Bizimle iletişime geçin

ABDULKADİR SEVİNDİK

“YEREL SİYASET ALİ ÖZTÜRK’LE MEYDANA İNDİ”

Yayınlanan

açık

ali öztürk “YEREL SİYASET ALİ ÖZTÜRK’LE MEYDANA İNDİ” abdulkadir sevindik kose yazisi
  • ali öztürk “YEREL SİYASET ALİ ÖZTÜRK’LE MEYDANA İNDİ” mehmet tosun banner 2
  • ali öztürk “YEREL SİYASET ALİ ÖZTÜRK’LE MEYDANA İNDİ” Hakan Durna SM Con 05

Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un, 10 Ocak 2017 tarihinde Muğla’nın tüm gazetecilerini Bodrum’a davet ettiği “Çalışan Gazeteciler Günü” toplantısında “Bugünden Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına adayım” ifadesi sonrasında, CHP’de kimin/nereden aday olacağı sorularının ve cevaplarının birbirine girdiği sürecin sonuna yaklaştık.

O günden buyana Kocadon’un, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adaylık kararın istikrarlı bir şekilde devam ettirmesiyle, CHP’nin Bodrum Belediye Başkan adayları birer birer seçim meydanına inmeye başladı.

Diğer yandan CHP Genel Merkezinin erken aday belirleme kararı da bu durumun önemli etkenlerinden…

Seçime yaklaşık 5 ay kala meydana inen ilk siyasi kimlik, CHP’li Ali Öztürk’ün oldu. Tabiri caizse finalden bir önceki bölüm, Bodrum Belediye Meclis üyesi Ali Öztürk’ün resmi aday adaylığını açıklamasıyla vizyona girdi.

Ali Öztürk, Bodrum siyasetinde şimdiye kadar şahit olmadığımız bir şekilde açıkladı aday adaylığını…

Trafo Kafe’de düzenlediği basın toplantısında “Bodrum Birlikte Yapabiliriz” sloganıyla nereden geldiğini, nerede olduğunu ve hedeflerini anlattı.

Öztürk’ün aday adaylığını açıkladığı basın toplantısı, birçok ilkede sahne oldu…

Yaklaşık 300 kişinin katıldığı genişletilmiş basın toplantısında birçok detay düşünülmüş; Öztürk’ün Trafo’nun kapısında tüm davetlileri karşılaması, sıkmayan barkovizyon gösterisi, toplantının ardından CHP ilçe başkanlığına yürünen güzergahta söylenen marşlar/şarkılar, ilçe konuşmasında ki kucaklayıcı tavrı, toplumun genelinin onayını alarak başkan adaylığı düşüncesindeki kararlılığı, dikkatleri çeken ilklerdendi.

Yaklaşık 5 yıllık Bodrum Belediye Meclis üyeliği sürecinde, tüm meclis üyelerini baz aldığımda da sık sık görüştüğüm birkaç kimlikten biri Ali Öztürk. Meclis toplantılarında Bodrum’un gündemini meşgul eden konularda, karşılaştığımız her noktada hemen diyalog kuran, fikir alan ve dinleyen bir siyasi….

Bodrumlularla da kurduğunu düşündüğüm bu başarılı iletişim dili, 48 maddeden oluşan “Bodrum Birlikte Başarabiliriz” sloganıyla anlatılan projelerine de yansımış Öztürk’ün…

Öztürk’ün Trafo Kafe ve CHP Bodrum İlçe Başkanlığında yaptığı ve birçok başlığı barındıran konuşmasında “Siz gönlünüzü verin, biz gecemizi gündüzümüzü verelim. Siz el verin, biz emeğimizi verelim. Siz bir kişi gelin, biz bin kişi yürüyelim.” mesajları partilileri ve vatandaşları heyecanlandırdı.

Bu söylem bana “Demokratik katılım – Hemşerilik bilinci – Çok ortaklı yönetişim” bilinciyle çalışmaya çalışan Bodrum Kent Konseyini hatırlattı.

Bir saatlik toplantıda ısrarla vurgulanan  “kenti, kentle birlikte yönetmeye adayım” oldu.

Bu ve buna benzer çok detay var, Öztürk’ün yaklaşık bir saat içerisinde paylaştıklarında. Öztürk, eğitimiyle, iletişim diliyle, sosyal bakış açılarıyla aday olma yetkinliğine sahip bir siyasetçi bence. Birçok projesini Bodrum halkı gördü ve izledi süreç içerisinde…

Bodrumlu kaç yüzü olduğunu bilemediği “politikacıları” değil, sorunlara hakim, çözümleri üretme yetkinliğine sahip, projeleriyle geleceği başarıyla planlayabilen ve yöneten “siyasetçileri” istiyor yaşamında…

Bu açıdan bakıldığında daha aday adaylığı sürecinde, Öztürk’ün evvelki gün yaptığı genişletilmiş basın toplantısında ortaya koyduğu performans ve çıtanın yüksekliği, Bodrumlular ve aday olacak diğer siyasi kimlikler için dikkate alınması gereken bir gelişmedir.

Bodrum’a başkan kim olacak bugünden bilmek, tahmin etmek zor. Ama Öztürk’ün performansı ile Bodrum’u yönetmeye aday siyasilerden beklentilerimiz daha da yükseldi…

ali öztürk “YEREL SİYASET ALİ ÖZTÜRK’LE MEYDANA İNDİ” mehmet tosun banner 1

ABDULKADİR SEVİNDİK

Abdulkadir Sevindik yazdı… “İYİ NİYET SÜPER LİGE YETMEZ”

Yayınlanan

açık

Tarafından

hentbol Abdulkadir Sevindik yazdı… “İYİ NİYET SÜPER LİGE YETMEZ” abdulkadir sevindik kose yazisi
  • hentbol Abdulkadir Sevindik yazdı… “İYİ NİYET SÜPER LİGE YETMEZ” mehmet tosun banner 2
  • hentbol Abdulkadir Sevindik yazdı… “İYİ NİYET SÜPER LİGE YETMEZ” Hakan Durna SM Con 05

Yaklaşık 10 yıl önce Arena Spor ve Gezi Dergisi ile takip etmeye başladığım Bodrum spor gündeminin içinde birçok gelişmeyi ve olayı, izledim, gözlemledim, şahit oldum.

Bunların içerisinde Yalıkavak Spor Kulübü’nün bünyesinde faaliyet gösteren ve kasabanın tek hentbol takımı olan kadın hentbol takımı da var.

Özellikle son iki yılda yakaladığı başarı ivmesiyle Bodrumlu sporseverlerin dikkatini ve ilgisini çeken, şimdilerde ise içine girdiği süper lig kabının şeklini almakla ilgili sıkıntı yaşayan, Yalıkavaspor kadın hentbol takımı sancılı günler yaşıyor.

2.Ligde kendi altyapı sporcularıyla 1.Ligde takviye sporcularla mücadele ederek süper lige çıkmayı başaran Yalıkavakspor’un yeni kadrosu süper lige kısa kaldı.

Geriye dönük basamaklarda yeterli olan sporcu altyapısı ve tercihleri maalesef ki, süper ligde yetersiz kalacak sinyallerini veriyor.

Diğer taraftan teknik ekibi oluşturan Gökhan Ceyhan ve Mehmet Deniz’in süper ligi ve maçları okurken ki  eksiklikleri, sıkıntı sürecin önemli nedenleri arasında…

Ortalama oyuncularla ve bütçelerle üst liglerde tutunabilmek, yetkin teknik insanlarla mümkün olur. Bu durum tespitleri ne Gökhan Hoca nede Mehmet Hoca için bir eleştiri aracı değil. Bu iki teknik insanın ortaya koydukları performansla Yalıkavakspor kadın hentbol takımı ‘Türkiye Kadınlar Süper Ligi’nde mücadele etme hakkı kazanmıştır.

Ama ne yazık ki iyi niyet ve eldeki imkanları en verimli şekilde kullanarak başarabilme umudu, sporun tepe liglerinde mücadele etmeye yetmez.

Benim öncelikle dikkat çekmek istediğim ve acilen çözülmesi gerektiğine inandığım konu; süper ligi kaldıracak tecrübeye, teknik bilgiye ve entegrasyona sahip olan bir spor insanıyla çalışmak gerekliliğidir.

Bodrum gibi kasabalarda yaşanan bu tip sportif başarılar, bazı duyarlı kimliklerin ortaya koyduğu maddi-manevi performans ve özverilerle oluşur. Kimlikler etkinliğini kaybettiğinde ise tüm kazanımlar tepeüstü geldiği yere kadar düşer.

Yalıkavakspor hentbol şubesi bu kaderi yaşayan bir takım olmak istemiyorsa; öncelikle teknik insan sorununu çözüp, sonrasında kulübün finansmanına kalıcı ve devamlılığı olan kaynaklar üretmelidir.

Kulübün hentboldaki başarısı Bodrum’un sınırlarını aşmıştır. Son dönemde ulaşılan bu başarıyı yatayda seyrettirmek veya daha yukarıya tırmandırmak için yerel bakış açıları, iyi niyetli açıklamalar yeterli olamayacaktır.

Bu durumu kabul edip, buna göre davranmak gerekirken; duygusal duruşlar, açıklamalar, serzenişler, şişi de kebabı da yakmayalım durumları, takımı bu noktaya getirirken harcanan emeğin tamamına ihanet olur, düşüncesindeyim.

Son söz: Yalıkavakspor Başkanı Mehmet Esen ve yönetim kurulunun alacağı kararlar omuzlarındaki yükü ağırlaştıran değil, hafifleten kararlar olmalı…

hentbol Abdulkadir Sevindik yazdı… “İYİ NİYET SÜPER LİGE YETMEZ” mehmet tosun banner 1
Okumaya devam et

ABDULKADİR SEVİNDİK

TASFİYE SİYASETİ…

Yayınlanan

açık

Tarafından

siyaset TASFİYE SİYASETİ… abdulkadir sevindik tasfiye siyaseti arenabodrumhaber
  • siyaset TASFİYE SİYASETİ… mehmet tosun banner 2
  • siyaset TASFİYE SİYASETİ… Hakan Durna SM Con 05

Dünya, tüm insanlığın çıkarlarını ilgilendiren konularda ciddi sıkıntılar yaşıyor…

Bu konuların başında da siyaset geliyor. Hedefi toplumsal fayda yaratmak olan, devletin-kamunun işlerini düzenleyen ve yürüten sisteme, görüş ve anlayışa, yetkin insan bulmak zor zanaat…

Tarif etmekte zorlandığımız siyaset, insanlığın geleceğiyle uzaktan yakından ilgili değil.

Mecrasından çıkmış olan siyaset, Dünya’da doğa ve emek-sermaye marifetiyle oluşan katma değerin, adeta güç odaklarına transferini sağlamak için var olur hale gelmiş.

Durum vahim. Son ABD seçimlerinde yapılan bir ankette, devleti kim yönetsin sorusunun cevap şıklarından biri olan, global bir iletişim şirketinin %30 oy alması oldukça düşündürücü.

Bu siyasetin-siyasetçinin toplumdaki rolünü, ne kadar hızlı bir şekilde kaybettiğinin önemli bir göstergesi olsa gerek.

Tabii ki başarılı istisnaları da var siyasetin. Ama istatistikleri yerinden oynatmıyor.

***

Yereldeki tablo da, yukarıdaki gerçeklerden çok uzak değil…

Geçmişte  Bodrum yerel siyasetine yön veren, etki eden yapılara ve olaylara bakıldığında hizmet, statükocu yapının dizayn ettiği ilişkilerle yürümüş ve yürüyor.

Zincirler oluşturulmuş, halkaları birbirine çok sıkı bağlı. Bu yapılar o kadar başarılı çalışıyor ki, yeni açılımların, yeni projelerin yaşam bulması, toplumsal fayda yaratması mucizelere dayalı.

Onlarca problemi var Bodrum’un. Umudumuz idare edilen değil, yaşayanların yönettiği Bodrum…

Korkumuz, Bodrum’u da şu holding yönetsin korkusu…

***

Tedirginiz…

Ülkenin kaderine yön veren siyasi kurumların yerel yönetimlerini belirleme şeklinin demokrasiden ve yetkinlik ilkesinden gitgide uzaklaşmasından…

Bodrum’un yönetime talip olan parti yerel yönetimlerin, aday ve yönetici belirleme yöntemlerinin Ankara’yı aratır nitelikte olmasından…

***

Bodrum’da, zaman içerisinde siyasi varlığını ifade ederken projelerini ve düşüncelerini ortaya koyan bir profil hatırlamakta zorlanıyorum.

Gerçekleşme oranı düşük yüzdelerde kalan, 5 yılda bir raflardan inerek tekrarlanan seçim projeleri tenzil ediyorum…

Siyasi etkinliğini ve yetkinliğini ifade ederken; şu kadar insanın elini sıktım, elini sıktığım herkes beni destekler, bu kadar üyem ve delegem var, şunun adamıyım, bu ailedenim gibi falanı filanı söyleyene çok rastladım.

Değerlendirmeler; 

Yerel mi?, Varlıklı mı?, Aidiyet durumu (içinde bulunduğu cemiyetler, cemaatler, STK’lar), İl ve Ankara ilişkileri, Sandıktan çıktı mı? (nerede ve niçin bulunduğunun farkında olmayan parti üye-delege tercihleri) gibi konularda yoğunlaşırken,

Eğitimi, Referansları ve birikimi, Talip olduğu yerde hizmet edeceği konularla ilgili projeleri, Yaşadığı bölgenin sorunlarına hakimiyeti gibi kriterler kapı ardında kalır nitelikte…

Bu mudur siyaset yapmak?

Birde had meselesi var. Siyaset sahnesine çıkan adayların, ben siyaset üretmeye uygun bir profil miyim? Bu konuya yetkin miyim? Sosyolojik-ekonomik konumum siyaset yapmama uygun mu? gibi sorulara cevap vermesini bir kenara bırak, sorular aklına bile gelmiyor.

Had deyince aklıma Ömer Aras geldi. Bodrum’a yaptıklarıyla damgasını vuran Aras, gazeteci/yazar Selda Öztürk’e verdiği son röportajında “Bu hayat size ne öğretti” sorusuna verdiği “Haddimi bilmeyi” cevabı geldi aklıma…

Rahmetle anıyorum Ömer Aras’ı…

***

Bodrum nereye kadar gider bu siyasetçi ve sığ siyaset üretme yöntemleriyle bilmiyorum. Son 10 yıl içerisinde şahit olduğum siyasetten tasfiye olanların listesi, buradan köye yol olur misali… Onlarla birlikte çalışanlarda işin cabası.

Seçme kriterleri yozlaşmış merkez siyasetle, kendini bilmeyen aday profilleri bir araya gelince değirmen oluyor parti binaları. Un ufak ediyor değerleri.

Bu tür siyasetin adı “Tasfiye Siyaseti” olsa gerek. Başı olmayan siyasetin, sonu da hüsran oluyor elbet…

Üretmedikleri siyaseti; anlatan, savunan, eleştiren, saldıran siyasetçi istemiyor Bodrum. Onun adamı, bunun ekibi, şunun arka bahçesiyle işi yok Bodrum’un. Bodrum’a dair düşünceleriyle projeleriyle var olan siyasetçi profiline hasret Bodrum….

Bodrum’u yöneten ve yönetmeye talip olan siyasi erk temsilcileri, tarihin tekerrür yapraklarında yer almamak için statükocu ve rant üreten yöntemlerden vazgeçin.

Varlık sebebiniz toplumsal fayda yaratacak projeleriniz, ilkeli siyaset ve demokrasi olsun… 

siyaset TASFİYE SİYASETİ… mehmet tosun banner 1
Okumaya devam et

ABDULKADİR SEVİNDİK

DOĞRU YER DOĞRU ZAMAN YETMİYOR ARTIK…

Yayınlanan

açık

Tarafından

düşünce DOĞRU YER DOĞRU ZAMAN YETMİYOR ARTIK… abdulkadir sevindik do  ru zaman doru yer yetmiyor art  k
  • düşünce DOĞRU YER DOĞRU ZAMAN YETMİYOR ARTIK… mehmet tosun banner 2
  • düşünce DOĞRU YER DOĞRU ZAMAN YETMİYOR ARTIK… Hakan Durna SM Con 05

Ülkemizde kıyı bölgelerinde bulunan illerimizin büyük bölümü mutsuz, stresli ve gergin. Özellikle Muğla ve Bodrum’da bu durum had safhada hissediliyor.

Bir yandan, insan ilişkilerin de güven ve sorumluluğun dibe vurduğu, ilişkilerde ki tatminsizliğin tavan yaptığı, toplumsal çürümenin tehlikeli boyutlara ulaştığı günler yaşıyoruz.

Diğer yandan, dünyanın üstün aklının kural ve yasa tanımayan ağır saldırısı altında, farklı sorunlarla hepimiz sarsılıyoruz.

Bencil değerler üzerine kurulu insan ilişkileri, ekonomik yaşantımızın büyük kısmını, statüko ve rantın paylaşımı üzerine inşa ediyor.

Bu coğrafyada toplumumuzun asırlardır yaşamasını sağlayan tarihsel bilgi ve uyanıklık haline; düşmanca yaklaşan, suçlayan ve yargılayan bir toplum olduk. Biz olmaktan çıktık, kamplara bölündük ve karşılıklı konuşamaz hale geldik.

Konuşamayan, anlamayan, birbirinden öğrenmeyen, biriktirmeyen, değişmeyen, gelişmeyen ve yenilenmeyen insanlar nasıl ortak akıl ve çözümler üretebilirler ki?

Bazen konuşma zeminleri olsa da hasmane, düşmanca yaklaşım ve tavırlar nedeniyle düşünsel alışverişler, anlamalar, ortak akıl ve çözüm üretmek mümkün olamıyor.

***

Statüko ve rantta karşı çözüm üretmesi umuduyla seçilenler ve yerel toplumumuzun en aktif kesimleri bırakın çare üretmeyi, çoğu zaman bu toplumsal tehlikeyi varlıklarının devamı için kullanıyor.

Bu tanımlamadan istisnaları hariç tutuyorum tabi ki…

Konunun muhatapları hamaset üretme konusunda çok başarılı olmakla birlikte, Bodrum ve Muğla’nın bugününe ve geleceğine yönelik düşünce, siyaset, toplumsal çözüm projeleri üretme gibi konularda statükoyu korumaktan öte geçemiyor.

Her statükoyu koruma gayreti var olan ayrılıkları çatışmaları kavgaları daha da derinleştiriyor ve durmadan yenilerini üretiyor.

Statükocu ve rantçı yapının oluşturduğu mekanizmaların; siyasi, ekonomik ve sosyolojik açılımlar yapmasını, dünyanın üstün aklının uygulamalarına karşı koyacak ve milli yerli yerel projeleri üretmesini hayata geçirmesini beklemek, konuşmak, umut etmek, toplumsal geyik olmaktan öteye gidemiyor…

Çünkü; Düşünce üretilemeyince toplumsal siyaset çözüm projeleri de üretmek mümkün değildir.

Karşı karşıya olduğumuz yaşadığımız sorunları nedenlerini, bu sorunları üreten düşünce ve mekanizmaların sınırları  içerisinde kalarak anlamamız, yeni düşünceler çözümler ortak akıl üretmemiz, Türkiye toplumu olarak bir olmamız, yeniden bütüncül yerli milli ve yerel bir ruh kazanmamız imkansızdır.

Bunun için bu rejimin değil, kurulu sistemin statükonun dışına çıkarak yaşamın her alanına yönelik yeni düşünceler siyasetler toplumsal çözümler üretmeli ve bunu uygulayacak kadrolarını yaratmalı ve bunları uygulama başarısı gösterebilmeliyiz.

Bunun adı bireysel ve toplumsal değişim yenilenme dönüşüm ve başkalaşmadır.

Bunun için tarihsel bilicimizden güç alan değerlerimiz zemininde; yarar, açılım gelişme ve dönüşüm yaratacak, yarının milli-yerli yerel düşüncelerini projelerini planlayarak önünü açacak, hayata geçirecek düşüncelerde birikimde insanlara, yöneticilere, vekillere ihtiyacımız vardır.

****

Ülke ve yerel siyasetin farklılıkları toplumsal huzursuzluğumuzun en önemli temel sebebi olarak orta yerde duruyor. Toplumun değil, bireyin faydaları üzerine kurulu siyasetin, statükocu ve rantçı yapısını kırmak, düşüncelerin itibar gördüğü toplumları yaratmaktan geçer.

Bodrumlu da, Muğlalı da artık;

Söyleneni değil, söyleyeceğini düşünen ben merkezli yöneticiler-vekiller istemiyor…

Geleceği, sadece kendi geleceğiyle bir tutan narsist yöneticiler-vekiller istemiyor…

Topluma ait zenginlikleri toplumumuzun bir bölümüne peşkeş çeken yöneticiler-vekiller istemiyor…

Çevreye saygısı olmayan yöneticiler-vekiller istemiyor…

Sadece bireysel menfaatleri için yan yana gelebilen rantçı yöneticiler-vekiller istemiyor…

Değerli insan ve düşünceleri büyük bir ustalıkla öğüten yöneticiler-vekiller istemiyor…

Karşıtlık ve monolog yapı üzerine kurulu siyaset üreten yöneticiler-vekiller istemiyor…

***

Artık toplum için düşünen insanlar bir araya gelmeli. Düşünceleri paylaşmalı, harmanlamalı… Herkes de bir parçası olmalı bu duruşun.

Değişim ve dönüşümün için sadece doğru zamanda, doğru yerde olmak yetmiyor artık. Doğru düşünceleri de ortaya koymak, olmazsa olmaz…

Bu nedenle birbirimizle konuşmalıyız, birbirimizi anlamalıyız ve birbirimizden öğrenmeliyiz.

Birlikte çözümler üretmeliyiz…

 

düşünce DOĞRU YER DOĞRU ZAMAN YETMİYOR ARTIK… mehmet tosun banner 1
Okumaya devam et

Son Haberler