Bizimle iletişime geçin

EMİN VAROL

Emin Varol yazdı…”KULİS GERİLİMİ”

Yayınlanan

açık

emin varol Emin Varol yazdı…”KULİS GERİLİMİ” Emin Varol k    e yazisi yeni

Salı günü, İyi Parti ve MHP gruplarını, öncesini ve sonrasını, katılanların yüz ifadelerini, birbirlerine bakışlarını görünce, Meclis Başkanlığı’nı uyarmak istedim.

Her iki partinin üyelerinin “patlamaya hazır birer bomba” oldukları hissine kapıldım.

İyi Parti, 24 Haziran seçimlerini kıl payı kazanınca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grup kurma hakkı kazandı.

Grup kurunca da, diğer siyasi partiler gibi Salı günleri doğal olarak grup toplantıları yapmaya, Genel Başkanı Meral Akşener de grup toplantılarında konuşmaya başladı.

Buraya kadar herşey normal ve teamüllere  uygun.

Ancak, yanlış olan şey; birbirlerine karşı iyice gerilen bu iki parti için tahsis edilen Meclis’teki grup salonları.

Neden mi?

Anlatayım.

Meclis’e gelenler bilir. Muhalefet kulisi dediğimiz ve muhalefet milletvekillerinin kullandığı tarafta tek bir grup salonu vardır. Bu salonu iktidar partisi ve en fazla milletvekiline sahip olan Adalet ve Kalkınma Partisi kullanır.

İktidar kulisi dediğimiz bölümde ise iki adet grup salonu vardır.

Bu iki salonu 4 muhalefet partisi kullanır. Büyük olan salonda CHP ve İyi Parti, küçük olan salonda ise MHP ve HDP grup toplantılarını yapar.

Tüm siyasi partiler aynı gün grup yaptıkları için Meclis Başkanlığı, bu iki salonu dört  siyasi partiye saatli olarak tahsis etmektedir.

İyi Parti 09.45,MHP 10.30, HDP 12.30,CHP 13.30 saatlerinde salonları kullanmaktadır.

Buradaki sorun,  İyi Parti ile MHP’nin grup salonlarının yan yana olması ve İyi Parti’nin dağılma saati ile MHP’nin başlama saatinin çakışmasıdır.

İpin  kopma noktası ise, konuşmasını tamamlayan Meral Akşener’in odasına giderken, Devlet Bahçeli’nin aynı yoldan grup salonuna geliyor olmasıdır.

Şu ana kadar Akşener ve Bahçeli hiç karşılaşmadı.

Ancak, inanışa göre, etraflarında onlarca partili ile gelip giden bu iki genel başkan bir gün mutlaka karşılaşacak.

O zaman ne olacak?

İşte bu nedenle Meclis Polisi, bu iki partinin grup toplantılarının olduğu saatlerde adeta kırmızı alarma geçiyor.

Geçtiğimiz Salı günü de, gerilimin dorukta olduğu bir gündü.

Polis, Devlet Bahçeli ile karşılaşmaması için, Meral Akşener’in grup salonuna girdiği kapıyı kilitleyerek iptal etti. Meral Akşener’den grup salonunun diğer kapısını kullanmasını, giriş ve çıkışları oradan yapmasını istedi.

Ancak bu defa başka bir sorun ortaya çıktı.

Meral Akşener, grup çıkışında bu defa eski arkadaşları MHP’lilerle karşılaşmaktan kurtulamadı. Çünkü, MHP’lilerin kullandığı kapının önünden geçmek zorunda kaldı.

Meclis Polisi, ona da çözüm buldu.

Konuşmasını tamamladıktan sonra gruptan ayrılan Meral Akşener’in geçiş yapacağı güzergahı,kulisi, kordonlarla böldü. Arasına ise onlarca polis yerleştirdi. Gazeteciler dışında kimsenin kulise girmesine izin vermedi.

Grup salonunun önündeki takım elbiseli, sarkık bıyıklı MHP’liler ise adeta bulundukları köşeye hapsetti. Bu ateşli grubun önüne hem kordon çekti, hem de çok sayıda polis yerleştirerek etten duvar ördü.

Akşener geçtikten sonra serbest bırakılan grubun içinden çıkan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, kulisin ortasında durarak, İyi Parti grup salonundan çıkarak Meclisi terkeden eski MHP’lilerin arkasından uzun uzun baktı.

Bir Salı günü daha Bahçeli ile Akşener, İyi Partiler ile MHP’liler karşılaşmamıştı.

Rahat bir nefes alan Meclis Polisi, normal düzenine dönerken, “bir gün mutlaka karşılaşacaklar” diyenlerin sayısı da hiç az değildi.

Allah korusun.

UYARIYORUM…

Dün, İyi Parti ve MHP gruplarını, öncesini ve sonrasını, katılanların yüz ifadelerini, birbirlerine bakışlarını izleyince, Meclis Başkanlığı’nı uyarmak istedim.

Her iki partinin üyelerinin “patlamaya hazır birer bomba” oldukları hissine kapıldım.

İyi Parti, 24 Haziran seçimlerini kıl payı kazanınca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grup kurma hakkı kazandı.

Grup kurunca da, diğer siyasi partiler gibi Salı günleri doğal olarak grup toplantıları yapmaya, Genel Başkanı Meral Akşener de grup topkantılarında konuşmaya başladı.

Buraya kadar herşey normal ve teammüllere de uygun.

Ancak, yanlış olan şey; birbirlerine karşı iyice gerilen bu iki parti için tahsis edilen grup salonları.

Neden mi?

Anlatayım.

Meclis’e gelenler bilir. Muhalefet kulisi dediğimiz ve muhalefet milletvekillerinin kullandığı tarafta tek bir grup salonu vardır. Bunu da iktidar partisi ve en fazla milletvekiline sahip olan Adalet ve Kalkınma Partisi kullanır.

İktidar kulisi dediğimiz ve Ak Parti milletveklerinin kullandığı bölümde ise iki adet grup salonu vardır.

Bu iki salonu 4 muhalefet partisi kullanır. Büyük olan salonu CHP ve İyi Parti..Küçük olan salonda ise MHP ve HDP grup toplantılarını yapar.

Tüm siyasi partiler aynı gün grup yaptıkları için Meclis Başkanlığı, bu iki salonu dört muhalif siyasi partiye saatli olarak tahsis ediyor.

İyi Parti Saat 09.45.MHP Saat 10.30. HDP Saat 12.30.CHP Saat 13.30

Burada sorun olan; İyi Parti ile MHP’nin grup salonlarının yan yana olması. Bir de İyi Parti’nin dağılma saati ile MHP’nin başlama saatinin çakışması sorunu daha da büyütüyor.

İpin  kopma noktası ise, konuşmasını tamamlayan Meral Akşener’in odasına giderken, Devlet Bahçeli’nin aynı yoldan grup salonuna geliyor olması..

Şu ana kadar Akşener ve Bahçeli karşılaşmadı.

Ancak, etraflarında onlarca partili ile gelip giden bu iki genel başkan bir gün mutlaka karşılaşacak.

O zaman ne olacak?

İşte, bu nedenle Meclis Polisi, bu iki partinin grup toplantılarının olduğu saatlerde adeta kırmızı alarma geçiyor.

Geçtiğimiz Salı günü de, gerilimin dorukta olduğu bir gündü.

Polis, Devlet Bahçeli ile karşılaşmaması için, Meral Akşener’in grup salonuna girdiği kapıyı kilitleyerek iptal etti. Böylece, Bahçeli ile Akşener’in karşılaştığı anda, büyük bir kavga çıkma ihtimalini ortadan kaldırdı.

Meral Akşener’e grup salonunun diğer kapısını kullanmasını, giriş ve çıkışları oradan yapmasını istedi.

Ancak bu defa başka bir sorun ortaya çıktı.

Meral Akşener, grup çıkışında bu defa eski arkadaşları MHP’lilerle karşılaşmaktan kurtulamadı. Çünkü MHP grup salonunun, partililer tarafından kullanılan ikinci kapısının önünden geçmek zorundaydı.

Meclis, ona da çözüm buldu.

Konuşmasını tamamladıktan sonra gruptan ayrılan Meral Akşener’in geçiş yapacağı güzergahı, turkuaz renkli kordonlarla böldü. Arasına ise onlarca polis yerleştirdi. Gazeteciler dışında kimsenin kulise girmesine izin vermedi.

MHP grup salonunun önündeki takım elbiseli, sarkık bıyıklı partilileri ise adeta bulundukları köşeye hapsetti. Bu ateşli grubun önüne hem kordon çekti, hem de çok sayıda polis yerleştirerek etten duvar ördü.

Akşener geçtikten sonra serbest bırakılan MHP’li grubun içinden çıkan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, kulisin ortasında durarak, İyi Parti grup salonundan çıkarak Meclisi terkeden eski MHP’lilerin arkasından uzun uzun baktı.

Bir Salı günü daha Bahçeli ile Akşener, İyi Partilerle MHP’liler karşılamamıştı.

Rahat bir nefes alan Meclis Polisi, normale dönerken, “bir gün mutlaka karşılaşacaklar” diyenlerin sayısı az değildi.

Allah korusun…

Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BODRUM HABERLERİ

BODRUM’A ASKERİ DİSİPLİN GELİYOR…

Yayınlanan

açık

ahmet aras BODRUM’A ASKERİ DİSİPLİN GELİYOR… Emin Varol k    e yazisi yeni

CHP’nin kararsızlığı nedeniyle, Mehmet Tosun gibi bir adayın karşısında, seçim yarışına geç başladı Emekli Yarbay Ahmet Aras.

Ancak, “kalabalık ve coşkulu mitinglerle” görüntü veren İyi Parti adayı Mehmet Tosun’u geride bırakarak ipi göğüsledi.

Bodrum seçim kampanyasındaki bu görüntü bana, nüktedan siyasetçi Osman Bölükbaşı’nın siyasi tarihe geçen sözünü hatırlattı. Meydanlardaki kalabalıklardan büyük alkış alan rahmetli Bölükbaşı, sandıktan oy çıkmayınca ‘‘Sizin harmanınız büyük de, taneniz çıkmıyor…” derdi

Henüz bir inceleme yapmadım ama Bodrum’da yerleşik , asker kökenli seçmenlerin oy kullandığı sandıklardan Ahmet Aras’a oldukça yüksek oranda oy çıktığından eminim.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, mazbatasını aldıktan sonra yaptığı açıklamalar ve yıktığı tabelalar ve duvarlarla, Bodrum Belediyesi’ne “askeri bir disiplin” getireceği izlenimi de veriyor.

Sanıyorum, Bodrum Belediye Başkanı olarak konuklarını artık şortla, bermuda ile değil ama devlet ciddiyetine uygun spor bir kıyafetle karşılayacak!

Başkan Ahmet Aras’ın dün, Bodrum’daki Gazeteci arkadaşlarımla bir araya geldiğini, Bodrum Belediyesi’nden gelen basın bülteninden öğrendim.

Burada yaptığı konuşmada, doğal olarak ilk dikkatimi çeken, Belediye-Medya ilişkilerine yönelik sözleri oldu.

Bugün, Medyanın (havuz-deniz medyası gibi) içinde olduğu durum nedeniyle Başkan Aras’ın sözleri çok dikkat çekiciydi. Açıkçası son 18 senedir tehditkar ifadeler yerine bu görüşlere hasret kalmıştık. İyi başlayan bu ilişki, inşallah sonuna kadar da böyle devam eder.

Kaleminizi hiç korkarak tutmayın

Ahmet Aras, Gazeteci arkadaşlarıma, “sizlerin çok önemi vardiyerek sözlerine başlıyor. Ve şöyle devam ediyor..

Hatalar yaptığımızda da bizi eleştirmek en doğal hakkınızdır. Bizleri doğru yönlendirmek, yaptığımız hataları göstermek ve kral çıplak demek basının bu en doğal görevidir.

En yakın arkadaşım bile olsa beni eleştirebilir arkadaşlar, hiç önemli değil. Eğer yanlış düşündüğünüzü düşünüyorsak da biz hemen size bunun açıklamasını yaparız.

Kaleminizi hiç korkarak tutmayın, eliniz hiç titremesin. Hiç kimseyi ayırmayacağız ve beni eleştirdi diye -dönem basını, dönem gazetesi- gibi kesinlikle böyle bir şey yaşamayacağız bu süreçte. Ve hiç eleştirdi ya da övdü diye bunlara da bakmayacağız. Basına her zaman eşit mesafede duracağız.

***

” Bodrum’da her şeye müdahil olacağız.

Bodrum Belediyesi Basın Müşavirliği’nin servis ettiği Başkan Ahmet Aras’ın konuşmasını Belediyecilikle ilgili bölümünde, “Arı kovanına çomak sokacağız” ifadesi de oldukça cesurca söylenmiş bir söz gibi geldi

Konuşmanın bu bölümünde, askeri disiplin ve askeri bir kararlılığın izlerini yakalamak mümkün. Küçük ve büyük kaçak yapılaşma peşinde olanlara Adeta “hodri meydan” diyor, Bodrum Belediye Başkanı.

Bodrum’da “Bana ne..” belediyeciliğinden de vazgeçiliyor. Başkan, gerçek belediyecilik yapacağını her şeye müdahil olacağız. Bu bizi ilgilendirmez diye bir şey yok. Her şeye müdahiliz bizsözleriyle aktarıyor.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın özetle aktaracağım şu sözlerinin altına bir Bodrum sevdalısı olarak imza atmamak mümkün değil.

Kasabaya bir deli lazımdı, o da geldi! Biri, özellikle kaçak yapılaşmaya dur demeliydi, kaçak yapılaşma ile mücadele kampanyası, bir seferberlik oluşturduk bunun için.

Arı kovanına çomak sokacağız arkadaşlar. Ben bunu sadece gidip de gariban vatandaşa değil, büyük projelere de aynı şekilde yaklaşacağız.

Eğer Bodrum’un yağmalanmasına, talan edilmesine izin verirsek, o zaman zaten görevimizi yapmamış, suiistimal etmiş ve ihmal etmiş oluruz.

Kaçak yapılaşma ile ilgili imarda ve zabıtada ciddi bir ekip kuruyoruz, bu ekip çok güçlü olacak.

Kaçak göçek yapanlar rant elde eden insanlar, her kim olurlarsa olsunlar ben hiçbir şekilde durmayacağım.

Sonuna kadar, Bodrum’un değerleri için, kültürel, sanatsal değerleri için, tarihi geçmişi için, insanları için sonuna kadar avazım çıktığı kadar bağırmayı planlıyorum.

Bodrum’da iki katlı otellerin yerine 4-5-6 katlı otel yapmaya başlandı. Bu kadar da fütursuzluk olmaz artık.

Cumhuriyet Caddesine sıfır işgal, Kale Caddesine sıfır işgaliye dedik. Kesinlikle buna müsamaha göstermeyeceğiz.

Ne olursa olsun, kim olursa olsun. Bodrum’un ekonomisine, turizmine, doğasına çevresine zarar veren hiçbir şeye izin yok arkadaşlar.

Bodrum’un yeni Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın bu sözlerini tarihe not ettik. Kendisinin de söylediği gibi, bir Gazeteci olarak, “Kalemimizi korkak tutmayacağız, elimiz de hiç titremeyecek.

Başarılar diliyoruz..

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

TBMM’DEN İLGİNÇ MANZARALAR…

Yayınlanan

açık

emin varol TBMM’DEN İLGİNÇ MANZARALAR… Emin Varol k    e yazisi yeni

Yeni sistemle birlikte Milletvekili sayısı 600’e yükseltildi. Genel Kurul’a 50 koltuk daha ilave edildi.

Ancak, yeni  ilk milletvesisteminkilleri, koltuklarına ısınamadan dün, 24 Şubat 2019 tarihinde, Mustafa Şentop’u yeni Meclis Başkanı seçtikten sonra 27 Mart’a kadar, 33 günlük yerel seçim tatiline başladı.

Daha önce de, 26 Temmuz- 1 Ekim 2018 arasında yaz tatili, 25 Aralık 2018- 7 Ocak 2019 arasında Yılbaşı tatili , 18 Ocak-5 Şubat 2019 arasında da Yarı yıl Tatili yapmışlardı.

Görev ve yetkilerinin azalıp azalmadığı tartışılan yeni sistemin ilk meclisinde görev yapan yeni sistemin ilk milletvekilleri, sekiz ayın yarısını, yani 4 ay 10 gününü tatille geçirmiş olacak.

Milletvekillerinin haftada sadece üç gün, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri çalıştıklarını düşünürseniz, yeni Meclis’in durumuna siz karar verin.

Meclis’te yaşananlar..

Yeni sistemin ilk milletvekilleri, parlamentoya ayak bastıkları ilk günlerde, sekiz ay önce Türkiye Cumhuriyeti’nin “Son Başbakan” Binali Yıldırım’ı Meclis başkanı seçmişlerdi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Binali Yıldırım, kamu oyunun baskısıyla TBMM Başkanlığı‘ndan istifa edince dün bir kez daha sandık başına gittiler.

Binali Yıldırım’ın istifasına karşı çıkan, “hem adaylık, hem başkanlık görevini bir arada yürütmesinde sakınca yoktur” diyerek, hukuki görüşler öne süren Tekirdağ Milletvekili Mustafa Şentop’a oy verdiler. MHP’nin de desteği ile Yıldırım’dan boşalan başkanlık koltuğuna Şentop’u oturttular.

Erdoğan, Meclis’te yoktu..

Türkiye Cumhuriyeti protokolünde üst sıralarda yer almasına rağmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı seçimlerinde coşku yoktu. Bazı vekillerin ifadeleriyle “sade bir törenle” TBMM Başkanı seçilmişti.

Yeni Başkanı seçmek için toplanan Meclis Genel Kurulu’na ilk olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve HDP eş başkanları geldi.

Meral Akşener milletvekili olmadığı için, milletvekilleriyle kavasların dışında kimsenin giremediği Genel Kurul salonunda yoktu.

İktidar Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da kendisine ayrılan locada yoktu. Meclis Başkanı seçimlerinde “başsız kalan” AK Parti’nin, milletvekili olmayan bakanları da Meclis’e gelmemişlerdi.

Localarda Şentop’un yakınları oturdu.

Genel Kurul salonuna tepeden bakan Kordiplomatik locası boş kaldı. Hiçbir yabancı diplomat, başkanlık seçimlerini izlemek için Meclis’e gelmedi.

Sadece yabancılar değil, TSK mensupları,Yüksek yargı organları başkanları, eski meclis başkanları eski milletvekilleri, bürokratlar, sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları temsilcileri de kendilerine ayrılan localarada oturmuyorlardı.

Meclis Başkanlığı seçimlerine vatandaşlar da ilgi göstermedi. Bu nedenle dinleyiciler locası da boş kalmıştı.

Localar boş kalınca, protokol düzeni ve teamüller yok sayıldı. Tüm gün arkasında dolaştıkları Yeni Meclis Başkanı‘na şirin” görünmek isteyen Meclis bürokratları, tüm kuralları ortadan kaldırdı.

Dinleyicilere ayrılan sıralar boş olmasına rağmen, yeni başkan Mustafa Şentıop’un Tekirdağ‘dan gelen yakınları localara yerleştirildi.

Uyarı üzerine Cumhurbaşkanlığı locasını boş bırakan Şentop’un yakınlarının, töreni kendilerine “ayrılan” bakan ve diğer yüksek yargı organları başkanları ile Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet komutanlarının localarından izlemelerine, alkışlamalarına ve slogan atmalarına izin verildi

Şentop’tan zarif hareketler..

Localarda bunlar yaşanırken, AK Parti Başkan Adayı, Anayasa Profesörü Mustafa Şentop Genel Kurul salonuna girererek, başkanlık yarışını güzel bir hareketle başlattı.

Mustafa Şentop, salona girer girmez grup başkanı Naci Bostancı ile önce kendisini destekleyen Cumhur İttifakı‘nın ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanına giderek tokalaştı. Ardından CHP sıralarına giderek Kemel Kılıçdaroğlu ile selamlaştı. Daha sonra grup başkan vekillerinin ellerini sıkan Şentop, rakibi Naci Bostancı‘nın yanına oturdu.

Ak Parti adayının bu “nazik” hareketini gören, CHP Meclis Başkan adayı Engin Altay da yanına grup başkan vekili Engin Özkoç‘u alarak Bahçeli ve grup başkan vekillerin bulunduğu sıralara nezaket ziyareti yaptı!

Biraç dakika sonra Kılıçdaroğlu’nun elini sıkmadığını hatırlayan AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı yerinden kalkarak CHP sırlarına geldi ve Kemal beyle tokalaştı.

Erkeklerin eli havada kaldı..

Yasama dönemi boyunca görmeyi dilediğimiz bu çok güzel hareketlere rağmen genel kurul salonundaki bir yaşanmışlığı da “yaşanmışlığı” da yazmadan geçemeyeceğim.

CHPli Engin Altay ve Engin Özkoç, tokalaşmak için AK Parti sıralarına gelmişlerdi. Naci Bostancı ve diğer erkek grup başkan vekilleriyle tokalaşan Engin Altay elini kadın grup başkavekili, Özlem Zengin’e uzattı. Ancak Engin Altay’ın eli havada kaldı. Çünkü Özlem Zengin Altay’a elini uzatmayarak geri çekilmişti.

AK Parti Grup Başkenvekili Özlem Zengin, bir süre sonra diğer grup başkanvekillerininin elini sıkan Mustafa Şentop’a da tokalaşmak için elini uzatmadı.

Meclis’in itibarı konusunda yorum sizin..

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

KOCADON, CHP’DEN İSTİFA ETTİ…

Yayınlanan

açık

mehmet kocadon KOCADON, CHP’DEN İSTİFA ETTİ… Emin Varol k    e yazisi yeni

5 yıllık aradan sonra yeniden Demokrat Parti’ye üye olan Mehmet Kocadon, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday oldu.

Aday tanıtımı 19 Şubat’ta Muğla’da…

Mehmet Kocadon, uzun süre CHP’nin karar vermesini bekledi. CHP Parti Meclisi’nde Bodrum adaylığının reddedilmesi üzerine eşyalarını toplamaya başladı.

CHP Yerel yönetimler Başkanı Seyit Torun, Bodrum Belediye Başkanı olarak Mustafa Saruhan’ı açıkladığı dakikalarda, tecrübeli belediye başkanı Mehmet Kocadon ile telefonla konuşmuştum.

4 gün önce yaptığımız konuşmada, “bir planı olduğunu, bir şeyler yapacağını” söylemişti. “Bir başka partiden aday olacak mısınız” şeklindeki soruma ise “şu anda düşünmüyorum” cevabını vermişti.

Aradan geçen süreçte ailesine de danışarak yeniden, merkez sağ bir partiye, eski partisine, yuvaya yani, Demokrat Parti’ye üye olmaya karar verdi.

Demokrat Parti Muğla İl Başkanı İsmet Köse, eski il başkanı Zekai Alper ile ve ilçe başkanı Abdullah Eskihisarlı, Mehmet Kocadon’u makamında ziyaret etti. Bazı bürokratik işlemleri birlikte yaptılar, imzalar atıldı.

Demokrat Partiye üye kaydı yapıldı…

Kocadon, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na Demokrat Parti’den adaylık başvurusunu yazdı ve imzaladı.

Muğla-Ankara arasında elektronik posta üzerinden kurulan köprü ile Mehmet Kocadon’un başvurusu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal tarafından onaylanarak bugün Muğla’ya geldi.

Mehmet Kocadon için 19 Şubat 2019 Salı günü Genel Başkan Gültekin Uysal’ın da katılımıyla Muğla’da görkemli bir aday tanıtım toplantısı yapılacak.

Demokrat Parti, Bodrum’dan aday göstermeyecek.

Çünkü, eski partisi CHP’ye söz veren Kocadon, Demokrat Parti’den Bodrum’dan aday gösterilmemesini rica etti.

Demokrat Parti’den 10 belediye meclis üyesi yazılması kararlaştırıldı.

Edindiğim bilgilere göre, Mehmet Kocadon Muğla Büyükşehir adaylığından hiç vazgeçmedi. Tüm hazırlıklarını çok önceden yaptı.

Sadece partisi belli değildi.

Çok da iddialı hazırlanmıştı.

CHP, tercihini Mustafa Saruhan’dan yana yapınca o da eski partisinden aday olmaya karar verdi.

Muğla’nın tüm ilçelerinde seçim bürolarını tuttu, çalışanları işe aldı.

Hatta seçim kampanyasında kullanmak üzere bir de TIR kiraladı. TIR’ın yanında bir otobüs ve 8 adet ses tesisatlı seçim minibüsü de kiraladı.

Muğla’da dengeler değişti…

Mehmet Kocadon’un da sahaya inmesiyle Muğla Büyükşehir Bdelediye Başkanlığı seçimlerinde dengeler değişti.

31 Mart yerel seçimlerinde CHP’den Osman Gürün (Millet İttifakı’nın yani İyi Parti’nin de adayı), Demokrat Parti’den Mehmet Kocadon, Ak Parti’den Mehmet Nil Hıdır ve  Behçet Saatçi bağımsız aday olarak yarışa katılıyor.

Ancak ittifaka rağmen İYİ Parti’nin özellikle de İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Musavvat Dervişoğlu’nun, CHP’li Osman Gürün yerine,  Behçet Saatçi’yi desteklediği Muğla’da konuşuluyor.

Mehmet Kocadon, 2009 yerel seçimlerinde Demokat Parti’den (DP) aday olmuş ve seçimi kazanmıştı. Seçimlerden sonra annesinin isteği üzerine 30 Ağustos 2013 tarihinde DP’den istifa ederek CHP’ye katılmıştı.

Muğla siyasetinde kartlar yeniden karılıyor…

Okumaya devam et

Son Haberler