Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

Yayınlanan

açık

rodos  mehmet cilsal 19

Rodos St. Jean Şövalyeleri’nin, harabe Halikarnas’ta yüz seneden fazla barınabilmelerinin sebebi neydi?

Bodrum Kalesi hakkında bu bölüme kadar yayınladığımız tarihsel analiz metinlerinde açıklığa kavuşan önemli bazı hususlar kısaca şunlar olmuştur:

rodos  bodrum kalesi 7 1(Resim 1: Antik Halikarnas, illustration)

Bodrum’a kale yapılması fikri ve zarureti, Timur Ordusu’nun Sahil İzmir’i işgaliyle birlikte Rodos St. John Şövalyeleri’nin buradaki St. Pierre/Peter Kalesi’ni 1402’de kaybetmesi sonucunda doğmuştur; Osmanlı Padişahı Çelebi Mehmet, 1414’de Aydınoğullarını yenip İzmir’i istila ve ilhak etti, sonra da izin verdi denilen tarihte değil.

(Resim 2: Harabe Halikarnas, gravür-temsili)rodos  bodrum kalesi 8 1

St. John Şövalyelerinin Grand Master’ı Philibert de Naillac ile Osmanlı Sultanı Çelebi(I) Mehmet tarihte hiç karşılaşmamıştır. Dolayısıyla ikisi arasında 1405’te veya 1414 yapılmış bir görüşmeden veya kale yapımı için verilmiş bir izinden sözedilemez(bunu ispat edecek bilinen sözleşme, izinname gibi somut yazılı tarihsel belgeler henüz yoktur). İlle de bir izinden söz edilecekse, Seyyah Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde “…leb-i deryâda hîle ile kala binâ etmek içün Menteş Bay oğullarından bir bodurumluk yer isteyüp…” rivayet cümlesinden de anlaşılacağı gibi Şövalyelerin Menteşe Beyi’nden izin almış olma ihtimali gerçeğe biraz daha yakın gözükmektedir. Batılı tarihçi Harry J. Magoulias’ın “Decline and fall of Byzantium to the Ottoman Turks, by Doukas. An annotated translation of Historia Turco-Byzantina” adlı eserinde de buna benzer bir anlatım vardır. Eserde, Zephyra burnunda kule inşa edildikten, duvarlar örüp tahkimler yapıldıktan sonra Menteşeoğlu İlyas Bey’in büyük bir kuvvetle geldiği; ama hiçbirşey yapamadan döndüğü yazılıdır.

rodos  bodrum kalesi 9 1(Resim 3: St.Jean Şövalyeleri, illustration)

Kale’nin inşaatına 1414’de değil, 1403’de başlanmıştır.

Bu özet tespitlerin ardından şöyle bir soru yerinde olacaktır;

(Resim 4: St.Jean Şövalyeleri’nin Halikarnas’a kale inşası, temsili minyatür)rodos  bodrum kalesi 10 1

Rodos St. John Şövalyeleri’nin harabe Halikarnas’ta ne Osmanlı Beylerinden, ne Menteşe Beylerinden izin almadan inşaata girişmiş olması çok yüksek bir risk değil miydi?

Batılı nadir kaynaklardan biri harabe Halikarnas kentinin 1309’da Rodos’un işgalinden sonra keşfedildiğini yazmaktadır; ki bu, harabe Halikarnas tarihte hiç Türklerin olmamıştı anlamına gelmektedir. Bu tespit araştırmaya muhtaç gözükse de bir ihtimale işaret ettiği için önemlidir.

İzin meselesiyle ilgili farklı iki kaynaktan alınan alıntılar aşağıdadır:

rodos  bodrum kalesi 12 1(Resim 5: Kale inşası, temsili illustration)

1306 yılında tarikatın büyük üstadı Fulque de Villerat Oniki Ada yı (Dodecanese) Bizanslılar’dan almaya girişti. Bir İsbitariyye(Şövalye) filosu birkaç Ceneviz kadırgasının da yardımıyla Rodos’a çıkarma yaptı ve işgal harekatı 1308’de tamamlanarak ana karargah buraya taşındı. Bundan sonra, Rodos, Haçlılar’ın en önemli üssü oldu ve zamanla artık “Rodos şövalyeleri” adıyla anılan İsbitariyye, Oniki Ada’nın tamamı ile Bodrum gibi bazı Anadolu sahil kasabalarını da ele geçirdi…(Kaynak: Bkz-History of the Crusades-Steven Runciman) https://archive.org/details/historyofcrusade00runc http://www.islamansiklopedisi.info/dia/pdf/c09/c090010.pdf

1412 yılında St. Peter (Bodrum) Kalesi şövalyelerine ait bir kadırga, Midilli(lesbos) sularında bir Ceneviz(Türk?) gemisini ele geçirmişti. Bunun üzerine Balad Türkleri (Menteşeoğulları) harekete geçip St. Peter (Bodrum) Kalesi ve Syme Adası’na misilleme saldırısı yapmış; daha sonra yakalanan bu şövalyeler, mürettebatla birlikte Lesbos Senyörü James Gattilusio tarafından hapsedilip işkence görmüştü(Bu sırada Grand Master P. de Naillac Rodos’ta değildi). Vekil Amir, Midilli Senyörü’ne protesto çekip zararları tazmin edeceğini bildirmiş; St. Peter (Bodrum) Kalesi şövalyelerine de bir daha Hırıstiyan ve Türk gemilerine saldırı yapmamaları, ilişkileri bozucu davranışlardan kaçınmaları doğrultusunda sıkı emiler vermişti….Şövalyeler, ertesi sene Rodos’a Osmanlı Donanması’nın saldıracağı söylentileri nedeniyle alarma geçmiş; derhal savunma tedbirleri almış, tahkimatlar yapmış ve İskenderiye baskınında ele geçirilen malları başka yere nakletmişti.(Bkz-Kenneth M. Setton- A history of the Crusades)
https://archive.org/details/AHistoryOfTheCrusades14th15thC

rodos  bodrum kalesi 13 1(Resim 6: St. Peter(Bodrum) Kalesi’ne ait Kadırga’nın korsanlık faaliyeti, temsili minyatür)

(Resim 7: St. Peter Kalesi’nde savunma hazırlıkları, temsili illustration)rodos  bodrum kalesi 11 1

Tarihçilerimiz İdris Bostan ve Salih Özbaran da yukarda aktarılan vakıayı doğrulamaktadır. Denizcilik Tarihi adlı eserde; Menteşe Türklerinin Şövalyelere saldırması için Cenevizlilerin kışkırtıcılık yaptığı, 1409’un Ocak ayında Cenevizlilerin 7 Katalan kadırgası takip edip ele geçirdiği, 1411’de bir Katalan filosunun Cenevizlilere ait Sakız(Chios)’a saldırdığı, İskenderiye limanında Ceneviz Katalan deniz muharebesi yaşandığı yazılıdır. https://tr.scribd.com/doc/289590249/Turk-Denizcilik-Tarihi-1Ba%C5%9Flang%C4%B1ctan-XVII Yuzy%C4%B1l%C4%B1n-Sonuna-Kadar

Devir, ittifaklar ve güçler dengesinin sürekli değiştiği bir devirdir. Mühür basılmış mütarekelere rağmen Akdeniz ve Ege; Türk, Bizans, Venedik, Ceneviz, Katalan, Rodos Şövalyelerine ait gemi ve filoların her an birbiriyle kapışmasına tanık olmuştur. Bu güçler, menfaatleri gereği daima birbirlerine saldırma potansiyeline sahipti.

rodos  bodrum kalesi 1 1(Resim 8: Venedik-Ceneviz filo muharebesi, resim)

Yukarda aktarılan vakıalar, Halikarnas Yarımadası’nda kale inşa etmek isteyen Şövalyeler ile Türkler arasındabir izin ya da rıza ilişkisi bulunmadığını tartışmaya yer bırakmaksızın açıkça göstermektedir.

(Resim 9: Kale içi inşaat, temsili illustration)rodos  bodrum kalesi 2

1402-1413 dönemi Osmanlı açısından hükümdarsızlık-fetret dönemidir; hakimiyet alanlarında ve varsa dahi harabe Halikarnas’ta herhangi bir Türk otoritesi kalmamıştı. Anadolu topraklarında Türk Beylik Devletleri arasında yaşanan çatışma, savaş, düşmanlıklar vb, Haçlı Rodos Şövalyelerinin işine yaramıştı. Öte yandan, Menteşeoğulları, 1405 senesinde Osmanlı hükümdarı Çelebi Mehmet’e biat etmiş; 1413-1414’de tam ilhak ile vassallık statüsüne geçmiş; 1421’de hem İlyas Bey hem Çelebi Mehmet’in ölümüyle birlikte aynı statü devam etmişse de II.Murad, geride kalan Menteşe Beylerini Tokat kalesine sürgüne yollayıp hapsettirmiş ve 1424’te Menteşe Beylik Devleti fiilen son bulmuştu. Yani, 1403-1424 yılları arasında harabe Halikarnas şehrinin bulunduğu coğrafya Türklerin kudretli hegemonyası altında değildi. Haçlı Rodos Şövalyeleri, ana karada şiddetle ihtiyaç duydukları kale inşası için işte böylesi bulunmaz bir dönem ve fırsat yakalamıştı.

rodos  bodrum kalesi 3 1rodos  bodrum kalesi 4 1(Resim 10 ve 11: Kale içi normal hayat, temsili minyatür)
Bu kronolojik izahta cevaba muhtaç çok önemli bir diğer soru ise şöyledir:

(Resim 12:Şövalyeler ve tarım; temsili minyatür)rodos  bodrum kalesi 5 1
Haçlı Rodos Şövalyeleri, Menteşeoğulları ülkesinin kati biçimde Osmanlılara geçtiği II Murad(1421) döneminden, Kanuni Sultan Süleyman’ın 1522’de Rodos’u fethine kadar süren 100 yıllık devir boyunca antik Halikarnas şehrinde nasıl olmuş da barınabilmiş; yakın çevresinde tarım yapabilmiş; hayvan beslemiş, normal hayat kurabilmişti?

Osmanlı Devleti, Hırıstiyan dünyası için çok büyük bir tehdit olacağının sinyallerini zaten epeydir vermekteydi. Öyle ki bu durum, sadece Rodos Şövalyeleri, Bizans, vb. değil; Karamanoğulları, Akkoyunlular gibi Türk Devletleri için de geçerliydi.

Fetret dönemi ile Menteşeoğulları’nın yurtluk karşılığı ordusunu egemen devlet olan Osmanlı’nın hizmetine verdiği vasallık dönemi, kısmen otorite ve hakimiyet boşluğu dönemiydi. 1403-1421 arasındaki bu yıllar, Rodos St. John Şövalyeleri açısından otoritesizlik, iç kargaşa, yokluk, disiplinsizlik yılları olduğu kadar aynı zamanda toparlanma, ticaret, istila gibi pek çok bakımdan da elverişli yıllardı. Kale içinde gündelik bir hayat nerdeyse oturmuş gibiydi. Papalık dünyasındaki kaos ve mali sıkıntılar en çok Halikarnas, Kos gibi kalelerde hissediliyordu. Gıda ve malzemenin hem vaktinde, hem de istenildiği miktarda tedarik edilememesi, garnizonları başının çaresine bakmaya, yakın çevrelerinde bahçe, tarım işleri yapmaya, hayvan beslemeye itmişti(Bu konu gündelik hayatın anlatıldığı gelecek bölümlerde detayı ile ele alınacak). Ancak bu tamamen rahat, endişesiz, korkusuz oldukları anlamına da gelmemeli. Kimsesiz, terkedilmiş, ören, harabe ve biraz bataklık vaziyetteki antik Halikarnas kentinde kale yapmaya başladıkları ilk günden itibaren çok büyük ihtimalle sürekli diken üstündeydiler. Muhakkak ki güvenlik tedbirleri almışlar; gözetleyici, devriye, haberleşme, istihbarat ve ikaz sistemleri kurmuşlardı.

rodos  bodrum kalesi 6(Resim 13: Kale sur nöbeti ve uyarı sistemi, temsili çizim)

…Anadolu’daki 50 şövalyelik St. Peter(Bodrum) Kalesi, üst komuta yetkileri verilmiş bir yüzbaşı ve iki güvenlik memuru tarafından yönetiliyordu. Buna ilaveten 40 güverte şövalyesi gemileriyle sürekli nöbet, devriye ve güvenlik sağlıyordu… (Bkz-HE HOSPITALLERS OF RHODES AND THEIR VOW OF POVERTY IN THE 15th CENTURY (1420-1480) Pierre Bonneaud, Independent Scholar France/Archives of the Order of Malta) /https://www.raco.cat/index.php/ImagoTemporis/article/viewFile/292971/381412

St. Peter Kalesi’ndeki Şövalyelerin bölgedeki varlığı artık dikkat çekmeye başlamıştı. Faaliyetlerine bakılırsa, Osmanlılar ile aralarındaki ilişki öyle basitçe “sana artık toprağımda izin vermiyorum; tasını tarağını topla, derhal terket!” şeklindeki bir ilişkiye hiç benzemiyordu.

 

Mehmet Çilsal / Hukukçu-Tarih Araştırmacısı

Devam edecek…

Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BODRUM HABERLERİ

BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bodrum denİz mÜzesİ BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ… arena fosil resim

Bodrum Deniz Müzesi’nde sergilenmeye başlanan deniz kabuğu koleksiyonunda 460 milyon yıllık fosil olduğu belirlendi.

Koleksiyoner  İş adamı Hasan Güleşçi’nin farklı ülkelerden temin ettiği   deniz kabuklarını  Bodrum Deniz Müzesi’ne bağışladı. Deniz kabukları, müzede “Hasan Güleşçi Deniz Kabukları Koleksiyonu” adıyla sergilenmeye başlandı. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nde görevli paleontolog Serdar Mayda ve ekibi, 46 deniz kabuğu fosili üzerinde araştırma yaptı. Yapılan çalışma sonucunda 46 deniz kabuğundan bir tanesinin 460 milyon yıllık olduğu belirlendi.

bodrum denİz mÜzesİ BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ… 17410445 620x410

Müze Müdürü Selen Cambazoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, müze koleksiyonunda 6 bine yakın deniz kabuğu olduğunu söyledi. Koleksiyondaki deniz kabuklarının dünyanın çeşitli yerlerinden toplandığını belirten Cambazoğlu, dünyadaki en büyük deniz kabuğu koleksiyonlarından birisine sahip olduklarını ve fosilleri tarihlendirdiklerini dile getirdi. Ege Üniversitesi bünyesindeki Tabiat Tarihi Müzesi’nden uzmanların müzeye bağışlanan fosillerle ilgili araştırma yaptığını belirten Selen Cambazoğlu, “460 milyon yıl öncesi ve 1 milyon yıl öncesi arasında tarihlenen deniz kabuklarının fosillerinin müzemizde olduğu anlaşıldı. En eski tarihlenen deniz kabuğu, 460 milyon yıl öncesine tarihleniyor. Florida’dan gelen bir fosil. Deniz kabuğu fosili ‘Crytiidae’ sınıfına ait.” diyerek Bodrum’da böyle bir fosilin bulunmasının önemine  de dikkat çekti.

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 3

Bodrum’da bir diyaliz merkezi çalışanları aylardır maaş alamadıklarını belirterek iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eylem, patronun tele konferans yoluyla ödeme sözü vermesiyle bugünlük sona erdi. 

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 1Konacık Mahallesinde hizmet veren ilçenin tek diyaliz merkezinde çalışan 24 sağlık personeli bu sabah, ilk seans tedavilerinden sonra hasta alımını durdurdu. Yaşanan olay sonrası hastalar ve hasta yakınları duruma tepki gösterdi. Eylem sonrası diyaliz merkezine ilçe sağlık müdürlüğü görevlileri geldi. Eylem, diyaliz merkezi sahibinin telekonferans yoluyla çalışanlarına söz vermesinin ardından sonlandı. Bugün için verilen ödeme sözünün yerine getirilmemesi durumunda yarın yine hasta almayacaklarını belirten sağlık çalışanları yetkililerin duruma el atmasını istedi.

Özel diyaliz merkezinin sorumlu doktoru Eylem Uzun ise basın mensuplarına yaşanan olayla ilgili şunları söyledi;

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 2“Çalışanların uzun süreden beri alacaklarını alamamasından kaynaklı bir durum mevcut. Bu duruma istinaden arkadaşlar, şirket yetkilileri birçok kez söz vermesine rağmen alacaklarını alamadığı gibi, hiçbir şekilde avans dahi alamadı. Dolayısıyla bu arkadaşlarımızın çoğu şehir dışından gelerek burada kirada oturan arkadaşlar. Şu an da bugün bir arkadaşımızın 3 aylık kirasını ödemediğinden dolayı evden atılmasından dolayı burada bir infial, bir tepki oldu ve çalışanlar burada sabah birinci seans tedavilerini yapıp hastaları gönderdikten sonra patronun sözünü tutmamasına karşılık olarak işi yavaşlattılar. Bu bir uyarı olarak seslerini duyurmak için yapılan bir eylemdi. İl sağlık müdürlüğüne haber verildi, valiliğe haber verildi. Arkadaşlar bugün hala verilen sözün yerine gelmemesine rağmen hastalar mağdur olmasın diye hasta alımına başladılar ancak yarın da söz tutulmaz ise muhtemelen herkes istifa edecek.”

HASTALAR HALSİZ VE GERGİN ŞEKİLDE BEKLEDİ…

Yaşanan eylem sırasında diyalize girmek için merkeze gelen hastalar ise mağdur oldu. Uzun süre diyalize girebilmek için bekleyen hastalar duruma tepki gösterdi. Diyaliz merkezi hastalarından 70 yaşındaki Tülay Arsal isimli vatandaş ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi;

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 5“Ben 4 senelik hastayım, mutlaka diyalize girmem gerekiyor biliyorsunuz ölümcül bir hastalık. Ayrıca bir de şikayetimiz var birkaç aydır bizden yol parası da alıyor bu patron. Öğrendik ki hiçbir yerde ne İstanbul, ne İzmir hiçbir yerde servis parası alan yok. Ayrıca yiyeceklerimiz kesildi önceden geldiğimizde kahvaltı veriyordu. Bugünde diyalize girmemiz gerekiyor ama giremiyoruz. Biz haftada 3 defa giriyoruz diyalize yani hayat meselesi bu. Biz can derdindeyiz adam para derdinde.”

İnci Dikmen isimli hasta ise, “Aynı durumdayız, diyalize giremedik bugün personel maaşını alamadığından dolayı bizi diyalize almadılar. 3 Aylık maaşlarını alamıyorlarmış, daha da ötesi varmış. Mağduruz ve zaten personel dayanmıyor buraya gelen gidiyor maaşlarını alamadıkları için. Bizim derdimiz bu mağduruz.”

Diyaliz merkezi sorumlusu Doktor Eylem Uzun’un şirket patronuyla yaptığı telefon görüşmesi sonrası diğer çalışanlarla birlikte gerçekleşe tele konferansta patronun ödeme sözü vermesinden sonra yeniden hasta alımına başlandı. Çalışanlar verilen sözün yerine getirilmemesi durumunda yarın tekrar eylem yaparak toplu halde istifa edeceklerini söylediler.

Öte yandan aynı şirketin Muğla’nın Milas ve Aydın’ın Söke ilçelerinde de diyaliz merkezlerinin bulunduğu ve buralarda da aynı sıkıntıların yaşandığı belirtildi.

Haber / Foto: kenttv.net

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

CHP BODRUM’DA KARAR VEREMİYOR…

Yayınlanan

açık

emin varol CHP BODRUM’DA KARAR VEREMİYOR… Emin Varol k    e yazisi yeni

Arena Bodrum Haber’in aylar önce ulusal siyasetin ve ulusal medyanın gündemine taşıdığı Bodrum seçimleri, Türkiye gündemine oturdu.

CHP Genel Merkezi’nin, “CHP’nin Kalesi” olarak bilinen Bodrum Belediye Başkanlığı’na aday olan, sekiz aday adayı arasında bir türlü karar verememesi, Bodrum’un Türkiye’nin gündemine yerleşmesine neden oldu.

Mart 2014 seçimlerinde yüzde 51 oy alan, bu nedenle de Bodrum’da seçim kazanacaklarına inanan sekiz CHP aday adayı, Genel Merkezinin kararsızlığı karşısında beklemeye devam ediyor.

CHP Genel Merkezi ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, AK Parti’nin adı bile geçmeyen bu entelektüel ve demokrat şehirde, sekiz aday adayı arasından bir kişiye karar verememiş olması, Bodrum CHP seçmeninde de “hayal kırıklığı” yarattı.

Aday belirleme süresinin uzaması, CHP’li seçmenin tepkisinin yükselmesine neden oluyor. Bodrum’da ki CHP’li seçmenin 31 Mart’ta sandığa gitmeme tehlikesi de büyüyor.

Bu nedenle Türkiye gündemine oturan Bodrum, dün Başkent Ankara’da CHP ve İyi Parti’den oluşan Millet İttifakının sözcülerinin de gündemindeydi.

İYİ Parti, Bodrum’un peşini bırakmıyor.

“Bodrum Belediye Başkanlığı’na kim aday olacak?” sorusu, CHP ve İyi Parti arasında hiçbir il ve ilçede olmadığı kadar krize neden oldu.

CHP’yi köşeye sıkıştırmaya devam eden ve Mehmet Tosun isminde ısrar eden İyi Parti “siyasi ataklarına” dün de devam etti.

CHP Parti Meclisi yeni toplanmıştı…

Bodrum konusunda karar verileceğini tahmin eden İYİ Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı, toplantı devam ederken sürpriz bir açıklama yaparak, “Bodrum konusunda CHP ile anlaştık” dedi.

CHP’yi etkileme amacıyla yapan bu açıklama daha önce de medya üzerinden “Bodrum’da Çatı Aday üzerinde anlaştık” açıklaması da, İyi Parti Genel Merkezinden yapılmıştı.

İttifak’ın ilke kararı olan “CHP’li belediyelerde adayları CHP belirleyecek” şeklindeki ilke kararını da hatırlatan İyi Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı, Bodrum’un halen CHP’de olduğunu vurguladı ve yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Bodrum,  halen CHP’de. Ancak bizim adayımız Sayın Mehmet Tosun, yapılan kamuoyu araştırmalarında çok önde. Mehmet Tosun, büyük bir avantaj sağlıyor. CHP’ye ait olan belediyede rekabet yapınca o da büyükşehir belediyesine yansıyor. İki partinin ortak adayı olarak Sayın Tosun’un, CHP listesinden seçimlere katılacağı yönünde bir anlaşma yapıldı” dedi.

Torun: “Bodrum konusunda henüz bir netlik yok”

Cihan Paçacı’nın bu açıklamasını Parti Meclisi toplantısında öğrenen CHP Yerel Yönetimler Başkanı Seyit Torun, toplantıdan sonra yaptığı basın toplantısında yine Bodrum’la ilgili sorulara muhatap oldu. Ancak CHP tarafında Bodrum konusunda değişen bir şey yoktu:

Soru: Efendim Bodrum konusunda da Sayın Tosun’un aday olacağı, İYİ Parti’den istifa edip, CHP adayı olacağı ifade ediliyor. Cihan Paçacı’nın da bu konuda bir açıklaması var. Sizde teyit eder misiniz?

Seyit TORUN: Arkadaşlar, biz ittifak görüşmelerimizi devam ettiriyoruz, sonlandırmak üzereyiz. Tabi bu görüşmeler esnasında belli değerlendirmeler, belli tartışmalar yapılıyor. Fakat şu anda belli ilçelerimizde olduğu gibi Bodrum konusunda da henüz bir netlik oluşmadı.

Dünyanın tatil cenneti, “Göz Bebeğimiz” Bodrum’un, Başkent Ankara’da ki yansımaları böyle…

Okumaya devam et

Son Haberler