Bizimle iletişime geçin

EMİN VAROL

Emin Varol yazdı…”KULİS GERİLİMİ”

Yayınlanan

açık

emin varol Emin Varol yazdı…”KULİS GERİLİMİ” Emin Varol k    e yazisi yeni

Salı günü, İyi Parti ve MHP gruplarını, öncesini ve sonrasını, katılanların yüz ifadelerini, birbirlerine bakışlarını görünce, Meclis Başkanlığı’nı uyarmak istedim.

Her iki partinin üyelerinin “patlamaya hazır birer bomba” oldukları hissine kapıldım.

İyi Parti, 24 Haziran seçimlerini kıl payı kazanınca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grup kurma hakkı kazandı.

Grup kurunca da, diğer siyasi partiler gibi Salı günleri doğal olarak grup toplantıları yapmaya, Genel Başkanı Meral Akşener de grup toplantılarında konuşmaya başladı.

Buraya kadar herşey normal ve teamüllere  uygun.

Ancak, yanlış olan şey; birbirlerine karşı iyice gerilen bu iki parti için tahsis edilen Meclis’teki grup salonları.

Neden mi?

Anlatayım.

Meclis’e gelenler bilir. Muhalefet kulisi dediğimiz ve muhalefet milletvekillerinin kullandığı tarafta tek bir grup salonu vardır. Bu salonu iktidar partisi ve en fazla milletvekiline sahip olan Adalet ve Kalkınma Partisi kullanır.

İktidar kulisi dediğimiz bölümde ise iki adet grup salonu vardır.

Bu iki salonu 4 muhalefet partisi kullanır. Büyük olan salonda CHP ve İyi Parti, küçük olan salonda ise MHP ve HDP grup toplantılarını yapar.

Tüm siyasi partiler aynı gün grup yaptıkları için Meclis Başkanlığı, bu iki salonu dört  siyasi partiye saatli olarak tahsis etmektedir.

İyi Parti 09.45,MHP 10.30, HDP 12.30,CHP 13.30 saatlerinde salonları kullanmaktadır.

Buradaki sorun,  İyi Parti ile MHP’nin grup salonlarının yan yana olması ve İyi Parti’nin dağılma saati ile MHP’nin başlama saatinin çakışmasıdır.

İpin  kopma noktası ise, konuşmasını tamamlayan Meral Akşener’in odasına giderken, Devlet Bahçeli’nin aynı yoldan grup salonuna geliyor olmasıdır.

Şu ana kadar Akşener ve Bahçeli hiç karşılaşmadı.

Ancak, inanışa göre, etraflarında onlarca partili ile gelip giden bu iki genel başkan bir gün mutlaka karşılaşacak.

O zaman ne olacak?

İşte bu nedenle Meclis Polisi, bu iki partinin grup toplantılarının olduğu saatlerde adeta kırmızı alarma geçiyor.

Geçtiğimiz Salı günü de, gerilimin dorukta olduğu bir gündü.

Polis, Devlet Bahçeli ile karşılaşmaması için, Meral Akşener’in grup salonuna girdiği kapıyı kilitleyerek iptal etti. Meral Akşener’den grup salonunun diğer kapısını kullanmasını, giriş ve çıkışları oradan yapmasını istedi.

Ancak bu defa başka bir sorun ortaya çıktı.

Meral Akşener, grup çıkışında bu defa eski arkadaşları MHP’lilerle karşılaşmaktan kurtulamadı. Çünkü, MHP’lilerin kullandığı kapının önünden geçmek zorunda kaldı.

Meclis Polisi, ona da çözüm buldu.

Konuşmasını tamamladıktan sonra gruptan ayrılan Meral Akşener’in geçiş yapacağı güzergahı,kulisi, kordonlarla böldü. Arasına ise onlarca polis yerleştirdi. Gazeteciler dışında kimsenin kulise girmesine izin vermedi.

Grup salonunun önündeki takım elbiseli, sarkık bıyıklı MHP’liler ise adeta bulundukları köşeye hapsetti. Bu ateşli grubun önüne hem kordon çekti, hem de çok sayıda polis yerleştirerek etten duvar ördü.

Akşener geçtikten sonra serbest bırakılan grubun içinden çıkan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, kulisin ortasında durarak, İyi Parti grup salonundan çıkarak Meclisi terkeden eski MHP’lilerin arkasından uzun uzun baktı.

Bir Salı günü daha Bahçeli ile Akşener, İyi Partiler ile MHP’liler karşılaşmamıştı.

Rahat bir nefes alan Meclis Polisi, normal düzenine dönerken, “bir gün mutlaka karşılaşacaklar” diyenlerin sayısı da hiç az değildi.

Allah korusun.

UYARIYORUM…

Dün, İyi Parti ve MHP gruplarını, öncesini ve sonrasını, katılanların yüz ifadelerini, birbirlerine bakışlarını izleyince, Meclis Başkanlığı’nı uyarmak istedim.

Her iki partinin üyelerinin “patlamaya hazır birer bomba” oldukları hissine kapıldım.

İyi Parti, 24 Haziran seçimlerini kıl payı kazanınca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grup kurma hakkı kazandı.

Grup kurunca da, diğer siyasi partiler gibi Salı günleri doğal olarak grup toplantıları yapmaya, Genel Başkanı Meral Akşener de grup topkantılarında konuşmaya başladı.

Buraya kadar herşey normal ve teammüllere de uygun.

Ancak, yanlış olan şey; birbirlerine karşı iyice gerilen bu iki parti için tahsis edilen grup salonları.

Neden mi?

Anlatayım.

Meclis’e gelenler bilir. Muhalefet kulisi dediğimiz ve muhalefet milletvekillerinin kullandığı tarafta tek bir grup salonu vardır. Bunu da iktidar partisi ve en fazla milletvekiline sahip olan Adalet ve Kalkınma Partisi kullanır.

İktidar kulisi dediğimiz ve Ak Parti milletveklerinin kullandığı bölümde ise iki adet grup salonu vardır.

Bu iki salonu 4 muhalefet partisi kullanır. Büyük olan salonu CHP ve İyi Parti..Küçük olan salonda ise MHP ve HDP grup toplantılarını yapar.

Tüm siyasi partiler aynı gün grup yaptıkları için Meclis Başkanlığı, bu iki salonu dört muhalif siyasi partiye saatli olarak tahsis ediyor.

İyi Parti Saat 09.45.MHP Saat 10.30. HDP Saat 12.30.CHP Saat 13.30

Burada sorun olan; İyi Parti ile MHP’nin grup salonlarının yan yana olması. Bir de İyi Parti’nin dağılma saati ile MHP’nin başlama saatinin çakışması sorunu daha da büyütüyor.

İpin  kopma noktası ise, konuşmasını tamamlayan Meral Akşener’in odasına giderken, Devlet Bahçeli’nin aynı yoldan grup salonuna geliyor olması..

Şu ana kadar Akşener ve Bahçeli karşılaşmadı.

Ancak, etraflarında onlarca partili ile gelip giden bu iki genel başkan bir gün mutlaka karşılaşacak.

O zaman ne olacak?

İşte, bu nedenle Meclis Polisi, bu iki partinin grup toplantılarının olduğu saatlerde adeta kırmızı alarma geçiyor.

Geçtiğimiz Salı günü de, gerilimin dorukta olduğu bir gündü.

Polis, Devlet Bahçeli ile karşılaşmaması için, Meral Akşener’in grup salonuna girdiği kapıyı kilitleyerek iptal etti. Böylece, Bahçeli ile Akşener’in karşılaştığı anda, büyük bir kavga çıkma ihtimalini ortadan kaldırdı.

Meral Akşener’e grup salonunun diğer kapısını kullanmasını, giriş ve çıkışları oradan yapmasını istedi.

Ancak bu defa başka bir sorun ortaya çıktı.

Meral Akşener, grup çıkışında bu defa eski arkadaşları MHP’lilerle karşılaşmaktan kurtulamadı. Çünkü MHP grup salonunun, partililer tarafından kullanılan ikinci kapısının önünden geçmek zorundaydı.

Meclis, ona da çözüm buldu.

Konuşmasını tamamladıktan sonra gruptan ayrılan Meral Akşener’in geçiş yapacağı güzergahı, turkuaz renkli kordonlarla böldü. Arasına ise onlarca polis yerleştirdi. Gazeteciler dışında kimsenin kulise girmesine izin vermedi.

MHP grup salonunun önündeki takım elbiseli, sarkık bıyıklı partilileri ise adeta bulundukları köşeye hapsetti. Bu ateşli grubun önüne hem kordon çekti, hem de çok sayıda polis yerleştirerek etten duvar ördü.

Akşener geçtikten sonra serbest bırakılan MHP’li grubun içinden çıkan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, kulisin ortasında durarak, İyi Parti grup salonundan çıkarak Meclisi terkeden eski MHP’lilerin arkasından uzun uzun baktı.

Bir Salı günü daha Bahçeli ile Akşener, İyi Partilerle MHP’liler karşılamamıştı.

Rahat bir nefes alan Meclis Polisi, normale dönerken, “bir gün mutlaka karşılaşacaklar” diyenlerin sayısı az değildi.

Allah korusun…

Okumaya devam et
Sponsorlu
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BODRUM HABERLERİ

KOCADON, CHP’DEN İSTİFA ETTİ…

Yayınlanan

açık

mehmet kocadon KOCADON, CHP’DEN İSTİFA ETTİ… Emin Varol k    e yazisi yeni

5 yıllık aradan sonra yeniden Demokrat Parti’ye üye olan Mehmet Kocadon, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday oldu.

Aday tanıtımı 19 Şubat’ta Muğla’da…

Mehmet Kocadon, uzun süre CHP’nin karar vermesini bekledi. CHP Parti Meclisi’nde Bodrum adaylığının reddedilmesi üzerine eşyalarını toplamaya başladı.

CHP Yerel yönetimler Başkanı Seyit Torun, Bodrum Belediye Başkanı olarak Mustafa Saruhan’ı açıkladığı dakikalarda, tecrübeli belediye başkanı Mehmet Kocadon ile telefonla konuşmuştum.

4 gün önce yaptığımız konuşmada, “bir planı olduğunu, bir şeyler yapacağını” söylemişti. “Bir başka partiden aday olacak mısınız” şeklindeki soruma ise “şu anda düşünmüyorum” cevabını vermişti.

Aradan geçen süreçte ailesine de danışarak yeniden, merkez sağ bir partiye, eski partisine, yuvaya yani, Demokrat Parti’ye üye olmaya karar verdi.

Demokrat Parti Muğla İl Başkanı İsmet Köse, eski il başkanı Zekai Alper ile ve ilçe başkanı Abdullah Eskihisarlı, Mehmet Kocadon’u makamında ziyaret etti. Bazı bürokratik işlemleri birlikte yaptılar, imzalar atıldı.

Demokrat Partiye üye kaydı yapıldı…

Kocadon, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na Demokrat Parti’den adaylık başvurusunu yazdı ve imzaladı.

Muğla-Ankara arasında elektronik posta üzerinden kurulan köprü ile Mehmet Kocadon’un başvurusu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal tarafından onaylanarak bugün Muğla’ya geldi.

Mehmet Kocadon için 19 Şubat 2019 Salı günü Genel Başkan Gültekin Uysal’ın da katılımıyla Muğla’da görkemli bir aday tanıtım toplantısı yapılacak.

Demokrat Parti, Bodrum’dan aday göstermeyecek.

Çünkü, eski partisi CHP’ye söz veren Kocadon, Demokrat Parti’den Bodrum’dan aday gösterilmemesini rica etti.

Demokrat Parti’den 10 belediye meclis üyesi yazılması kararlaştırıldı.

Edindiğim bilgilere göre, Mehmet Kocadon Muğla Büyükşehir adaylığından hiç vazgeçmedi. Tüm hazırlıklarını çok önceden yaptı.

Sadece partisi belli değildi.

Çok da iddialı hazırlanmıştı.

CHP, tercihini Mustafa Saruhan’dan yana yapınca o da eski partisinden aday olmaya karar verdi.

Muğla’nın tüm ilçelerinde seçim bürolarını tuttu, çalışanları işe aldı.

Hatta seçim kampanyasında kullanmak üzere bir de TIR kiraladı. TIR’ın yanında bir otobüs ve 8 adet ses tesisatlı seçim minibüsü de kiraladı.

Muğla’da dengeler değişti…

Mehmet Kocadon’un da sahaya inmesiyle Muğla Büyükşehir Bdelediye Başkanlığı seçimlerinde dengeler değişti.

31 Mart yerel seçimlerinde CHP’den Osman Gürün (Millet İttifakı’nın yani İyi Parti’nin de adayı), Demokrat Parti’den Mehmet Kocadon, Ak Parti’den Mehmet Nil Hıdır ve  Behçet Saatçi bağımsız aday olarak yarışa katılıyor.

Ancak ittifaka rağmen İYİ Parti’nin özellikle de İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Musavvat Dervişoğlu’nun, CHP’li Osman Gürün yerine,  Behçet Saatçi’yi desteklediği Muğla’da konuşuluyor.

Mehmet Kocadon, 2009 yerel seçimlerinde Demokat Parti’den (DP) aday olmuş ve seçimi kazanmıştı. Seçimlerden sonra annesinin isteği üzerine 30 Ağustos 2013 tarihinde DP’den istifa ederek CHP’ye katılmıştı.

Muğla siyasetinde kartlar yeniden karılıyor…

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

BİR, BODRUM ADAYLIK HİKAYESİ…

Yayınlanan

açık

emin varol BİR, BODRUM ADAYLIK HİKAYESİ… Emin Varol k    e yazisi yeni

CHP’nin “son” adayları belirleyeceği, “son” Parti Meclisi toplantısı  yarın yapılacak. Bodrum da çeşitli nedenlerle aday belirleme sürecinin sonuna kaldı..

Bodrum, neden sona kaldı? Yaşananları, bir kez daha hatırlayalım..

Aslında, aday belirleme sürecinin en başında, CHP Genel Merkezi’nde Mehmet Kocadon ismi üzerinde uzlaşı sağlanmıştı.

Muğla raporunu Ankara’ya getiren Kocadon’a, Kemal bey ve İyi Parti ile ittifak görüşmelerini yürüten iki numaralı isim Oğuz Kaan Salıcı,  kendisini “Bodrum adayı olarak”  ilan edebileceklerini söyledi.

Ancak, Kocadon’un şartları vardı.

Geçtiğimiz beş yılı Muğla büyükşehirle boğuşarak geçirmiş ve işçilerin parasını bile ödemekte zorlanmıştı.

Yeni dönemde de aynı sıkıntıları yaşamak istemiyordu. Bu nedenle genel merkezine, Büyükşehir’den Bodrum’a ayrı bir bütçe ayrılması ve Büyükşehir tarafından işletilen Bodrum Limanı’nın kendilerine devredilmesi gibi istekler sıraladı.

CHP Genel Merkezi’nde bunlar yaşanırken, ittifak ortağı İyi Parti de boş durmuyor, Bodrum için planlar yapıyordu.

MHP’den İyi Parti’ye geçen eski Konacık Belediye Başkanı Mehmet Tosun da bölgede Bodrum Belediye Başkan adaylığı için araştırmalar yaptırıyordu.

Yerel yönetimler başkanı Musavvat Dervişoğlu’nun yardımcısı ve iddialı bir isim olan Mehmet Tosun, aday olduğu taktirde Bodrum seçimlerini kazanabileceğine  partisini inandırdı.

Ve Tosun ismi CHP ile ittifak görüşmelerinin gündemine girdi.

İYİ Parti, Bodrum’da Mehmet Tosun’un aday olması için elinden gelen her şeyi yaptı. Hatta son olarak, Mehmet Tosun’u, “CHP listesinden Bodrum’a çatı aday”gösterilmesini bile önerdi.

Bu basına da sızdı!

Genel Sekreter Cihan Paçacı da Mehmet Tosun’un “çatı adaylığı” konusunda CHP ile anlaşma sağlandığını da açıkladı.

Ancak, MHP kökenli, İyi Parti’li Mehmet Tosun’un CHP listesinden aday olması baskısının CHP Genel Merkezi’nde karşılığı yoktu.

Çünkü CHP, son seçimde yüzde 51 oy almış, Mehmet Tosun’la yarışan Mehmet Kocadon, Bodrum’u kazanmış, üstelik Bodrum için sekiz kişi de CHP’den aday adayı olmuştu.

Bunun mümkün olmadığını başından beri yazdım. CHP’nin böyle “bir siyasi cinayet” işleyeceğine ihtimal dahi vermedim.

Nitekim, Kılıçdaroğlu-Akşener görüşmesinden de Bodrum için ne “çatı aday” ne de “ittifak” çıkmadı.

İyi Parti Mehmet Tosun’la yoluna devam ederken, CHP Parti Meclisi’ne diğer yedi aday dışında, tek isim, Mehmet Kocadon’u getirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kafasında Bodrum için tek bir aday olduğunda ısrar ettim. Kılıçdaroğlu Mehmet Kocadon ismine çok önceden karar vermişti.

Nitekim, iki hafta önce Merkez Yürütme Kurulu’ndan sorunsuz bir şekilde geçen Mehmet Kocadon, Parti Meclisi’ne takıldı. Kılıçdaroğlu dahil, 60 üyeli Parti Meclisi, yapılan oylamada  “Kocadon’a hayır” dedi. Parti Meclisi’ndeki bazı isimler, İyi Parti’nin ve bazı köşe yazarlarının  “Kocadon, Mehmet Tosun karşısında seçimi kaybeder” propagandasına inanmışlardı.

Ancak, Kemal bey kararlıydı.

Geçen sürede, hayırcı parti meclisi üyeleri ile gerekli görüşmeleri yaptı ve yardımcılarına yaptırttı.

Kemal bey, Yarın yapılacak toplantıya bir kez daha Mehmet Kocadon ismini getirecek ve oylatacak. İkinci kez oylamaya yasal bir engel de yok.

Mehmet Kocadon, bir önceki Merkez Yürütme Kurulu’nda görüşülüp onaylandığı için yarın, doğrudan Parti Meclisi’ne gelecek ve oylanacak.

Bu defa Parti Meclisi’nin Mehmet Kocadon’u onaylaması bekleniyor.

Onaylanmaz ise?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi’nden bir de “aday belirleme” yetkisi alacak.

Buna göre Kemal Kılıçdaroğlu, YSK’ya resmi başvuru yapılıncaya kadar (18 Şubat), onaylanmayan veya çeşitli nedenlerle aday değişiklikleri konusunda tam yetkili olacak.

Ancak, o yetkiye gerek kalmayacak ve Bodrum düğümü yarın çözülecek…

Okumaya devam et

BODRUM HABERLERİ

MEHMET TOSUN’DAN İLK RÖPORTAJ ARENA BODRUM HABER’E…

Yayınlanan

açık

Tarafından

emin varol MEHMET TOSUN’DAN İLK RÖPORTAJ ARENA BODRUM HABER’E… emin varol mehmet kocadon

** “Seçimleri,Yüzde 60 oyla kazanacağım”

** “Bodrum halkının 70’i belediye hizmetlerinden memnun değil”

** “CHP’nin seçmenini, Atatürk’ün bize bir emaneti olarak görüyorum”

** “Gerekirse, CHP Bodrum İlçe Örgütünü ziyaret ederim. Ancak,  açıklamalar, talihsiz açıklamalardır, keşke olmasaydı”

Emin Varol /Arena Bodrum Haber Ankara Temsilcisi

İyi Parti Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, ittifakın açıklamasından sonra Bodrum’a hareket etmeden önce, ilk açıklamasını Emin Varol’a yaptı.

Uzun bir bekleyişin ardından Millet İttifakı’nın iki lideri Kılıçdaroğlu ve Akşener, İyi Parti Genel Merkezi’nde basının karşısına çıktı. İttfakın Bodrum konusundaki kararını açıkladı. Buna göre, Bodrum’da CHP ve İyi Parti ittifak yapmayacak. Ayrı, ayrı adaylar çıkaracaktı.

Manipüle nedir?

Bazı gazeteciler, Bodrum seçimlerini “manipüle” ederek, “Mehmet Tosun’un CHP listesinden ittifakın Çatı Adayı” olarak seçimlere gireceğini yazdı. Bu senaryoya, hiçbir zaman inanmadım.

Mart 2014 seçimlerinde Yüzde 51 oy alan, CHP’li bir belediye ve CHP’den sekiz aday adayının olduğu, CHP’nin Kalesi konumunda olan Bodrum’da, MHP kökenli, İyi Parti’li Mehmet Tosun’un, CHP listesinden aday gösterilmesi siyaseten mümkün olamazdı.

Başkent’te siyaseti takip eden, siyasi kulisleri koklayan bir Gazeteci, bu “manipülasyona” gelmez, inanmaz ve yazmazdı.

Bodrum seçimleri ile ilgili yazdığım gibi, ya İyi Parti CHP adayını destekleyecek, ya da İki parti ayrı ayrı adaylarla yarışacaktı.

Öyle de oldu..

Şimdi sıra CHP’nin adayında. Başından beri yazdığım gibi CHP, Bodrum’da kendi adayını çıkartacak. Bu Pazar günü onu da öğreneceğiz.

İyi Parti Genel Merkezi’nde iki liderin açıklamasını dinledikten sonra, İyi Parti Mahalli İdareler Başkan Yardımcısı olan Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun’la kısa bir röpörtaj yaptım.

Mehmet Tosun, Bodrum’a hareket etmek üzereydi.

Genel Merkez’in bir odasında Bodrum’la ilgili tüm sorularımı samimiyetle cevaplandırdı.  Mehmet Tosun, zorlu bir sınav için sahaya inmeden önce ilk açıklamasını bana yaptı. Hemen söylemem gerekiyor. Mehmet Tosun, partisinin CHP ile ulusal düzeyde yaptığı ittifaka son derece saygılı.

emin varol MEHMET TOSUN’DAN İLK RÖPORTAJ ARENA BODRUM HABER’E… emin varol mehmet kocadon 2

Bodrum özelinde ise sorularıma, şu karşılıkları verdi:

“Yarışacağız…”

EMİN VAROL: Uzun bir süre Bodrum adaylığı konusunda spekülatif açıklamalar yapıldı. Ben hiç bir zaman inanmadım. Ancak, sizin “İttifakın Çatı Adayı olarak CHP listesinden aday gösterileceğiniz” gibi manipülatif haberler basında yer aldı. Son durum az önce açıklandı. CHP ve İyi Parti ayrı ayrı aday çıkaracak ve yarışacaklar..

MEHMET TOSUN: İttifakların üst düzeyde şekillendirilip, Bodrum’a dayatılması, seçmen tabanında kırılmalara ve tepkilere neden olacaktı. Bu sonucun, Bodrum için daha iyi olacağını düşünüyorum. Bir yarış olacak ve iyi olan kazanacak diye düşünüyorum. Bodrum insanının gönüllerinde yapacağımız ittifakla yola çıkmıştık. Ulusal düzeyde CHP ile yapılan ittifak görüşmelerini önemsiyoruz ve destekliyoruz

Seçim sürecini yarın başlatıyoruz. Kampanyamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bugüne kadar birçok belediye hizmetinin yapılamadığını, Bodrum’un daha iyisini hakettiğini düşünüyoruz. Özellikle alt yapı ve temel belediye hizmetleri başta olmak üzere ciddi sorunları olan bir dünya kenti. Bir Bodrum’lu olarak, Bodrum’un marka değerini her geçen gün yitirdiğini bizzat gözlemliyorum.

“Bodrum halkının 70’i belediye hizmetlerinden memnun değil”

 EMİN VAROL: Size göre Bodrum’un en ciddi sorunu nedir?

MEHMET TOSUN: Bodrum Belediyesinin kurumsallaşması.  Birinci öncelik alt yapı, çevre düzenlemeleri ve planlama. Kontrolsüz ve çarpık yapılaşma, doğa ve çevrenin tahribatı, denizlerin kirliliği.

EMİN VAROL: Bodrum Belediyesi’nin kurumsallaşması derken neyi kastediyor sunuz?

MEHMET TOSUN: Bodrum sokaklarını gezdiğimiz zaman, kimseyi eleştirmek için söylemiyorum, imajı yıpranmış, hizmet üretemeyen, büyükşehirle ciddi iletişim kopukluğu sorunları olan bir belediye görüntüsü var. Bu, kamu oyu araştırmalarında da direkt ortaya çıkıyor. Yani, halkın 70’inin belediye hizmetlerinden memnun olmadığı bir tablo var. Bu tabloyu olumluya döndürmek en birinci işimiz. Halkın güvenini kazanan bir belediye oluşturacağız. İşe buradan başlayacağız.

“Seçimleri,Yüzde 60 oyla kazanacağım”

EMİN VAROL: Bodrum Belediyesi’nin başarısı ile ilgili anketler yaptırdınız. Sonuçlar hakkında bilgi verir misiniz?

MEHMET TOSUN:  Yapılan kamu oyu araştırmalarında, Mehmet Tosun olarak 31 Mart seçimlerini yüzde 60’ın üzerinde bir oyla kazanacağımız görünüyor. Ben, bu araştırmalara inanan bir insanım. Güçlü ve Bodrum’da bir karşılığımız olduğu için, ulusal medyada yer alabildık.

Ben de talebe binaen siyaset yapan bir insanım. Sayın genel başkanımız Ekim ayı başlarında benim Bodrum belediye başkan adayı olduğumu çalışmalara başlayabileğimi söyledi. Ancak ben, kendisinden sahada çalışmak yapmak için süre istedim. Sahadan talep varsa o zaman  aday olurum dedim. Yerel bir siaysesetciyim, kent yönetimine adayım. Demokrasiye inanan, talebe binaen siyaset yapan bir arkadaşınızım. Böyle bir talep olmazsa zaten aday olmazdım.

“CHP’nin seçmenini, Atatürk’ün bize bir emaneti olarak görüyorum”

EMİN VAROL: Kazanırsanız, Bodrum’un CHP’li seçmeni ile ilişkiniz nasıl olur?

MEHMET TOSUN. Hiçbir problem yok. Ben, CHP’nin seçmeninin tamamını, Atatürk’ün bize bir emaneti olarak görüyorum. Kaldı ki CHP, ulusal zeminde ittifak yaptığımız bir parti. Ayrıca biz savaşa değil, seçime gidiyoruz. CHP’nin kurumsal kimliğini ve seçmen tabanını önemsiyorum. CHP, bize Atatürk’ün bir emanetidir. Hiçbir problemimiz olmaz.

“CHP İlçe örgütündeki açıklamalar, talihsiz açıklamalardır, keşke olmasaydı”

EMİN VAROL: CHP İlçe örgütünün toplantısında kulaklarınız çınlatıldı…

MEHMET TOSUN: Ben onları hiç önemsemedim. Talihsiz açıklamalardır, keşke olmasaydı. Ama onlara takılıp kalmış değilim. Çünkü, CHP ile ulusal düzeyde yapılan bir ittifak var . Mehmet Tosun olarak, her kesimden oy alabilen bir özelliğim var. Onun için böyle bir karar aldık. İnşallah iyi olacak.

“Gerekirse, CHP Bodrum İlçe Örgütünü ziyaret ederim”

EMİN VAROL: Seçim kampanyası döneminde CHP ilçe örgütünü ziyaret eder misiniz?

MEHMET TOSUN: Gerekirse, CHP İlçe örgütünü ziyaret ederim, hiçbir problemimiz olmaz. Ben, o spekülatif açıklamaları çok ciddiye almıyorum. Çünkü, herkes kendi partisi içerisinde bir demokrasi mücadelesi veriyor. Saygıyla karşılıyoruz. O nedenle bizim, alanda hiçbir problemimiz olmaz. Gayet seviyeli, medeni, Bodrum’a yakışan, demokratik bir yarış olacaktır.

EMİN VAROL: Rakibinizin, CHP’nin Bodrum adayının kim olmasını tercih edersiniz?

MEHMET TOSUN. Hiç ilgilenmiyorum. İsimler üzerinden siyaset yapmam. Yarış şık olsun, etik olsun.

EMİN VAROL: Kazanırsanız, Muğla Büyükşehir Beldiyesi ile ilişkileriniz nasıl olur?

MEHMET TOSUN: Bizim ittifakla oy vereceğimiz bir belediye başkanı sayın Osman Gürün. iyi Parti olarak Muğla’da aday çıkarmadığımıza göre, hiçbir problem olacağını düşünmüyorum. Değişen büyükşehir yönetim biçimi içerisinde,  ilçe belediye başkanlarının seçilmiş büyükşehir belediye başkanı ve belediye meclis üyeleriyle diyalog içerisinde yönetim sürecini sürdüreceğini düşünüyorum. Yani, bu model bize bunu öngörüyor. Çünkü yetkilerin bir kısmı ilçe beldiyesinde, diğer bir kısmı büyükşehir belediyesinde, bazıları da merkezi hükümetin desteği ile yapılmak zorunda. Dolayısı ile üçlü saç ayağı var. Ve biz, bunun en altındayız. Birinci önceliğimiz diyalog ve uzlaşı içinde bir belediye olarak, kurumlar arasındaki ilişkileri yeniden oluşturmak ve büyükşehirle uyumlu çalışmak olacak. Bodrumlulara şu sözu veriyorum. Sonuna kadar diyalog yönünü deneyeceğiz. Diyalogtan yana olacağız, projeler hazırlayacağız, bütünşehirin görev alanına girse de, alternatif projelerimiz olacak.

 

Okumaya devam et

Son Haberler