Bizimle iletişime geçin

BODRUM HABERLERİ

Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ”

Yayınlanan

açık

bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” mehmet cilsal 20

St.Peter (Bodrum) Kalesi Garnizon Şövalyelerinin Korsanlık Faaliyetleri     

M.S. 1040’larda Amalfili tüccarlar tarafından Küdüs’te kurulan ve sayıları hızla çoğalan St. John Şövalyeleri (Templer+Hospitaller), güçlenen Arap-İslam Devletleri yüzünden kutsal topraklarda daha fazla barınamayıp yaklaşık 40 sene sonra Akka’ya, ardından Kıbrıs’a, son olarak da 1309 gibi Rodos’a taşınmak zorunda kalmıştı. 1340’larda İzmir’de elde ettikleri anakara üssünü 1402’de kaybedince müthiş bir prestij  kaybı yaşamış, akabinde ise varolan finans sorunları tavan yapmıştı. Papalık, ise 3’e bölünmüştü.

bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” bodrum kalesi 5(Resim 1: St.John Şövalyeleri; temsili gravür)

Krallar, senyörler, dükler, kardinaller dünyasını iyi tanıyan Baş Şövalye Grand Master P. De Naillac, hem bölünme hem finans sorununu çözmeye karar vermişti. Bunu yapabilmek içinse yeni bir başarıya ihtiyacı vardı. Harabe Halikarnas’ta kale inşa etme fikri burdan doğmuştu. Kaybedilen İzmir St. Pierre (Peter-Petrus) Kalesi yerine anakaraya, Karya kıyısındaki Zephyria burnuna aynı adla bir kale inşa ederek kaybolan prestij tekrar kazanılabilirdi. Böylece, kesilen finans desteği durduğu yerden devam edecekti.

bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” bodrum kalesi 6(Resim 2:1187’de Hıttin savaşını Selahaddin Eyyubi’ye karşı kaybeden Haçlı Ordusu; resim)

P.De Naillac’ın elinin altında deha düzeyinde bir mimar vardı ve bu büyük bir şanstı.   Fransız asıllı Alman Şövalye Mimar Hesso Schlegelholtz’un, 1403’te  dikkat çekmeyecek şekilde azar azar başlattığı St. Pierre (Peter-Petrus) Kalesi inşaatı hızla ilerliyordu. İçkale unsurları olan Philibert De Naillac Kulesi(Fransız), Schlegelholtz Kulesi, Liman Kulesi ve F. De Naillac Bastion’u(korugan-tabya) nerdeyse bitmişti. İçinde de 1409 yılı itibarıyla hizmet personeli hariç, 100 paralı asker ve 50 maaşlı şövalye barınmaya başlamıştı. Kaledeki herkese Papalık Kanun Hükmünde Kararnamesi ile cennette yer ayırtedilmişti.

bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” bodrum kalesi 7(Resim 3: Haçlı Hospitaller Şövalye Ordusu’nun göçü; temsili illustration)

Grand Master P. De Naillac, 1408’de kalenin adını Havari Aziz Petrus’a törenle ithaf edip, 1409’da İtalya’ya öyle dönmüştü. Artık elinde soylu sınıfı finansal destek için iknaya yarayacak somut, prestijli bir başarı vardı  Yerine vekil olarak geride  İtalyan Domenico Alemania’yı(1409-1411) bırakmıştı. Domenico Alemania’nın iki yıllık vekillik dönemi çok sorunlu geçmekteydi. P. De Naillac’ın yokluğu, zaten korsanlık potansiyeli taşıyan Şövalyeler dünyasındaki disiplini iyice bozmuştu. Geçen bölümde bahsedilen Midilli’de bir Türk kadırgasının ele geçirilmesi vakıası bu dönemin vukuatlarından biriydi. Maaşların ödenmemesi türünden mali sıkıntılar, erzak ve malzeme tedariklerinin zorlaşması gibi nedenler yedi ayrı dil ve millet mensubu şövalyeleri korsanlığa doğru itiyordu.  Mimar Şövalye Hesso Schlegelholtz, bu sıralar kale inşaatı ile meşguldü ve baş kumandanlık vekaleti olmadığı için criminal olayları önlemesi mümkün değildi. Buna, inşaatını yaptığı St.Peter(Bodrum) Kalesi Şövalyelerinin davranışları da dahildi.

bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” bodrum kalesi 8

AY3YC3 Crime Pirates Roberts

(Resim 4: Akdeniz-Ege’de korsanlık; temsili illustration)

St.Peter(Bodrum) Kalesi Şövalyeleri

Rodos Şövalyeleri, P. De Naillac’ın ardından Papalıktan gelen emirlere uymayarak, yasadışı işlere, tüccarlığa, korsanlığa vb. bulaşıp hergeçen gün kendilerini riske atıyordu. St.Peter(Bodrum) Kalesi Şövalyeleri, itaatsiz bu grupların başında geliyordu. Türklerle barış, sadece karada geçerli diye düşünmeye başlamışlardı artık. Bir tarihçinin kalemiyle “karada kuzu; denizde kurt” kesilmişlerdi.

bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” bodrum kalesi 9(Resim 5: 1420’lerde St. Peter  Kalesi; temsili  illustration)

Bir önceki bölümde, Osmanlılar ile St. John Şövalyeleri arasındaki ilişkinin basit bir izin ilişkisi olmadığının altını çizmiştim. 15. yy’ın henüz başlarında yaşanan ve  belgelere dayanarak aşağıda aktartığım(önceki bölümdekilere ilaveten) vakıalar bu konuda sanırım yeterince açıklayıcı olacaktır. A.Luttrell ve E.Zachariadou belgelerine göre St.Peter (Bodrum) Kalesi Garnizonu Şövalyeleri;

(Resim 6 ve 7: St. Peter Kalesi(Bodrum) Şövalyelerinin korsanlık faaliyetleri; temsili  illustration)

  • Ekim 1409’da mevzuat ve usule aykırı biçimde atları için arpa satın almıştı.
  • Yine aynı yılın Aralık ayında, bu işlemden kısa bir süre sonra kendi başlarına buyruk biçimde Türklere saldırı yapmışlardı.
  • bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” bodrum kalesi 101411 yılında, yasadışı olarak deniz taşımacılığı işi de yapan bir Rodos Şövalyesi’ne ait yük gemisini, Anadolu’dan İskenderiye’ye Mısır Memlük Sultanı için Cenevizli bir tüccarın mallarını gizlice taşıyorken seyir esnasında takip edip yakalamış ve Rodos’a getirmişlerdi. Onların bu haydutluk davranışı ise başka bir soruna yol açmıştı; çünkü, Memlük Sultanı’nın elinde, kendi yurttaşlarına kazık atma, vatanına ihanet etme ihtimali için rehin ya da tutuklanmış halde pek çok Rodoslu bulunmaktaydı ve bunların hayatları sözkonusuydu.  Bunun üzerine, alıkonulan mallar başka bir Ceneviz gemisi tarafından Mısır’a gönderilmişti.
  • Aydınoğlu Türkleri ve Haçlılar Birliği arasında geçmiş yıllarda yapılmış saldırmazlık anlaşması bulunduğunu bilmeden Ayasoluklu (Ephesos) Türk tüccarlara ait mal taşıyan Sakız Adası’nın iki gemisini korsanlık yoluyla ele geçirmişlerdi. Bunun üzerine Vekil Grand Master bu iki geminin serbest bırakılmasını istemişti. (Kaynak bkz-E.Zachariadou 1983, 11-12, 82; Luttrell / Zachariadou, 2008, 120 (1363 ve 1381 sayılı Papalık kararnameleri). Luttrell / Zachariadou, 2008, 113-114 (Nr. 33-34). Krş Aynı zamanda Sakız, 1998, 144-148 ve Epstein, 2007, 70-71)  LIQUID FRONTIERS/ A Relational Analysis of Maritime Asia Minor as Religious Contact Zone in the 13th-15th Century by Johannes Preiser-Kapeller, Institute for Medieval Research, Division for Byzantine Research, Austrian Academy of Sciences

https://www.academia.edu/4197258/Liquid_Frontiers._A_relational_analysis_of_maritime_Asia_Minor_as_religious_contact_zone_in_the_13th-15th_century

bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” bodrum kalesi 11 1Riley-Smith, A. Luttrell gibi batılı önemli tarihçiler Rodos Şövalyeleri’nin yalnızca Müslüman gemilerinin yüküne değil, yağma malı taşıdıklarından şüphe duydukları Hıristiyan kadırgalarının yüküne de el koyabildiğini, Papalığın, St. John(Aziz Yahya) Şövalyeleri’ne bir nevi resmi ruhsat(corso-lisans) verdiğini, 16.yy başlarına gelindiğinde Rodos Şövalyeleri’nin yıllık gelirinin neredeyse yarısının korsanlık faaliyetinden kaynaklandığını belgelemiştir. (Kaynak: Bkz- Early warning systems and the  Hospitallers in the eastern Mediterranean, Zsolt Hunyadi) http://hypatia.teiath.gr/xmlui/bitstream/ handle/11400/8984/26.pdf?sequence=1   

Aşağıdaki paragraf St. John Şövalyeleri hakkında net bir resim gibidir adeta:

St.John Şövalyeleri, Templar Şövalyelerinin akıbetini biliyordu ve onların Hıristiyanlığın koruyucu kalkanı oldukları imajını dikkatli biçimde kullanmışlardı… Ancak Hıristiyan deniz tüccarlarına karşı pek merhametli değillerdi.   Mal alışverişinin iki taraf arasındaki barışa katkısı olduğu halde, korsanlık faaliyetleriyle İslam ve Hıristiyan dünyası arasındaki ticareti baltalıyorlardı.

bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” bodrum kalesi 1(Resim 8: St. John Şövalyeleri; temsili gravür)  

Varoluşarı bir avuç Avrupa aristokrasisi, paralı asker, onlarla menfaat ilişki içindeki yerel ahaliye bağlı 500 kadar Şövalye, çizmeyi aşıyordu. Onlar, saygınlıkları sayılarıyla orantılı olmayan güçlü misyoner duygusuna sahip, iyi organize edilmiş küçük bir askeri elitten oluşuyordu. Asya kıyılarındaki lagünlerde, sarp kayalıklarda pusuya yatıp İstanbul’dan Mekke’ye hacı götüren, Karadeniz’den Mısır’a kereste taşıyan, Arap ülkelerinden baharat yüklenmiş, bal, kurubalık, şarap, tuz, ipek, vs. dolu gemilere vur-kaç yapıyorlardı. Heryere korkunç bir şöhret salmışlardı. Bir Şövalye kadırgası ile uğraşmak, akreple uğraşmaktan beterdi…Onlar; yanlış döllenmiş oğullar, Batı’nın en rezil tarikatı, şeytanın yumurtladığı en iğrenç şeylerdi…” Kaynak-Bkz:Empire of the sea by RogerCrowley

https://books.google.de/books/about/Empires_of_the_Sea.html?id=2jUhAQAAIAAJ&redir_esc=y

Ege’deki diğer güçler

Korsan Ordusuna dönüşmüş St. John Şövalyeleri, Osmanlı ve Memlüklerin ilgi odağı haline gelmişti. Memluk Sultanı, onların Kıbrıs Kralı ile nasıl gizli bir ilişki içinde olduğunu gayet iyi biliyordu. Şövalyelerin haydutluk faaliyetleri yüzünden bölgedeki devletlerin ekonomisi ciddi ölçüde sarsılmaktaydı. Asya ve Avrupa’nın en eski tüccarları olan Cenevizliler bile yaka silkmeye başlamıştı.

bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” bodrum kalesi 2(Resim 9: St. John Şövalyeleri baştardası; temsili illustrasyon)  

“Rodos’u Bizans’tan alırken güç birliği yapan Cenevizliler ile Şövalyelerin arasında artık çıkar çatışmaları başlamıştı. Aslında, geçmişte Cenevizliler ile Şövalyelerin her ikisi de bölünmüş Papalık dünyasında Avignon’daki Papa Urban VI’yı desteklemişti. Hatta, Papa Urban VI, Rodos Şövalyeleri Grand Masterlığı 1384’te Cenevizlilerin kendisini desteklemesi sayesinde ele geçirmişti. Cenevizliler, ekonomik olarak çok kötü durumdaki Şövalyeleri finanse etmiş ve zamanla aralarında çok ciddi boyutlarda borç ilişkileri oluşmuştu. Tüm bunlara rağmen iki taraf arasındaki ilişkiler 15.yy başlarında bozulmuştu bile.”(Bkz-christopher wright/ non ex unıca natıone sed ex plurımıs: genoa, the catalans and the knıghts of st john ın the fıfteenth century) https://www.academia.edu/25464534/Genoa_the_Catalans_and_the_Knights_of_St_John_in_the_fifteenth_century

Parçalanmış  Bizans, kendi derdindeydi

bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” bodrum kalesi 3(Resim 10 St. John Şövalyeleri ve yağmacılık faaliyeti; temsili minyatür)  

Bölünmüş Bizans Kralları, Haçlılar Birliği’nin Mora dahil tüm Grek topraklarına göz koyduğunu düşünüyordu. Bu yüzden de İngiliz Dil Birliği(İngiltere,İskoçya, İrlanda) Şövalyeleri ile temas içindeydiler. İngiltere’ye elçi bile yollamışlardı.

 

bodrum Mehmet Çilsal yazdı… “BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE BODRUM KALESİ” bodrum kalesi 4(Resim 11-Bizans İmparatoru Manuel-II, temsili minyatür)

İmparator Manuel II, 1415’de Rodos St. John Şövalyeleri başta olan çeşitli Latin güçleri ile Türklere karşı müttefik oluşturmayı planlıyordu. 1422 Mayıs’ında Papalık’tan bu konuda tam tersi bir emir gelmişti. İttifak hayalleri suya düşmüştü. 1423 yılının Haziran ayında Venedik Senatosu, Bizans İmparatoru Ioannites’in Rodos’a eşdeğerdeki (yüzölçüm itibarıyla) Eğriboz Adası’nın veya bir başkasının Rodos ile değiştirmek istediğini öğrendi. Bu teklif, Papalık tarafından ilgiye değer bulunmadı… (Bkz:ANTHONY LUTTRELL THEREFORE  I LIKE YOU TO YOUR SIDE (1306-1409)

https://ejournals.epublishing.ekt.gr/index.php/bz/article/viewFile/3620/3480.pdf)

100 yılı aşkın süredir merkez üsleri Rodos başta, Dodecanese adaları ve 15.yy başından itibaren de halen inşasına devam ettikleri St.Peter (Bodrum) Kalesi’nde bir biçimde tutunmayı başarmış olan St. John Şövalyelerini bu haydut halleriyle nasıl bir gelecek bekliyordu?

Gelecek birkaç bölümde Haçlılar Birliği St.John Rodos Şövalyeleri dünyasına içerden bakacağız.

Mehmet Çilsal / Hukukçu-Tarih Araştırmacısı

Devam edecek…

Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BODRUM HABERLERİ

BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

bodrum denİz mÜzesİ BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ… arena fosil resim

Bodrum Deniz Müzesi’nde sergilenmeye başlanan deniz kabuğu koleksiyonunda 460 milyon yıllık fosil olduğu belirlendi.

Koleksiyoner  İş adamı Hasan Güleşçi’nin farklı ülkelerden temin ettiği   deniz kabuklarını  Bodrum Deniz Müzesi’ne bağışladı. Deniz kabukları, müzede “Hasan Güleşçi Deniz Kabukları Koleksiyonu” adıyla sergilenmeye başlandı. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nde görevli paleontolog Serdar Mayda ve ekibi, 46 deniz kabuğu fosili üzerinde araştırma yaptı. Yapılan çalışma sonucunda 46 deniz kabuğundan bir tanesinin 460 milyon yıllık olduğu belirlendi.

bodrum denİz mÜzesİ BODRUM DENİZ MÜZESİNDE 460 MİLYON YILLIK FOSİL OLDUĞU BELİRLENDİ… 17410445 620x410

Müze Müdürü Selen Cambazoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, müze koleksiyonunda 6 bine yakın deniz kabuğu olduğunu söyledi. Koleksiyondaki deniz kabuklarının dünyanın çeşitli yerlerinden toplandığını belirten Cambazoğlu, dünyadaki en büyük deniz kabuğu koleksiyonlarından birisine sahip olduklarını ve fosilleri tarihlendirdiklerini dile getirdi. Ege Üniversitesi bünyesindeki Tabiat Tarihi Müzesi’nden uzmanların müzeye bağışlanan fosillerle ilgili araştırma yaptığını belirten Selen Cambazoğlu, “460 milyon yıl öncesi ve 1 milyon yıl öncesi arasında tarihlenen deniz kabuklarının fosillerinin müzemizde olduğu anlaşıldı. En eski tarihlenen deniz kabuğu, 460 milyon yıl öncesine tarihleniyor. Florida’dan gelen bir fosil. Deniz kabuğu fosili ‘Crytiidae’ sınıfına ait.” diyerek Bodrum’da böyle bir fosilin bulunmasının önemine  de dikkat çekti.

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 3

Bodrum’da bir diyaliz merkezi çalışanları aylardır maaş alamadıklarını belirterek iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eylem, patronun tele konferans yoluyla ödeme sözü vermesiyle bugünlük sona erdi. 

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 1Konacık Mahallesinde hizmet veren ilçenin tek diyaliz merkezinde çalışan 24 sağlık personeli bu sabah, ilk seans tedavilerinden sonra hasta alımını durdurdu. Yaşanan olay sonrası hastalar ve hasta yakınları duruma tepki gösterdi. Eylem sonrası diyaliz merkezine ilçe sağlık müdürlüğü görevlileri geldi. Eylem, diyaliz merkezi sahibinin telekonferans yoluyla çalışanlarına söz vermesinin ardından sonlandı. Bugün için verilen ödeme sözünün yerine getirilmemesi durumunda yarın yine hasta almayacaklarını belirten sağlık çalışanları yetkililerin duruma el atmasını istedi.

Özel diyaliz merkezinin sorumlu doktoru Eylem Uzun ise basın mensuplarına yaşanan olayla ilgili şunları söyledi;

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 2“Çalışanların uzun süreden beri alacaklarını alamamasından kaynaklı bir durum mevcut. Bu duruma istinaden arkadaşlar, şirket yetkilileri birçok kez söz vermesine rağmen alacaklarını alamadığı gibi, hiçbir şekilde avans dahi alamadı. Dolayısıyla bu arkadaşlarımızın çoğu şehir dışından gelerek burada kirada oturan arkadaşlar. Şu an da bugün bir arkadaşımızın 3 aylık kirasını ödemediğinden dolayı evden atılmasından dolayı burada bir infial, bir tepki oldu ve çalışanlar burada sabah birinci seans tedavilerini yapıp hastaları gönderdikten sonra patronun sözünü tutmamasına karşılık olarak işi yavaşlattılar. Bu bir uyarı olarak seslerini duyurmak için yapılan bir eylemdi. İl sağlık müdürlüğüne haber verildi, valiliğe haber verildi. Arkadaşlar bugün hala verilen sözün yerine gelmemesine rağmen hastalar mağdur olmasın diye hasta alımına başladılar ancak yarın da söz tutulmaz ise muhtemelen herkes istifa edecek.”

HASTALAR HALSİZ VE GERGİN ŞEKİLDE BEKLEDİ…

Yaşanan eylem sırasında diyalize girmek için merkeze gelen hastalar ise mağdur oldu. Uzun süre diyalize girebilmek için bekleyen hastalar duruma tepki gösterdi. Diyaliz merkezi hastalarından 70 yaşındaki Tülay Arsal isimli vatandaş ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi;

özel bodrum diyaliz merkezi DİYALİZ MERKEZİNDE İŞ BIRAKMA EYLEMİ… bodrum diyaliz eylem 5“Ben 4 senelik hastayım, mutlaka diyalize girmem gerekiyor biliyorsunuz ölümcül bir hastalık. Ayrıca bir de şikayetimiz var birkaç aydır bizden yol parası da alıyor bu patron. Öğrendik ki hiçbir yerde ne İstanbul, ne İzmir hiçbir yerde servis parası alan yok. Ayrıca yiyeceklerimiz kesildi önceden geldiğimizde kahvaltı veriyordu. Bugünde diyalize girmemiz gerekiyor ama giremiyoruz. Biz haftada 3 defa giriyoruz diyalize yani hayat meselesi bu. Biz can derdindeyiz adam para derdinde.”

İnci Dikmen isimli hasta ise, “Aynı durumdayız, diyalize giremedik bugün personel maaşını alamadığından dolayı bizi diyalize almadılar. 3 Aylık maaşlarını alamıyorlarmış, daha da ötesi varmış. Mağduruz ve zaten personel dayanmıyor buraya gelen gidiyor maaşlarını alamadıkları için. Bizim derdimiz bu mağduruz.”

Diyaliz merkezi sorumlusu Doktor Eylem Uzun’un şirket patronuyla yaptığı telefon görüşmesi sonrası diğer çalışanlarla birlikte gerçekleşe tele konferansta patronun ödeme sözü vermesinden sonra yeniden hasta alımına başlandı. Çalışanlar verilen sözün yerine getirilmemesi durumunda yarın tekrar eylem yaparak toplu halde istifa edeceklerini söylediler.

Öte yandan aynı şirketin Muğla’nın Milas ve Aydın’ın Söke ilçelerinde de diyaliz merkezlerinin bulunduğu ve buralarda da aynı sıkıntıların yaşandığı belirtildi.

Haber / Foto: kenttv.net

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

CHP BODRUM’DA KARAR VEREMİYOR…

Yayınlanan

açık

emin varol CHP BODRUM’DA KARAR VEREMİYOR… Emin Varol k    e yazisi yeni

Arena Bodrum Haber’in aylar önce ulusal siyasetin ve ulusal medyanın gündemine taşıdığı Bodrum seçimleri, Türkiye gündemine oturdu.

CHP Genel Merkezi’nin, “CHP’nin Kalesi” olarak bilinen Bodrum Belediye Başkanlığı’na aday olan, sekiz aday adayı arasında bir türlü karar verememesi, Bodrum’un Türkiye’nin gündemine yerleşmesine neden oldu.

Mart 2014 seçimlerinde yüzde 51 oy alan, bu nedenle de Bodrum’da seçim kazanacaklarına inanan sekiz CHP aday adayı, Genel Merkezinin kararsızlığı karşısında beklemeye devam ediyor.

CHP Genel Merkezi ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, AK Parti’nin adı bile geçmeyen bu entelektüel ve demokrat şehirde, sekiz aday adayı arasından bir kişiye karar verememiş olması, Bodrum CHP seçmeninde de “hayal kırıklığı” yarattı.

Aday belirleme süresinin uzaması, CHP’li seçmenin tepkisinin yükselmesine neden oluyor. Bodrum’da ki CHP’li seçmenin 31 Mart’ta sandığa gitmeme tehlikesi de büyüyor.

Bu nedenle Türkiye gündemine oturan Bodrum, dün Başkent Ankara’da CHP ve İyi Parti’den oluşan Millet İttifakının sözcülerinin de gündemindeydi.

İYİ Parti, Bodrum’un peşini bırakmıyor.

“Bodrum Belediye Başkanlığı’na kim aday olacak?” sorusu, CHP ve İyi Parti arasında hiçbir il ve ilçede olmadığı kadar krize neden oldu.

CHP’yi köşeye sıkıştırmaya devam eden ve Mehmet Tosun isminde ısrar eden İyi Parti “siyasi ataklarına” dün de devam etti.

CHP Parti Meclisi yeni toplanmıştı…

Bodrum konusunda karar verileceğini tahmin eden İYİ Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı, toplantı devam ederken sürpriz bir açıklama yaparak, “Bodrum konusunda CHP ile anlaştık” dedi.

CHP’yi etkileme amacıyla yapan bu açıklama daha önce de medya üzerinden “Bodrum’da Çatı Aday üzerinde anlaştık” açıklaması da, İyi Parti Genel Merkezinden yapılmıştı.

İttifak’ın ilke kararı olan “CHP’li belediyelerde adayları CHP belirleyecek” şeklindeki ilke kararını da hatırlatan İyi Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı, Bodrum’un halen CHP’de olduğunu vurguladı ve yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Bodrum,  halen CHP’de. Ancak bizim adayımız Sayın Mehmet Tosun, yapılan kamuoyu araştırmalarında çok önde. Mehmet Tosun, büyük bir avantaj sağlıyor. CHP’ye ait olan belediyede rekabet yapınca o da büyükşehir belediyesine yansıyor. İki partinin ortak adayı olarak Sayın Tosun’un, CHP listesinden seçimlere katılacağı yönünde bir anlaşma yapıldı” dedi.

Torun: “Bodrum konusunda henüz bir netlik yok”

Cihan Paçacı’nın bu açıklamasını Parti Meclisi toplantısında öğrenen CHP Yerel Yönetimler Başkanı Seyit Torun, toplantıdan sonra yaptığı basın toplantısında yine Bodrum’la ilgili sorulara muhatap oldu. Ancak CHP tarafında Bodrum konusunda değişen bir şey yoktu:

Soru: Efendim Bodrum konusunda da Sayın Tosun’un aday olacağı, İYİ Parti’den istifa edip, CHP adayı olacağı ifade ediliyor. Cihan Paçacı’nın da bu konuda bir açıklaması var. Sizde teyit eder misiniz?

Seyit TORUN: Arkadaşlar, biz ittifak görüşmelerimizi devam ettiriyoruz, sonlandırmak üzereyiz. Tabi bu görüşmeler esnasında belli değerlendirmeler, belli tartışmalar yapılıyor. Fakat şu anda belli ilçelerimizde olduğu gibi Bodrum konusunda da henüz bir netlik oluşmadı.

Dünyanın tatil cenneti, “Göz Bebeğimiz” Bodrum’un, Başkent Ankara’da ki yansımaları böyle…

Okumaya devam et

Son Haberler