3*)

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-2″ aspat kultur varliklari korunmali 7(Resim 5- Bizans Donanması, Aspat Limanı’nda kıyılarken; temsili illustrasyon)

 Aspat Limanı ve Yahudiler…

19’ncu yüzyıl sonunda Kahire’de eski sinegogtan çevrilme Kıpti bir kilisede bulunan ve tüm dünyanın dikkatlerini çekmiş olan Cairo Geniza Mektupları, Akdeniz Tarihi hakkında ilginç pek çok bilgi sunmaya hala devam etmektedir. Bu belgelerden transkripsiyonu yapılanların bazıları;  Strobilos’un küçük, zengin ve çok kalabalık bir şehir olduğu, şehirde Yahudi bir koloninin (cemaat) yaşadığı, yukarda bahsi geçen Aspat limanındaki 30.000 tonajlık gemilerin  bu Yahudilere ait olduğu bilgilerini içermektedir.

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-2″ aspat kultur varliklari korunmali 8(Resim 6- Musevi Tüccarlar; illustrated by Sir James D. Linton-Mary Evans Picture Library)

1020-1030’lu yıllara ait başka bir Cairo Geniza mektubunda ise, Müslüman korsanların Attaleia(Antalya ) ve Strobilos’u(Aspat) yağma ettiği, epey miktarda Yahudi’nin esir alınıp İskenderiye’ye götürüldüğü ve bu esirlerin fidye ödenerek kurtarıldığı, fidye işini Yalova Yahudileri’nin hallettiği vb. yazılıdır.(4*)   

Yahudilerin Aspat’ta’taki varlığını gösteren önemli bir kaynak ise 1153’de İmparator I. Manuel tarafından verilen bir emirnameydi. Bu belge, deniz ticaretinde Yahudilerin üstünlüğünden, buna bağlı olarak Konstantinopolis’teki Ayasofya Kilisesi’ne bir dizi emperyal hibe listesi yapıldığından, bunlar arasında Strobilos Yahudileri, Küçük Asya’nın vergisi, ardından da mal nakliyesinde vergi muafiyetlerinin yer aldığından bahsediyordu. (5*)

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-2″ aspat kultur varliklari korunmali 9

http://www.metmuseum.org/art/collection/search/338783

(Resim 7- Musevi Tüccarlar ve Aspat Limanı; temsili gravür)

Bu emirname, Ortaçağ Tarihçisi Prof. Michael Toch tarafından; “Bizans Kralı, daha önce devlet tarafından herhangi bir sebepten ötürü ele geçirilen Yahudilere ait tüm taşınır taşınmaz varlıklarla birlikte, onlardan alınan vergileri toplama hak ve yetkisini de Ayasofya Kilisesi’ne bırakmıştı. Ancak Kral, bu emirnamesinde bir istisna yapıp Strobiliote Yahudileri’ne 30.000 tonaj kapasiteli gemileri için vergi muafiyeti tanımıştı” şeklinde yorumlanmıştır. (6*)

Yine aynı kaynaklar, “Geniza Mektupları”na dayanarak 1035’te Kiklad’ta deniz muharebesi kaybedildikten sonra cesetleri Adramyttion’tan (Edremit) Strobilos(Aspat) kıyılarına kadar vurmuş olan Müslüman denizci cesetlerinden ve Attaleia’da (Antalya)  yağma yapan Müslümanların, Strobilos’tan beş Yahudi genç yakaladığından, bu gençlerin iş dünyasında gezinen tüccarlara hiç benzemediğinden bahsetmektedir.

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-2″ aspat kultur varliklari korunmali 1(Resim 8- Musevi Tüccarlar; temsili gravür)

300.000 civarında olduğu söylenen ve Avrupa’da çeşitli üniversitelerin çeviri için yıllarca uğraştığı ‘Geniza Mektupları’ Akdeniz Tarihi’ne ışık tutmaya devam etmektedir.  Ortaçağ Strobilos’undaki(Aspat) Yahudilerin varlığı da bunlar arasındadır.

 

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-2″ aspat kultur varliklari korunmali 2(Resim 9- Amalfili Tüccarlar; temsili gravür)

Mevcut verilerden yola çıkarak, Strobilos’un(Aspat) Ortaçağ’daki  ün, şans ve zenginliğinin Yahudilerden kaynaklandığını; Akdeniz ticaretindeki rollerinin de en az Venedik ve Cenevizliler kadar önemli olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla, bir Strobilos Yahudisi’nin, Küdüs’te ‘hospital’ kurmakla(Hospitaller Şövalyelerinin doğuşu) tanınan, batının en saygın aristokrat sınıfına mensup Amalfi tüccarları kadar itibar görmüş olduğunu iddia etmek yanlış olmaz.

Öte yandan, Strobilos’ta Yahudilerin varlığı, Osmanlı’nın Aspat Kalesi’ne neden ‘Çıfıt Kalesi’ dediğinin de ipuçları olarak önümüzde durmaktadır.

Devam edecek… Mehmet Çilsal

(1*) Kaynak: Prof. Adnan Diler-Muğla Kültür Envanteri ciltleri/ https://www.nadirkitap.com/mugla-kultur-envanteri-cilt-i-bodrum-kentsel-sit-halikarnassos-adnan-diler-prof-dr-proje-yurutucu-kitap4090224.html

(2*) Kaynak-Serçe Limanı: An Eleventh-century Shipwreck, 1. Cilt, George Fletcher Bass – 2004  / The Region of  Serçe Limanı in Byzantine Time, Prof. Elisabeth Malamut   https://www.academia.edu/36890697/.2004_Ser%C3%A7e_Liman%C4%B1_An_Eleventh-Century_Shipwreck_Vol._I_The_Ship_and_its_Anchorage_Crew_and_Passengers

(3*) Kaynak-John Skylitzes: A Synopsis of Byzantine History https://archive.org/details/JohnSkylitzes.ASynopsisOfByzantineHistorytrans.ByJ.Wortley2010

(4*) (Kaynak-by Roxani Eleni Margariti Adam Sabra Petra M. Sijpesteijn, s-189) https://www.amazon.in/Histories-Middle-East-Udovitch-Civilization/dp/9004184279

Histories of the Middle East: Studies in Middle Eastern Society, Economy and Law in Honor of A. L. Udovitch” adlı araştırma kitabı da bu bilgileri doğrulamaktadır.

(5*)Bkz-“Jews in Byzantium” Dialectics of Minority and Majority Cultures- Edited by Robert Bonfil, Oded Irshai, Guy G. Stroumsa, Rina Talgam BRILL  https://epdf.tips/jews-in-byzantium-dialectics-of-minority-and-majority-cultures.html

Bkz-JEWS AND CHRISTIANS IN VENETIAN CRETE:

SEGREGATION, INTERACTION, AND CONFLICT by DAVID JACOBY

https://www.academia.edu/5834115/Jews_Crete

(6*) The Economic Historyof European Jews Late Antiquity and Early Middle Ages By  Michael Toch https://tr.scribd.com/document/345899014/EJM-056-Toch-The-Economic-History-of-European-Jews-Late-Antiquity-and-Early-Middle-Ages-2012-pdf

Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BODRUM HABERLERİ

BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bodrum denİz mÜzesİ BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ… arena fosil resim

Bodrum Deniz Müzesi’nde sergilenmeye başlanan deniz kabuğu koleksiyonunda 460 milyon yıllık fosil olduğu belirlendi.

Koleksiyoner  İş adamı Hasan Güleşçi’nin farklı ülkelerden temin ettiği   deniz kabuklarını  Bodrum Deniz Müzesi’ne bağışladı. Deniz kabukları, müzede “Hasan Güleşçi Deniz Kabukları Koleksiyonu” adıyla sergilenmeye başlandı. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nde görevli paleontolog Serdar Mayda ve ekibi, 46 deniz kabuğu fosili üzerinde araştırma yaptı. Yapılan çalışma sonucunda 46 deniz kabuğundan bir tanesinin 460 milyon yıllık olduğu belirlendi.

bodrum denİz mÜzesİ BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ… 17410445 620x410

Müze Müdürü Selen Cambazoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, müze koleksiyonunda 6 bine yakın deniz kabuğu olduğunu söyledi. Koleksiyondaki deniz kabuklarının dünyanın çeşitli yerlerinden toplandığını belirten Cambazoğlu, dünyadaki en büyük deniz kabuğu koleksiyonlarından birisine sahip olduklarını ve fosilleri tarihlendirdiklerini dile getirdi. Ege Üniversitesi bünyesindeki Tabiat Tarihi Müzesi’nden uzmanların müzeye bağışlanan fosillerle ilgili araştırma yaptığını belirten Selen Cambazoğlu, “460 milyon yıl öncesi ve 1 milyon yıl öncesi arasında tarihlenen deniz kabuklarının fosillerinin müzemizde olduğu anlaşıldı. En eski tarihlenen deniz kabuğu, 460 milyon yıl öncesine tarihleniyor. Florida’dan gelen bir fosil. Deniz kabuğu fosili ‘Crytiidae’ sınıfına ait.” diyerek Bodrum’da böyle bir fosilin bulunmasının önemine  de dikkat çekti.

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 3

Bodrum’da bir diyaliz merkezi çalışanları aylardır maaş alamadıklarını belirterek iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eylem, patronun tele konferans yoluyla ödeme sözü vermesiyle bugünlük sona erdi. 

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 1Konacık Mahallesinde hizmet veren ilçenin tek diyaliz merkezinde çalışan 24 sağlık personeli bu sabah, ilk seans tedavilerinden sonra hasta alımını durdurdu. Yaşanan olay sonrası hastalar ve hasta yakınları duruma tepki gösterdi. Eylem sonrası diyaliz merkezine ilçe sağlık müdürlüğü görevlileri geldi. Eylem, diyaliz merkezi sahibinin telekonferans yoluyla çalışanlarına söz vermesinin ardından sonlandı. Bugün için verilen ödeme sözünün yerine getirilmemesi durumunda yarın yine hasta almayacaklarını belirten sağlık çalışanları yetkililerin duruma el atmasını istedi.

Özel diyaliz merkezinin sorumlu doktoru Eylem Uzun ise basın mensuplarına yaşanan olayla ilgili şunları söyledi;

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 2“Çalışanların uzun süreden beri alacaklarını alamamasından kaynaklı bir durum mevcut. Bu duruma istinaden arkadaşlar, şirket yetkilileri birçok kez söz vermesine rağmen alacaklarını alamadığı gibi, hiçbir şekilde avans dahi alamadı. Dolayısıyla bu arkadaşlarımızın çoğu şehir dışından gelerek burada kirada oturan arkadaşlar. Şu an da bugün bir arkadaşımızın 3 aylık kirasını ödemediğinden dolayı evden atılmasından dolayı burada bir infial, bir tepki oldu ve çalışanlar burada sabah birinci seans tedavilerini yapıp hastaları gönderdikten sonra patronun sözünü tutmamasına karşılık olarak işi yavaşlattılar. Bu bir uyarı olarak seslerini duyurmak için yapılan bir eylemdi. İl sağlık müdürlüğüne haber verildi, valiliğe haber verildi. Arkadaşlar bugün hala verilen sözün yerine gelmemesine rağmen hastalar mağdur olmasın diye hasta alımına başladılar ancak yarın da söz tutulmaz ise muhtemelen herkes istifa edecek.”

HASTALAR HALSİZ VE GERGİN ŞEKİLDE BEKLEDİ…

Yaşanan eylem sırasında diyalize girmek için merkeze gelen hastalar ise mağdur oldu. Uzun süre diyalize girebilmek için bekleyen hastalar duruma tepki gösterdi. Diyaliz merkezi hastalarından 70 yaşındaki Tülay Arsal isimli vatandaş ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi;

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 5“Ben 4 senelik hastayım, mutlaka diyalize girmem gerekiyor biliyorsunuz ölümcül bir hastalık. Ayrıca bir de şikayetimiz var birkaç aydır bizden yol parası da alıyor bu patron. Öğrendik ki hiçbir yerde ne İstanbul, ne İzmir hiçbir yerde servis parası alan yok. Ayrıca yiyeceklerimiz kesildi önceden geldiğimizde kahvaltı veriyordu. Bugünde diyalize girmemiz gerekiyor ama giremiyoruz. Biz haftada 3 defa giriyoruz diyalize yani hayat meselesi bu. Biz can derdindeyiz adam para derdinde.”

İnci Dikmen isimli hasta ise, “Aynı durumdayız, diyalize giremedik bugün personel maaşını alamadığından dolayı bizi diyalize almadılar. 3 Aylık maaşlarını alamıyorlarmış, daha da ötesi varmış. Mağduruz ve zaten personel dayanmıyor buraya gelen gidiyor maaşlarını alamadıkları için. Bizim derdimiz bu mağduruz.”

Diyaliz merkezi sorumlusu Doktor Eylem Uzun’un şirket patronuyla yaptığı telefon görüşmesi sonrası diğer çalışanlarla birlikte gerçekleşe tele konferansta patronun ödeme sözü vermesinden sonra yeniden hasta alımına başlandı. Çalışanlar verilen sözün yerine getirilmemesi durumunda yarın tekrar eylem yaparak toplu halde istifa edeceklerini söylediler.

Öte yandan aynı şirketin Muğla’nın Milas ve Aydın’ın Söke ilçelerinde de diyaliz merkezlerinin bulunduğu ve buralarda da aynı sıkıntıların yaşandığı belirtildi.

Haber / Foto: kenttv.net

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

CHP BODRUM’DA KARAR VEREMİYOR…

Yayınlanan

açık

emin varol CHP BODRUM’DA KARAR VEREMİYOR… Emin Varol k    e yazisi yeni

Arena Bodrum Haber’in aylar önce ulusal siyasetin ve ulusal medyanın gündemine taşıdığı Bodrum seçimleri, Türkiye gündemine oturdu.

CHP Genel Merkezi’nin, “CHP’nin Kalesi” olarak bilinen Bodrum Belediye Başkanlığı’na aday olan, sekiz aday adayı arasında bir türlü karar verememesi, Bodrum’un Türkiye’nin gündemine yerleşmesine neden oldu.

Mart 2014 seçimlerinde yüzde 51 oy alan, bu nedenle de Bodrum’da seçim kazanacaklarına inanan sekiz CHP aday adayı, Genel Merkezinin kararsızlığı karşısında beklemeye devam ediyor.

CHP Genel Merkezi ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, AK Parti’nin adı bile geçmeyen bu entelektüel ve demokrat şehirde, sekiz aday adayı arasından bir kişiye karar verememiş olması, Bodrum CHP seçmeninde de “hayal kırıklığı” yarattı.

Aday belirleme süresinin uzaması, CHP’li seçmenin tepkisinin yükselmesine neden oluyor. Bodrum’da ki CHP’li seçmenin 31 Mart’ta sandığa gitmeme tehlikesi de büyüyor.

Bu nedenle Türkiye gündemine oturan Bodrum, dün Başkent Ankara’da CHP ve İyi Parti’den oluşan Millet İttifakının sözcülerinin de gündemindeydi.

İYİ Parti, Bodrum’un peşini bırakmıyor.

“Bodrum Belediye Başkanlığı’na kim aday olacak?” sorusu, CHP ve İyi Parti arasında hiçbir il ve ilçede olmadığı kadar krize neden oldu.

CHP’yi köşeye sıkıştırmaya devam eden ve Mehmet Tosun isminde ısrar eden İyi Parti “siyasi ataklarına” dün de devam etti.

CHP Parti Meclisi yeni toplanmıştı…

Bodrum konusunda karar verileceğini tahmin eden İYİ Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı, toplantı devam ederken sürpriz bir açıklama yaparak, “Bodrum konusunda CHP ile anlaştık” dedi.

CHP’yi etkileme amacıyla yapan bu açıklama daha önce de medya üzerinden “Bodrum’da Çatı Aday üzerinde anlaştık” açıklaması da, İyi Parti Genel Merkezinden yapılmıştı.

İttifak’ın ilke kararı olan “CHP’li belediyelerde adayları CHP belirleyecek” şeklindeki ilke kararını da hatırlatan İyi Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı, Bodrum’un halen CHP’de olduğunu vurguladı ve yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Bodrum,  halen CHP’de. Ancak bizim adayımız Sayın Mehmet Tosun, yapılan kamuoyu araştırmalarında çok önde. Mehmet Tosun, büyük bir avantaj sağlıyor. CHP’ye ait olan belediyede rekabet yapınca o da büyükşehir belediyesine yansıyor. İki partinin ortak adayı olarak Sayın Tosun’un, CHP listesinden seçimlere katılacağı yönünde bir anlaşma yapıldı” dedi.

Torun: “Bodrum konusunda henüz bir netlik yok”

Cihan Paçacı’nın bu açıklamasını Parti Meclisi toplantısında öğrenen CHP Yerel Yönetimler Başkanı Seyit Torun, toplantıdan sonra yaptığı basın toplantısında yine Bodrum’la ilgili sorulara muhatap oldu. Ancak CHP tarafında Bodrum konusunda değişen bir şey yoktu:

Soru: Efendim Bodrum konusunda da Sayın Tosun’un aday olacağı, İYİ Parti’den istifa edip, CHP adayı olacağı ifade ediliyor. Cihan Paçacı’nın da bu konuda bir açıklaması var. Sizde teyit eder misiniz?

Seyit TORUN: Arkadaşlar, biz ittifak görüşmelerimizi devam ettiriyoruz, sonlandırmak üzereyiz. Tabi bu görüşmeler esnasında belli değerlendirmeler, belli tartışmalar yapılıyor. Fakat şu anda belli ilçelerimizde olduğu gibi Bodrum konusunda da henüz bir netlik oluşmadı.

Dünyanın tatil cenneti, “Göz Bebeğimiz” Bodrum’un, Başkent Ankara’da ki yansımaları böyle…

Okumaya devam et

Son Haberler