Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″

Yayınlanan

açık

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 8
aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ yatu bodrum Corolla 728x150

ASPAT / (Kültürel Varlıklar İhaneti -3)

“Bodrum’un;  kültür, tabiat, miras ve kıymet  bilmez, hukuk tanımaz şürekanın pençesinden kurtulması  dileğiyle…”

Yahudiler, Aspat’a nereden, nasıl, ne zaman gelmişti?

Yunan Tarihçi Makrypoulias Christos,  Küçük Asya’daki ilk Yahudilerin varlığını Makedon Kralı Antiokhos III’e bağlar. Yazdıklarına göre; İskender’in ölümüyle birlikte imparatorluk generaller arasında bölünür. Bunlardan Seleukos (MÖ 312), Babil’de çok güçlü bir devlet kurar. Bu devlet Balkanlardan Hindistan’a kadar genişleyip yükselişe geçer. Yahudilerin Anadolu ile tanışmaları işte bu yükselme döneminde olur.

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 6(Resim1: Makedon-Grek Kralı İskender; mozaik)

Seleikos sonrası hükümdarlarından Antiokhos III(MÖ 223), Küçük Asya’daki 60 dan fazla şehir ve kasabaya önemli miktarda Yahudi yerleştirir. Bunlardan  tüccar ve usta olanlar bilhassa Küçük Asya’nın batı ve orta kesimlerine iskan edilir. Hıristiyanlık ve Musevilik geriliminin devam ettiği bu yıllarda, Grek ahali bu insanları şehirlerinde istemez; bu yüzden Yahudiler için ayrı mahalleler kurulur. Küçük Asya’yı yurt edinen Yahudiler, Helenistik dönemde daha da güçlenir. Zamanla Helen adlar alıp Elenice konuşmaya başlarlar. Yerelleşen(asimile olan) bu Yahudiler ‘Rabbaniler’ adını alır.

Yahudi nüfusun güneyden kuzeye göçü, ilerleyen yüzyıllarda da devam eder. Akdeniz ve Küçük Asya, tüm Ortaçağ(MS 400-1400) boyunca ciddi miktarda Yahudi nüfus barındırır hale gelir. Bunu sebebi ise kutsal topraklarda Emeviler, Abbasiler, Fatımiler gibi Arap-İslam devletlerinin güçlenmesi ve Yahudi, Ermeni vb. halklarını sürekli  Küçük Asya’ya doğru sürmesidir. Sonradan gelen ve genellikle büyük şehirlere yerleşmeyi tercih eden bu göçmen Yahudiler, kendilerine ‘Karaites’ dese de;  Bizans ahalisi, Rabbani-Karaites ayırımı yapmaz. (1*)

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 7aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 8(Resim 2 ve 3: Mülteci Yahudiler; temsili illustration)

1071 Malazgirt Savaşı sonrası Küçük Asya’ya Türk akınları başlar. Türk boylarından güneybatı istikametine göçenler, yurt edindikleri Antalya, Muğla, Aydın bölgesinde denizciliği öğrenir. Bu süreç beylik devletleri kurmaya kadar gidecektir. Böylece, Küçük Asya’ya yeni bir kavim daha eklenmiş olacaktır…

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 9(Resim 4: Zenaatkar Yahudi; temsili illustration)

Ancak, 1200’lerde Anadolu halkları ve Bizans İmparatorluğu için bu kez başka bir tehlike belirir. Fil, kule, ateşli silah ve yüzbinlerce askerden oluşan Moğol Ordusu, doğudan batıya doğru talan yapa yapa, akın akın ilerlemektedir. Yağmacı Moğol Ordusu öylesine acımasız, gaddar, hunhardır ki daha kendisi gelmeden, yüzlerce km. öteden korkusu gelir. Arap ve Anadolu topraklarını kasıp kavururlar…  (Resim 5: Türkler Anadolu’da; temsili illustration)

Bu arada, Haçlı savaşları hala devam etmektedir. Ortadoğu kan gölü gibidir…

Bu gelişmeler, Ortadoğu ve Güney Asya’nın son kalan Yahudilerinin de Akdeniz ve Batı Anadolu’ya göçmesine sebep olur.

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 10(Resim 5: Türkler; temsili illustrasyon)

Aspat ve Türkler…

Aspat Yahudileri, kendilerine ‘Çıfıt’ diyen Türklerle Menteşeoğulları(13.yy) döneminde tanışmıştı. Bölgeye 1390’daki Yıldırım Beyazıd istilasıyla birlikte Osmanlı Türkleri hakimdi. Strobilos’un zirvesindeki gözetleme ve düşmandan saklanmaya yarayan kalenin adı, artık Çıfıt Kalesi’ ydi.

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 11(Resim 6: Türkler; minyatür)

Türkler, sadece Aspat-Termera yamaçlarında  kale, ev, sarnıç, hisar, sur  gibi yapılarda yaşayan Rum, Yahudi, Venediklilerden ‘baş vergisi’ toplayan egemen devlet idarecileri değildi; aynı zamanda bu kadim insanlara komşu gelmiş kavimdi.

15’nci yüzyılın başları; Bizans Devleti, Grek topraklarının tiran devletleri, Haçlılar Birliği, Beylik Türk Devletleri, Latinler dünyası dahil tüm Anadolu’nun kaos yıllarıydı. Herbirinin derdi başından aşkındı.  Tüm bunlar yetmezmiş gibi, hepsinin istikbalini  etkileyecek 2’nci bir Moğol istilası daha belirmişti. Osmanlı’yı Ankara Savaşı’nda yenen Timur, Anadolu’yu dizayn ediyordu.

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 12(Resim 7: Aspat-Çıfıt Kalesi; temsili illustration)

İşte tam bu yıllarda, harabe Halikarnas’a birileri gelmişti. Katalan, Alman ve Frenklerden müteşekkil Rodos Şövalyeleri, Zephyra’daki kalıntıların üstüne kale yapmaya başlamıştı. Yüzlerce sene sessizliğe gömülmüş Karya’nın başkentinden kazma kürek, insan ve köpek sesleri yükseliyordu.

Leleg-Halikarnas Yarımadası’nın  nüfusu nispeten çeşitlenmişti böylece.

Ancak, 1403 senesi berbat bir seneydi…

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 1(Resim 8: Rodos Şövalyeleri; temsili illustrasyon)

Aspat’lılar, o sene Moğol Ordusu’nun yazbaşında Balad’ta(Palatia) orduğah kurduğunu, kafileler halinde sağı solu yağmalağını, hatta az ötedeki Leros’tan gemiler dolusu insan ve esir götürdüklerini duymuş; en kuytu yerlerde gruplar halinde aylarca saklanmış ve Timur  ordusunun defolup gitmesini korku içinde bekleyip durmuştu muhtemelen.

Zephyra’da kale inşa eden Rodos Şövalyeleri, Moğolları İzmir’den tanıyordu. Aksak Timur, Smyrna(İzmir) St. Pierre(Petri-Peter) Kalesi’nde onlara öyle bir katliam yapmıştı ki; dinlemesi bile kan dondurucuydu. Moğol Ordusu’nun Balad’ta(Palatia) ordugah kurduğunu bildikleri için gece gündüz tetikteydiler. Leros yağması herkesin dilindeydi. 12 Adaların (Dodecanese) son yüzyıl boyunca yanyana yaşayan Ortodoks Rum Papazları da, Katolik Hospitaller Rahipleri de dayanışma için dua edip duruyordu hiç kuşkusuz.

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 2(Resim 9: Moğol Ordusu Balad’ta; temsili illustrasyon)

Timur Ordusu’nun bölgeyi terketmesinin ardından bölgenin kaderi değişmeye başlamıştı. Sadece deniz yolları değil, Karaova-Milas-Beçin ile köyleri birbirine bağlayan kara yolları da nispeten  hareketlenmişti.

Aspat, bir liman şehri olması nedeniyle Yarımada’nın diğer yerlerine nazaran daha şen, daha hareketliydi. Az öteye bir fersahlık (3 deniz mili) mesafedeki harabe Halikarnas’a kale inşa eden bir nüfusun gelmiş olması, herhalde en çok Aspat’ın Tüccar Yahudileri(Çıfıt) ile Venediklileri mutlu etmiş olsa gerekti.

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 3(Resim 10: Aspat’ta gündelik hayat; temsili mozaik)

Leleg-Halikarnas Yarımadası, Rodos Şövalyeleri’nin inşa ettiği St. Pierre(Aziz Petrus)  Kalesi ve yakın çevresi hariç, tamamen Osmanlı’nın hakimiyetindeydi. Türkler, bu Haçlı Kalesi’ne ve yanındaki limana “Bodrum” diyordu. Güçlenip büyüyen Osmanlı Devleti, Rodos Şövalyelerini topraklarında istemiyordu; sürekli işgal planı ve hazırlıkları içindeydi.

aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 4aspat Mehmet Çilsal Yazdı…”KÜLTÜREL VARLIKLAR İHANETİ-3″ aspat yazi 5(Resim 11-12: Kıbrıs+Hospitaller Ordusu’nun Aspat Baskını; temsili illustrasyon)

1472 senesinde, beklenmedik bir musibet daha zuhur etti bölgede.  Venedikli tarihçi Domenico Maligiero’nun yazdıklarına göre, St. Jean Şövalyeleri ile Kıbrıs Krallığına ait gemilerden oluşan büyük bir Donanma, Aspat limanına çıkarma yaptı; 400 kadar haneyi yakıp yıktı ve sağ kalan ahaliyi Türk, Rum, Yahudi demeden esir aldı. Üstelik bu haydutluğa büyük bir ihtimalle Rodos yedeği olan St. Peter Kalesi rahip ve savaşçıları bizzat aracılık etti.  (2*)

Aspat, çok büyük bir ihtimalle, bu vakıadan sonra uzun bir süre bomboş kalmıştı. Artık bölgede Yahudiler yoksa da geride yadigar bıraktıkları adları kalmıştı; Çıfıt Kalesi

Aspat felaketinden tam 8 sene sonra (1480), Akdeniz’deki  çıban başı Hospitaller Şövalyeleri’nin işini bitirmek maksadıyla Osmanlı Donanması nihayet bölgeye geldi, ancak Rodos kuşatması başarısız olunca geri döndü.

(1*) Kaynak: Makrypoulias Christos- Çeviri: Velentzas Georgios Referans için: Makrypoulia Christos, “Küçük Asya’da Yahudiler (Bizans)”, Helenik Dünya Ansiklopedisi, Küçük Asya: <http://www.ehw.gr/l.aspx?id=7872

https://docplayer.gr/31853981-Perilipsi-hronologisi-geografikos-entopismos-asia-minor-idryma-meizonos-ellinismoy-1-historical-background.html

(2*)Bkz-Şakir Çakmak: MENTEŞE BEYLİĞİ VE OSMANLI DÖNEMLERİNDE STROBİLOS https://www.academia.edu/6904720/Sakir_Cakmak-_Strobilos

Yazı dizimizin 4’ncü bölümü Piri Reis, Evliya Çelebi ve Charles Thomas Newton kayıtlarında Aspat ile devam edecek…

Mehmet Çilsal

Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ASAYİŞ

HAVUZ DA KORKULU ANLAR…

Yayınlanan

açık

Tarafından

rusya HAVUZ DA KORKULU ANLAR&#8230; havuz bagulma1
rusya HAVUZ DA KORKULU ANLAR&#8230; yatu bodrum Corolla 728x150

Rusya’dan Bodrum’a tatile gelen bir Rus ailenin 12 yaşındaki kızları kaldığı otelin havuzunda ölümden döndü. Komaya giren ve yoğun bakımdaki tedavisi devam eden çocuğun hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.

Rus Zvezda televizyonunun aktardığına göre St. Petersburg’dan ailesiyle Türkiye’ye tatil için gelen 12 yaşındaki bir kız çocuğu, Bodrum’da kaldığı otelin havuzunda yüzerken pompa borusunun içine çektiği kolunu kurtaramadı. Son anda birkaç kişinin müdahalesiyle boğulmak üzereyken sudan çıkarılarak Denizli’de bir hastaneye kaldırılan kız, yoğun bakıma alındı. Yoğun bakıma alınan ve komada olduğu belirtilen kızın durumu ciddiyetini koruyor.

Önceki gün meydana gelen olaya ilk önce müdahale eden kızın babası oldu. Fakat tek başına kızın kolunu borunun içinden çekemeyince otel personelinden yardıma koşan birkaç kişi boruyu kırarak küçük kızı boğulmak üzereyken havuzdan çıkarmayı başardı. Habere göre derhal Denizli’deki bir hastaneye kaldırılan kızın durumu ciddiyetini koruyor.

Rusya’nın Antalya Başkonsolosluğu, oteldeki kaza ile ilgili bilgiyi doğruladı. Açıklamada, “Hastane yönetiminin verdiği bilgiye göre doktorların gözetiminde bulunan çocuğun durumu kritik” denildi.

Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği’nin resmi sitesinde yayınlanan açıklamada, Antalya Başkonsolosluğu’nun durumu yakından takip ettiği, hastane yetkilileri, sigorta şirketi ve turizm şirketi ile temas halinde olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca tedavi masraflarının sigorta şirketi tarafından imzalanan anlaşmadaki limitler kapsamında karşılanacağı, turizm şirketininse çeviri hizmeti sağladığı kaydedildi.

Kent yönetiminden ve emniyetten kaza ve soruşturulması ile ilgili resmi bilgi istendiği belirtilen açıklamada, durumun sürekli olarak Rusya’nın Antalya Başkonsolosluğu’nun ve Rusya Büyükelçiliği’nin kontrolünde olduğu vurgulandı.

ZAHAROVA’DAN TÜRK YETKİLİLERE ÇAĞRI

Bu arada Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Facebook’taki sayfasından yaptığı paylaşımda yarın bir konsolosluk yetkilisinin ve sigorta şirketi temsilcilerinin doktorlarla görüşmek ve Rusya’daki sağlık uzmanlarıyla kızın olası tahliyesi konusunda video konferans düzenlemek için Denizli’ye gideceğini belirtti.

Rusya Sağlık Bakanlığı’nın da konuyla ilgili devrede olduğunu belirten Zaharova, başta Türkiye Dışişleri Bakanlığı olmak üzere Türk yetkililere tatili böylesine trajik şekilde sonlanan kız için ellerinden gelen desteği vermeleri çağrısında bulundu.

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

‘GÖRSEL MACERALAR’ ŞEVKET SABANCI KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ’NDE…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bedri baykam, &#8216;GÖRSEL MACERALAR&#8217; ŞEVKET SABANCI KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ’NDE&#8230; G  rsel Maceralar Sergisi 2
bedri baykam, &#8216;GÖRSEL MACERALAR&#8217; ŞEVKET SABANCI KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ’NDE&#8230; yatu bodrum Corolla 728x150

Ünlü Ressam Bedri Baykam, “Görsel Maceralar” sergisiyle Bodrum Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Bodrum Belediyesi Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi, Ağustos ayında ünlü ressam Bedri Baykam’ın eserlerine ev sahipliği yapıyor. Baykam’ın “Görsel Maceralar” adlı sergisi, 22 Ağustos-14 Eylül 2019 tarihleri arasında Turgutreis’te sergilenecek.

Sergi 14 Eylül 2019 tarihine kadar her gün 10.00-22.00 saatleri arasında gezilebilecek.

Serginin açılış kokteyli 22 Ağustos Perşembe günü 18.00’da sanatçı Bedri Baykam ve sanatseverlerin katılımıyla gerçekleşecek.

BEDRİ BAYKAM HAKKINDA

1957 Ankara doğumlu olan Bedri Baykam, ilk resimlerini iki yaşında yapmaya başladı. 6 yaşından bugüne kadar yaptığı resimleri; Bern, Geneva, New York, Washington, Paris, Londra, Roma, Münih, Stockholm, San Francisco ve Berlin başta olmak üzere tüm dünyada sergilendi.

1975-80 arasında Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde ekonomi, L’Actorat’da aktörlük tahsili yaptı. 1980-1983 yıllarında, California College of Arts and Crafts’de resim ve sinema eğitimi gördü. 80’li yıllarda başlayan uluslararası Yeni Dışavurumculuk Akımı’nın öncülerinden olan  Baykam, 1987 yılına kadar Amerika’da kaldı. O tarihte  İstanbul’a geri dönen Baykam bugüne kadar yarısı uluslararası olmak üzere 141 kişisel sergi açtı, sayısız grup sergisine katıldı.

Birçok kısa metrajlı film ve video çeken Baykam’ın kariyerinde aktörlük de vardır. Ünlü sanatçı, 80’lerde New York’un çehresini değiştiren graffiti sanatçılarından biri oldu. 80’lerden itibaren standart hale getirdiği büyük boy işleri, politika ve erotizmi çağdaş sanat ortamımıza taşıyan sanatçı, son beş yıldır, yıllardır üzerinde çalıştığı, dijital ve boyasal saydam katmanlar serilerinin uzantısı olarak, tüm dünyada büyük ilgi gören 4D “Dört Boyutlu” işler üretmeye başladı.

UNESCO’ya bağlı Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’nin de kurucularından ve halen bu örgütün Türkiye Ulusal Komitesi Başkanı olan Baykam, aynı zamanda 2015 yılında düzenlenen UNESCO resmi partneri International Association of Art (IAA) 18. Dünya Sanat Birlikleri Genel Kurulu’nda Dünya Başkanı seçildi.

Hürriyet Gösteri, Tempo, Siyah-Beyaz, Akşam, Aydınlık, Genç Sanat ve OdaTv gibi birçok yayında yazarlık yapan ve eski CHP Parti Meclisi Üyesi olan Baykam, 28 kitabın ve iki uzun metrajlı senaryonun yazarı. Hakkında yayınlanmış 51 katalog ve 8 kitap bulunan sanatçı, Taksim’de bulunan Piramid Sanat’ın (2006) kurucusu olup, çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir.

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

ERSOY ” BENİ HAVAALANINDA UNUTTULAR”…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bülent ersoy ERSOY &#8221; BENİ HAVAALANINDA UNUTTULAR&#8221;&#8230; B  LENT ERSOY
bülent ersoy ERSOY &#8221; BENİ HAVAALANINDA UNUTTULAR&#8221;&#8230; yatu bodrum Corolla 728x150

Türk Sanat Müziği’nin divası Bülent Ersoy havaalanında unutuldu. Bodrum’a bir konser vermeye giden Diva, karşılama ekibi tarafından unutulunca taksiye binerek İzmir’e gitti.

Boxer dergisinde yer alan habere göre Bodrum’a konser için uçan Bülent Ersoy’u karşılama ekibi havaalanında unuttu. Bir süre alanda bekleyen Diva kimse gelmeyince, arabaya binip İzmir’e gittiğini söyledi. Ekibin kendisini almamasına çok sinirlenen Bülent Ersoy, “Beni havaalanında unuttular, ben unutulacak kadın mıyım” diyerek tepki gösterdi. Ekip gelmeyince taksiye atlayıp İzmir’e giden Diva, telefonunu da kapatıp konsere çıkmadı.

Ekibin kendisini aç bıraktığını da söyleyen Bülent Ersoy’un, yaşadıklarına çok sinirlendiği öğrenildi.

Okumaya devam et

En Çok Okunanlar