Site rengi

Tasarım

BODRUM’UN KAYIP MEVSİMİ…

15.08.2019
A+
A-
BODRUM’UN KAYIP MEVSİMİ…

Tarihi Yarımada Bodrum, antik çağlardan bu yana farkındalığı ile, iklimi, stratejik konumu, sahip olduğu kaynaklarıyla cazibe merkezi olma vasfını bünyesinde ihtiva etmiş bir konumda.

Antik bulgular, arkeolojik keşifler – her ne kadar üzeri asfalt yollar, binalarla örtülüp, koskoca tarihi eserler sökülüp yurt dışına kaçırılsa da – geçmişi günümüze anlatmaya çalışıyor.

Bodrum, istilalar, yıkımlar, afetlerle tarihi boyunca yüzyüze gelmiş yerleşim bölgelerinden biri. Şimdi ise deyim yerindeyse, tabiat varlıklarını koruyamadığından can çekişiyor. Kendini dünyaca tanınır hale getiren argüman olan “Turizm”, niteliği doğru düzgün standartta tanımlanıp, çevreye ve doğaya saygılı çizgiye çekilemediğinden, yine deyim yerindeyse “Bodrum’un canına kasteder” vaziyet sergiliyor.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın katıldığım bir bilgilendirme toplantısında; Bugüne kadar belediye yetkililerini bypas eden, yetkili kurumlara danışmadan kuralsız ve had dışı uygulamalara tevessül eden zihniyetten şikayetçi olmuştu. Hatta bir yazıma konu olan, söz konusu zihniyetin önü alınmadığı takdirde ‘aksi halde’ kumda oynar, havanda su döveriz demişti..

Turizm, doğru yönetilip evrensel standartta ele alınırsa ülke ekonomisine hatırı sayılır girdi sağlayan gelir kalemi haline geliyor. Bunun örneklerini komşulardan ve Avrupa ülkelerinden gözlemliyoruz.

Sektörel turizmle tanışalı yaklaşık kırk yıl olan Bodrum’da neleri kaybedip, neleri kaybetmişiz. Bakir koylar, içerik olarak olmasa da rotası kaybolmak üzere olan Mavi Tur, mucizevi şekilde sonrasında yapılan tesis yeri kadar alanı imha eden yangınlar, imara açılıp ekosisteme büyük zararı olan dere yatağı işgalleri, kural- hukuk tanımayan kıyı işgalleri…

Farkında mısınız? Bilmem!

Tüm bu saydıklarımın, saymayı unuttuklarımın yanında bir mevsimi de turizme adamışız. Öyle ki, adına sezon diyerek, ilkbaharın, kışın, sonbaharın ardılı bir mevsimi, ismini unuturcasına kapitalist sermayeye kurban olarak sunmuşuz.

Ve güncel bir paradoksumuz oluşmuş bu hengamede.

Bodrum kurtulursa Turizm batacak, Turizm kurtulursa Bodrum…

Aras’ın, seçimden sonra dile getirdiği ranttan beslenen kural dışı zihniyete karşı sergilediği müsamahasız duruş Bodrum’u olabildiğince heyecanlandırdı. Seçim sonrası manifestosunu kabataslak kamuoyu ile paylaşan Aras, yaz mevsiminden devşirme sezonun araya girmesi ile işin icra kısmını rölantiye almak zorunda kaldı.

Önceki dönemin aksine, Muğla Büyükşehir Belediyesi ile paralel yatırım planlarını sezon sonu devreye sokarak, Bodrum’un yıllar içinde ötelenmiş, gözardı edilmiş bir çok sorununun çözüme kavuşması için adımlar atılacağının sinyalini veriyor.

Pek çok öz kaynağı ve değeri turizme sunulmuş Bodrum’un, belki son şansı olacak, ortak akıl ve kamuoyu katılımı.

ETİKETLER: ,
BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.